1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Söyleyemediğim Sıkıntı...
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Söyleyemediğim Sıkıntı...

A+A-

Kıbrıs’ta durumlar nedir? Diye soran arkadaşıma ne diyeceğimi bilemedim.

İktidardaki partinin ve dolayısıyla hükümetin koltuk kavgası nedeniyle paramparça olduklarını söylemeye gerek görmedim…

Ülkenin, başta devlet dairelerinin, belediyelerin ve büyük firmaların borçlarından ötürü karanlıkta kaldığını.

Yollardaki kamera rezaletini, dağların oyulmaya devam ettiğini…

Soğuk havalarda bilhassa ısınmak için yakılan odun, kömür dumanından nefes alınamayacak durumda olduğumuzu…

Çarşının bomboş durduğunu…

Esnafın evine ekmek götüremediğini...

Peş peşe kapanan dükkânları…

Dilimin ucuna gelse de söyleyemedim.

Maliye bakanının, “uçuyoruz” lafı…

İrsen Küçük’ün TC’li yetkililere bakarak ve kanarak Kıbrıs Cumhuriyeti’ne, “İstesinler maddi yardım yapalım” sözü…

Ve gazetelerdeki boy boy göbek atan fotoğraflarla Kıbrıs’ın kuzeyinde her şeyin yolunda olduğunu gösteren haber gibi reklamlar…

 Aslında tıpkı ters çıkan rüyalar gibi olduklarını söyleyemedim.

Kıbrıs’ta her geçen gün bir önceki günden kötü.

İyiye gidiyoruz denilecek bir şey yok ne yazık.

Hatırlayın.

Yıllar önceydi.

Çözüme dair iki toplumun katıldığı bir referandum yapılmıştı…

O günlerde hiç olmazsa bir ümit vardı içimizde.

Çözüm olacak, Türk askeri gidecek, Kıbrıs Kıbrıslılara bırakılacaktı.

Meğer o, uçurumdan yuvarlananın başını çarptığı, düşüşteki hızını yavaşlatan taşmış.

Hani nefes nefese kaldığın anlarda verdiğin bir mola gibi bir nefes alımlıktı…

Daha sonra nasıl olduysa görüşmeler başladı.

Birkaç yıl sürdü.

Her görüşme öncesinde belki bu sefer olur ümitleri yaşandı…

O da bitti.

Yavaş yavaş biten ümitlerle birlikte havaya umutsuzluk ve bıkkınlık hâkim oldu.

Şimdi hangi Kıbrıslı ile konuşsam söylediği tek şey var, ”Bittik”.

Havanın ılık Akdeniz havası, denizin mavi, ovaların yeşil olması…

Her şeye rağmen kalan üç beş Kıbrıslının hala hoş sohbet yapması…

Eskiden koşar adım gidilen Kıbrıs artık eskisi kadar özendirmiyor kimseyi.

Dışarıda yaşayan Kıbrıslılar şimdi,” iyi ki kaçtık” diyorlar…

Ve bu, rantın savaşı kazanmak üzere olduğunun göstergesi.

Şimdi Kıbrıs emperyalizmin, işgalin, kısacası ülkemizi almayı düşleyenlerin tam da istedikleri durumda…

Ne yapmalıyız?

Geçenlerde konuşan Kıbrıs Cumhurbaşkanı Hristofyas: "Kıbrıslı Türklere ne verirsek Kıbrıs’ta kalır" demişti…

Sadece bu gerçeği bilip yeşeren bir ümitle ayağa kalkmak bile başlangıç olabilir.

Kıbrıs’ta durumlar nedir? Diye soran, “İyidir ne olsun,” dedim…

Sevindi…

Bense gerçekleri söyleyemediğim için bin bir sıkıntı ile kalakaldım…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.