1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. "Sözde kalmasın sakın"
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

"Sözde kalmasın sakın"

A+A-

Lefkoşa belediyesi ile ilgili geçirilen süreç, ülkede birçok anlamda ilki yaşattı! Yurdumuzda yaşanmakta olan sorunların, özelliklede yerelde bu kadar açık seçik halkın gözü önüne serilerek tartışmaya açılması bir ilkti mesela!Ve daha birçok ilkler yaşandı Lefkoşa sayesinde yurdumuzda.

Her ne kadar dibine darı ekilmiş gibi görünse de, halen tartışılamayan, hala karartılmış meseleler olduğun bilmeye, hissetmeye ve görmeye muktedir olmak için müneccim olmamıza gerek yok!

Seçimden beri yaşanmakta olan sessizlik ise hayra alamet değil.

Her ne kadar erken seçim sürecine girdiğimiz şu günlerde dikkatler başka meselelere yoğunlaşmış gibi görünse de, Lefkoşa Belediyesi içerisindeki hareketsizlik, karartma ve belirsizlik yansımaları dikkatlerden kaçmıyor.

Sorunlar büyük! Sorunların çözülmesine önümüzdeki 1yıl yetmeyecek elbette. Yine de beklemeye ve izlemeye devam edecek, akılcı yöntemler ile önümüzdekisürecin normalleştirme çalışmaları adı altında devam edecek işleyişin takipçisi olacağız. Öte yandan, hayatın durmayacağını da biliyoruz.Gerekli uyarı ve önlem önerilerini hep yazdık, söyledik. Lakin bu önerilerin ve uyarıların yalnızca Lefkoşa için geçerli olmaması gerektiğinibu vesileile bir kez daha tekrarlayalım!

***

Belediye sınırları içerisinde yaşayan, çalışan insanların, belediye emekçilerinin sorunlarına sizce belediye meclisleri yeteri kadar eğilebiliyor mu? Ve insanların sorunları için onların % kaçına ulaşıyor?

Bu çok az bir orana tekabül ediyor. Çok genel geçer meseleler üzerinden hizmet veriliyor yerel yönetimlerimizde.

İnsanların yaşamlarına dokunulamıyor vesselam!

Nereden geldik bu meseleyeşimdi diye merak etmişsinizdir. Lafı çok uzatmadan söyleyelim: Geçtiğimiz hafta sona ererken, CTP-BG Kadın Örgütü bir çıkış yaptı. Biryılı aşkın bir süredir sürdürdükleri çalışmaların nihayete erdiğini ve belediyelerle çalışmaya hazır olduklarını anlattılar.

“Belediyelerde Kadın Meclisleri”nin kurulmasını önereceklermiş. Bu elbette doğru bir adım ve yerinde bir karar. Özellikle Lefkoşa Belediyesi’nin yaşadığı olağanüstüseçim sürecinde bizim de sıklıkla üzerinde durduğumuz ve önerilerdebulunduğumuz bir çalışma olması hasebi ile desteklenebilecek bir konu. Doğru işletilmesi halinde önemli sonuçlar alınabilecek verimli bir çalışmalar serisi olacağından kuşkumuz yok.

Ancak, bir takım endişelerimiz var!

Yasalarımızda gerçekleştirilmesi gereken çalışmalar gerçekleştirilmediği için; devlet işlerinin yürütülmesi esnasında alınması gereken kararlar alınmadığı için; üst yönetimden başlanarak irdelenmesi ve eğitilmesi gereken kişi, kurum ve yapılar ile ilgili çalışmalar bir tülü hayata geçirilemediği için çalışmaların bloke dilmesi kuvvetle muhtemel. Ne yazık, ataerkil zihniyeti damarlarının derinliklerine kadar sindirmiş toplumumuz ve idareyi elde tutan kişiler yüzünden engellenmesinin uygulanmasından çok daha kolay görüldüğü de açık!

Anayasa’nın eşitlik ilkesi gereği, yarın birisi çıkıp, “Niye erkek meclisleri de yok?” diye sorarsa,geçici özel önlemler ile ilgili dünyanın başka memleketlerinde alınmış kararları onlara anlatamaz, kabul ettiremezsiniz.

Bir sürü adamdan oluşan belediye başkanlarına ve zihinlerini ataerkiye kurban etmiş bir sürüseçilmiş kişiye derdinizi anlatamazsınız. Çünkü bu kişiler, bu toplumda gerçekleştirilmiş bir çok bütünlüklü çalışmayı, raflarda çürümeye mahkûm edenlerin ta kendileri.

Onlara kentlerde yaşamakta olan kadınların uğradığı şiddetin, yoksulluklarının ve diğer bir çok aksaklığın ayrımcılıktan kaynaklanıyor olduğunu anlatamazsınız.

Onlara kadınların da insan olduklarını ve sırf insan oldukları için ihtiyaçlarının gözardı edilemeyeceğini; tam da bu sebeple ihtiyaca karşılık verilebilecek çalışmaların ayrıca yapılması gerektiğini anlatamazsınız.

Yerel yönetimlerde bir kadın meclisinin, tamamen belediye başkanının ve belediye meclisinin kararıyla mümkün olabileceğini,bu karar doğrultusunda, eğer onay verirlerse, ancak gönüllülük çerçevesinde devam edeceğini biliyoruz.

Gönüllülük çerçevesinde devam edecek çalışmaların ise tamamen iyi niyete ve kişiye dayalı olduğunu, sonuç alabilmek için kilit adımların atılması gerektiğinin söylediğinizde, tıpkı mecliste kurulmuş olan yasalardaki cinsiyete dayalı ayrımcılıkları inceleyecek komite gibi, tıpkı Kadın Çalışmaları Dairesi gibi, tıpkı daha önceden yürürlüğe konulmadan kadük olan yasa çalışmalarının başına gelenler gibi birer göstermelik faaliyetin dışına çıkmayacağını söylemeye kalksak, biliyoruz ki muhalefet eden ve çalışmanın önüne taş koyan kişiler olarak anılmaya mahkumuz.

***

CTP-BG Kadın örgütünün bu çalışması muazzam! Fikir çok güzel! Kadına yönelik ayrımcılığın ortadan kaldırılabilmesi için yerel yönetimlerin seçilmiş olması doğru bir adım. Ancak yeterli ve tatmin edici değil!

Tanıtımtoplantısına katıldık.

Kadına yönelik her çalışmaya katkı koymaktan, bu amaçla atılacak her çalışmada tuzumuz olması hasebiyle yer almaktan hiççekinmedik. Fakat sütten ağzımız yandı,yoğurdu üfleyerek yiyoruz.

CTP-BG Kadın örgütünü hem fikirden, hemde çalışmadan dolayı tebrik etsek de, CTP-BG’yi eleştiririz. Kadın örgütünün bu güzel çalışmasına destek vermek üzere orada bulunan sadece 4 vekil vardı.

Bunların ikisi kadın!

Gözlerimiz aslında CTP-BG’li belediye başkanlarını aradı. Meclisüyelerin aradı. Başkan hiç yoktu. Meclis üyelerinin ise sayıları yok denecek kadar azdı. Kendi partilerinin kadın örgütünün öylesi önemli ve gerekli çalışmasına destek vermek, çalışmanın ilerletilebilmesi için birer paydaş pozisyonu taşıyacakları halde orada bulunmamaları aklımıza ister istemez soru işaretleri taktı. Bu çalışmaya katkı koyacak, destek verecek ve kurulması hedeflenen kadın meclisleri için çalışmaya hazır pozisyonda olmakiçin hareketlenecekler mi yoksa “kadın madın meseleleridir,bırakın uğraşsınlar”; “Biz yine bildiğimiz gibi belediyeciliği sürdürürüz”müdiyecekler?

Endişe taşıyor,merak ediyoruz dersek kimse bize kızmasın, hiç kimse de incinmesin lütfen!

Onlar olmadan, tek başına kadın örgütünün bu adımı sürdüremeyeceğini görüyoruz.

Sivil toplum örgütlerinin içine düşürüldüğüçıkmazyüzünden, bu konudakiçalışmalara inançla katılabilmeleri konusunda da endişelerimiz var!

Öyle ise kadın örgütünün gereken baskıyı kurması, istekli ve ısrarcı tutumunu herzamankinden çok sergilemesi gerekiyor. Şimdi genel seçimler var ve bu mesele dileriz erken seçim sürecine kurban gitmez!

Hatta öneriyorum: Haydi Kadri Bey, meşaleyi alın elinize ve ilk adımı siz atın.Örnek olun ki, CTP-BG belediye başkanlarına bu şevk yayılsın. Ardından diğer partili başkanlara da bulaşsın.

Bizde diyelim ki gerçekten eşitlikten yana bir tavır sergiliyorlar.Endişelenmeyi bırakalım,iş üretelim, katkı koyalım.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.