1. YAZARLAR

  2. Yrd. Doç. Dr. Metin Ersoy

  3. Sosyal medya ile herkes gazeteci!
Yrd. Doç. Dr. Metin Ersoy

Yrd. Doç. Dr. Metin Ersoy

Havadis Gazetesi-Poli
Yazarın Tüm Yazıları >

Sosyal medya ile herkes gazeteci!

A+A-

Vatandaşlar çektiği bir videoyu, fotoğrafı ve bilgiyi medyaya ulaştırıp bu konuda haber yapılmasına ön ayak olabilir. Ancak unutmamamız gereken bir nokta var ki; vatandaşlar haberin toplanmasına katkı sağladığı için “gazeteci” olmuyor.

Sosyal medya (sosyal paylaşım siteleri, Facebook, Twitter, blog, Youtube vb.) ile birlikte bizlere gelen mesajlar da çeşitlenmeye başladı. Artık hedef kitlelere geleneksel medyada (TV, radyo, gazete, sinema) olduğu gibi mesajlar tek yönlü ulaşmıyor. Mesajlar daha çoğulcu bir şekilde çoklu yönlerde geliyor. Bir başka ifadeyle söyleyecek olursak; Facebook üzerinde arkadaşlarımızdan, medya organlarında, reklamlardan sürekli olarak mesajlar geliyor. Bizler de bu mesajları okuduktan sonra istersek katkı koyup, paylaşım yapabiliyoruz. Facebook’tan devam edersek, kimin hangi iletiyi, fotoğrafı, yorumu, reklamı vb. beğendiğini görebilmekteyiz. Bu da altını çizdiğim gibi; mesajların tek bir kanaldan ve araçtan gelmesi yerine çevremizdeki herkesten gelebileceğini gösteriyor.

untitled-1-640.jpg

“Gazeteci” gibi hissetmek

Artık mesajlar konusunda daha aktif bir kitle ile karşı karşıyayız. Gazetecilik açısından sorun da bu noktada başlıyor. Zira bu teknolojik çağda ve sosyal medya platformlarında bireyler yaptıkları paylaşımlar ve yazdıkları yazılar ile kendini daha fazla “gazeteci” gibi hissetmeye başlıyor. Hissetmek diyorum, çünkü herhangi bir medya kurumuna bağlı olmadan yapılan işler sizi gazeteci yapmıyor. Gazeteciyi; sadece bu işten evine ekmek götüren ve geçimini sağlayan, ayrıca sosyal sigortası bir medya kurumu tarafından yapılan kişiler olarak tanımlarım. Yani bu işi hobi olarak yapan ile yapmadığı zaman aç kalacak olan kişileri bir birinden ayırmak gerekiyor. Sosyal ağlarda bireylerin yaptıkları paylaşımlar o kişiye gazeteci dememizi gerektirmez ancak katılımcı ve aktif bir vatandaş olarak görebiliriz.

“Vatandaş gazeteciliği”

Sosyal ağların artması, online (elektronik) gazetelerin daha fazla rağbet görmesi ile birlikte “vatandaş gazeteciliği” kavramını daha fazla tartışır olduk. Literatürde bu noktada vatandaşın bir gazeteci gibi hareket etmesinden çok, gazetecilere yardımcı olmasın kast ediliyor. Demokratik katılımcılık içinde vatandaşların haberlerin oluşması için yaptıkları aktif katkılar önemlidir. Gazetecilerin günün her saati her yere ulaşması mümkün görünmüyor. Bu noktada elbette vatandaş da haberin toplanmasına katkı sağlayabilir. Çektiği bir videoyu veya fotoğrafı ve bilgiyi medyaya ulaştırıp bu konuda haber yapılmasına ön ayak olabilir. Ancak unutmamamız gereken bir nokta var ki; vatandaşlar haberin toplanmasına katkı sağladığı için “gazeteci” olmuyor. Birçok ülkede gazetecilik sıfatı bireylere o kadar basit verilmiyor.

manset-20130422085332.jpg

Vatandaş katkı yapabilir

Demokrasisi gelişmiş, kurumsallaşmış ve profesyonel bir medya ortamında herkesin gazeteci olması mümkün görünmüyor. Vatandaşlar katkı yapabilir ancak bir gazeteci olarak değil, bir kaynak ve görgü tanığı olarak gazetecilere yardımcı olabilirler. Ancak bu çağda herkesin gazeteci olabileceğini ifade etmek zannediyorum bu konuda eğitim almış ve tek işi gazetecilik olan basın emekçilerini rahatsız ediyor. Zira gazeteci olabilmeniz için birkaç önemli özelliğinizin olması gerekiyor. Bunların başında haberin nasıl toplanacağını bilmelisiniz. Haberciliğin sistemini ve sosyal-ekonomik bağlantılarını bilerek hareket etmelisiniz. Çok fazla haber kaynağına sahip olunması gerekiyor. Bir bilgiyi toplamak kadar o bilgiden haber yazabilmek de önemlidir. Dolayısıyla haberin nasıl yazılacağı bilinmesi lazım. Bu listeyi uzatmak mümkün. Dört yıllık gazetecilik eğitiminde öğrencilere sadece haber ve habercilik öğretmiyoruz. Aynı zamanda sektörde haber yazarken kendilerine yardımcı olabilecek genel kültür, ekonomi, teknoloji vb. konularda bilgiler de aktarıyoruz. Bir haber yaparken gazeteciyi vatandaşlardan ayırt ettirebilecek özellikler bunlardır.

untitled-1-641.jpg

Ahlâk isteyen bir meslek

Gazetecilik mesleğinin kutsallığına ve saygınlığına inananlardanım. Söz konusu meslek avukatlık, öğretmenlik, doktorluk ve diğer meslekler gibi kutsal ve ahlâk isteyen meslek grubundadır. Ancak medya sektörünün içinde bulunduğu zor ekonomik şartlardan dolayı, bizler “ehliyeti” olup olmadığına bakmaksınız herkesi televizyoncu, radyocu ve gazeteci olarak işe alıyoruz. Bu noktada altını çizdiğim; gazeteci olmak için illa ki eğitim alınmasını savunmuyorum. Bu alanda kendini geliştirmiş ve çekirdekten gazeteci olan birçok başarılı gazeteci var. Onları tebrik ediyorum. Tabii eğitimle de sektördeki birçok etik sorunu çözebiliriz.

“Sarı gazetecilik”

Geldiğimiz noktada gazeteciliğin insanlar bir gün önce duyduğu bir bilgiye 2.5 TL ödemek istemiyor. Sosyal ağları iyi kötü kullanan averaj bir kişi zaten ülke gündemiyle ilgili bilgilere çok hızlı ve çoğulcu bir yaklaşım ile ulaşmakta. Bu aşamada medyanın ve özellikle gazetelerin kendini farklılaştıracak oluşumlara girmesi gerekiyor. Önerim; bulvar tipi (tabloid) tarz haber anlayışından uzaklaşmamızdır. Bir başka ifadeyle; “sarı gazetecilik” (yellow journalism) artık basına güven kaybından ve vatandaşların psikolojisini bozmaktan başka bir işe yaramıyor. Sarı basından kastettiğim, daha fazla gazete satmak için sansasyon, skandal, tecavüz, intihar, cinsellik ve etik dışı birçok konuya olması gerekenden daha fazla yer vermektir. Kimse beni toplumun talebinin bu yönde olduğuna inandıramaz. Zira topluma bu tür bir gazetecilik anlayışı tohumlarını eken ve daha sonra da ürün toplar gibi biçen yine gazetecilerdir.

Kurunun yanında yaş da yanıyor

Yanlış anlaşılmalara yer vermeden belirtmeliyim ki, gazeteci olanı yazmasın ve toplum sağlığı adına gizlesin demiyorum. Haberlerdeki üsluba ve abartıya kaçmayan ifadelere dikkat edilmesi iyi bir başlangıç olabilir. Gazetecilerin bir haberi farklı ve alternatif bir şekilde de ele alabileceklerini vurgulamak istiyorum. Gazetelerin haberi veriş ve işleyiş şekilleri farklı ve daha detaycı olması gerekiyor. Yani insanların internette kolay kolay erişemeyeceği türde bilgiler verilmeli. Haberlere daha fazla kaynak kullanılmalı ve insanlar haberi okuduğunda bilgilenmeli.

Bu konuda gazeteciliği “sarı gazetecilik” veya bulvar tipi gazetecilik anlayışından kurtaracak daha ciddi yayımlar yapan yayın organlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Genel bir çerçeve çizmeye çalıştığım konular, insanların neden gazeteleri satın almak istemediklerine ışık tutabilir. Zira ortada ciddi etik sorunlarla dolu bir içerik bulunuyor. Elbette bunu tüm gazeteler için söylemek haksızlık olur ancak toplumun gazetelere genel bakış açısı ne yazık ki genelleme yaparak oluyor. Bir başka ifadeyle; “kurunun yanında yaş da yanıyor”.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.