1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Stratejik Kıbrıs…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Stratejik Kıbrıs…

A+A-

TC Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan “Benim Kıbrıs’ta stratejik çıkarlarım var” dedi ya; işte bu vesileyle son günlerde o malum konu bir kez daha alevlendi: “Kıbrıs Türkiye açısından stratejik mi, değil mi?”

Türkiye’de kamuoyu yaratmak durumundaki kimi yazarlar ve çevreler “Kıbrıs’ın bizim için hiçbir stratejik önemi yoktur oradan çekilelim” diye kestirip attı…

KKTC’den yükselen tepkiler ise farklıydı: “Erdoğan, Türkiye’nin Türk halkının güvenliği için değil, kendi stratejik çıkarları için burada olduğunu itiraf etti.”

Vay sen misin bunu itiraf eden?!”..

Anımsanacağı gibi bir zamanlar Bülent Ecevit de Kıbrıs’ın Türkiye açısından önemini vurgulayabilme adına “Orada tek Türk kalmasa bile Kıbrıs bizim için stratejiktir” şeklindeki söylemiyle günümüze kadar gelen hoşnutsuzlukların nedeni olmuştur.

Ecevit’i kötülemek isteyenler, bu erdemli siyaset ve düşünce adamının Kıbrıslı Türkler için taşıdığı soylu duyguları ve düşünceleri ve Kıbrıslı Türkler için göze aldığı özverileri bir kalemde silmişler ve onu hep bu sözüyle yargılamışlardır. Bir zamanlar ateşli hayranları olanlar onun fotoğraflarını bile duvarlardan törenle indirmişlerdi…

Tabii ki Kıbrıs Doğu Akdeniz’de stratejik bir adadır. Bunu tüm strateji uzmanları söyler, tarihi gerçekler de bangır bangır seslendirir.

Kıbrıs stratejik bir ada olmasaydı binlerce yıllık tarihinde üzerinden hiç bu kadar kültür geçer miydi?

Hele yarın Doğu Akdeniz sularındaki şu petrol ve doğal gaz meselesi bir açıklık kazansın, Kıbrıs’ın stratejik önemini bir de bu enerji potansiyeli bağlamında asıl o zaman göreceğiz.

Anlayamadığım nokta, Türkiye’nin işte bu stratejik öneme uygun siyasetler izlemesinin ve bu siyasetleri açık yüreklilikle seslendirilmesinin neden yadırgandığıdır…   

AB şemsiyesinin adaya ulaştırılması, İsrail – Güney Kıbrıs münhasır bölge anlaşmaları, İngiltere’nin Kıbrıs’ta
iki tane egemen askeri üs bulundurması, bu üslerin Kıbrıs sorununa ilişkin tüm siyasal çözüm planlarının dışında tutulması, ABD’nin o üslerden yararlanması, Yunanistan’ın sökülmez biçimde Kıbrıs’ta konuşlanması ve bununla yetinmeyip Rum siyasi kampanyaları üzerinden egemenliğini tüm adaya yayma peşinde koşması ve hatta Kanada’nın bile Rum Yönetimi’nden üs kiralaması hiç yadırganmaz, bunlarla hiç uğraşılmaz… Ne ki, Türkiye’nin Kıbrıs adasına stratejik gözle bakması hep yadırganır…

Nasıl bir algılayış biçimidir bu?.. Sağlıklı olabilir mi bu algılayış biçimi?

Çifte standardın böylesine az rastlanır…
   
Hem tarihe, hem de dünya haritasına bakıldığında Kıbrıs üzerinde stratejik hak iddiasının en fazla Türkiye için geçerli olduğu net biçimde görülür…

Tarih açısından da, coğrafya açısından da İngiltere, Yunanistan, AB, ABD, Kanada nire; Türkiye nire?..

Onlar Kıbrıs üzerinde stratejik hak sahibi olduktan sonra Türkiye’nin bu ada üzerindeki stratejik hakkı zerre kadar tartışılamaz…

O Türkiye ki, Kıbrıs’tan sadece 40 mil uzaktadır ve bu adanın stratejik cereyanlarından güvenlik ve ekonomi açısından en fazla etkilenen ülke durumundadır…

O Türkiye ki Kıbrıs’ta 308 yıl egemenlik kuran Osmanlı İmparatorluğu’nun mirasçısıdır ve Kıbrıs adası stratejik heveslerden kaynaklanan siyasi ayak oyunlarıyla elinden alınmıştır…

O Türkiye ki, uluslararası Londra Zürih Antlaşmalarıyla Kıbrıs’ın üç garantör ülkesinden biri konumuna gelmiştir...

Diğer iki garantör ülke stratejik çıkarları gereği Kıbrıs’ta yayılıp – bayılacaklar, yanlarında başka ülkelere de yer açacaklar ama Türkiye’ye “stratejik hakkım” sözü bile çok görülecek!..  Bu konuda mantıklı ve gerçekçi olmalı…

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.