1. YAZARLAR

  2. Ali Tekman

  3. Sorunlar genel bir rejim sorunu olarak algılanmadıkça…
Ali Tekman

Ali Tekman

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Sorunlar genel bir rejim sorunu olarak algılanmadıkça…

A+A-

Telefonda arayan dostum;

Hayırdır, senin gibi mücadeleci adam nasıl olur da peşkeş çekilen DAÜ okulları konusuna bu kadar soğuk bakar?” diye sitem etti bana…

Öyle bir şey söz konusu değil ama sıra sadece kendine geldiğinde canı yanarak feryat eden, rejimin sivri ucu kendisine batmadığı zaman sus-pus olan herkesin yaptığı gibi, ben de enerjimi salt benim önem verdiğim bölgesel-grupsal sorunlara ayırıp, ekonomik kullanıyorum galiba” şeklinde espriyle karışık bir cevap verdim sitemine…

Ama aynı gemideyiz, birimiz gidersek öbürümüze de sıra gelecek değil mi?” diye sordu bu kez heyecanlı ve öfkeli dostum…

Ona yine soruyla yanıt verdim:

Bugün ‘özelleştirme’ adı altında Kıbrıslı Türklere ait kurumlar birer birer pazara sürülürken, eğer sıra DAÜ okullarına gelmemiş olsaydı, ya da diyelim ki DAÜ’deki kriz, sendika, veliler, öğrenciler ve Mağusa halkının istediği gibi sonuçlansaydı;

Ülkenin dört bir tarafında bu rejimin saldırısına uğrayan diğer kurumlar ve insanlar için aynen bugün yaptığınız gibi yollara düşüp eylemler yapacak mıydınız? İddialı pankart ve sloganlarla dayak yemeyi de göze alan bir adanmışlık sergileyecek miydiniz?”

Kısa bir süre sustu ve şunları söyledi:

En azından ben, o mücadelelere de aynen DAÜ’deki gibi destek verirdim”…

Peki senden başka kaç kişi? Senin kişisel katkının ötesinde, DAÜ eylemlerine katılanlardan kaçı, diğer insanlarımız ve kurumlarının uğradığı mağduriyetlere aynı kararlılık ve adanmışlıkla sahip çıkabilecekti?” diye bir daha sordum.

İşte o zaman biraz geriledi ve “sen de haklısın, mücadele bir bütünsellik teşkil etmediği sürece, hepimizi tek tek bitirecekler” diye nokta koydu konuşmasına…

Evet, sorun ne tek başına DAÜ, ne de bir başka bölgesel sorundur, sorun genel bir rejim sorunudur” dedim.

Öyle ya… Rejim, ancak kendi kurumunuz ve çalışanlarının kazanımları üzerine gittiği zaman ayaklanırsanız, geç kalmış olursunuz.

Oysa DAÜ’den önce başka kurumlarımız ve çalışanlarının hakları için çok kavga verildi geçmiş iki yıllık UBP iktidarı döneminde…

Öğretmenler, memurlar, işçiler, sendikacılar, narenciyeciler, taksiciler… ‘Özelleştirmeye’ aday pek çok kurumun çalışanlarıyla çeşitli sivil toplum kuruluşları haklarını aramak için enaz DAÜ’ deki son eylem kadar heyecanlı eylemler sergilediler, arbede içinde yaralandılar.

Lakin masa başı birkaç bildiri dışında, diğer bölgelerden aktif desteği boşuna beklediler.

Dolayısıyla düzenin hışmına uğrayan insanlarımızın her bir direniş platformu lokal sorun olarak kalınca, destek bağlamında da “lokal” olarak kaldı, rejimin bekçileri de bunları tek tek dağıtarak sırayla çoğunun defterini dürdü.

Şimdi DAÜ’deki direnişçiler, “bu sorun toplumsal bir sorun olup, bir varoluş-yokoluş davasıdır, her kesimden destek bekliyoruz” diyorlar.

Doğrudur, toplumsal bir sorundur ve elbette desteğe ihtiyaçları vardı.

Ama rejime karşı verilen diğer bölgelerdeki mücadeleler de toplumsal birer sorundur ve çeşitli kesimlerden insanlar sadece sıra kendilerine geldiği zaman davranma, diğer taraflar yanarken ise sadece bildirilerle “yasak savma” pozisyonunda kalırlarsa mücadele kaybedilir.

Lokal sorunlarla sınırlı kalan eylemler kolayca dağıtılır, polisle vatandaşlar birbirlerine girer, herkesin yediği dayak da yanına kalır ama rejim ile iktidarı da bildiğini veya aldığı talimatın gereğini yerine getirir.

Hakları için mücadele eden bütün unsurlar her bölgesel eyleme genel bir siyasi rejim sorunu olduğu bilinciyle omuz vermeli, bütün güçlerini bu hedefe doğrultabilmelidir. Bugün DAÜ’de mücadele eden yarın LAÜ’de olabilmeli, ertesi gün Lefke Gazi Lisesi’nin kapatılmaması için eylem planlayıp oraya yüklenebilmelidir.

Tabii mütereddit olmayan doğru ve kararlı bir siyasi önderlik de şart…

* * *

Bir yazımda “bu ülkede herkes kendine eylemci, başkasının eylemine yabancı” demiştim.

Hala aynı fikirdeyim. Siyasi rejim, eylemcileri salt kendi sorunlarına odaklı eylemlerde ve ülke çapında desteksiz bir pozisyonda kıstırdıkça da, onları dağıtacaktır. Böylece lokal sorun çemberini kıramayan protestolar, rejimin de eylemlere karşı daha fazla aşılanmasını ve bir sonraki eylemi daha rahat kırmasını sağlayacaktır.

Umarım en azından bu aşamada gereken dersler çıkarılır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.