1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. Stresten uzak dur kısırlığı yen!
Stresten uzak dur kısırlığı yen!

Stresten uzak dur kısırlığı yen!

Sağlık problemi olmadığı halde 100 çiftten 20'sinin gebelik elde edemediğini belirten Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Seval Taşdemir, stresin kısırlık üzerinde önemli etki yaptığını söyledi.

A+A-

Adet günü hesabı, ilişki zamanlaması, yumurtlama takibi ve adet gecikmesi beklentisi içinde olan kadınların stresle çok daha fazla karşı karşıya kaldığını belirten Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Seval Taşdemir, stresin hamileliği zorlaştırdığını aktardı, “Eşinden yeteri kadar destek görmeyen kadınların gebelik şansı düştükçe, stres de katlanarak çoğalıyor. Hâlbuki çiftler, stresten uzak durup birbirlerine destek olursa bebek olma ihtimali artıyor” dedi.

Çocuk sahibi olma isteği ile doktora başvuran çiftlerin yarıdan fazlasının açıklanamayan kısırlığa (infertilite) sahip olduıunu vurgulayan Taşdemir, şöyle konuştu: 

“Anne adayının yumurtalıklarının düzenli çalıştığı, tüplerin açık, rahmin sağlıklı ve baba adayının sperm değerleri normal olduğu durumlarda korunmasız geçen bir yıl sonunda gebelik elde edilememesi; açıklanamayan kısırlık olarak değerlendirilir. Güncel teknolojiler ile teşhis edemediğimiz açıklanamayan kısırlık yaşayan çiftlerin önemli bir kısmı, hiçbir yardım almadan kendiliğinden gebelik elde edebilmektedir. Bu çiftler için daha önceki başarısızlıkları ve zaman içinde elde edilen gebeliği açıklamak mümkün değildir.”

GEBELİK ŞANSI YÜZDE 5'E DÜŞER 

Üreme sisteminde bir sıkıntı var ise gebeliğin engellendiğini dile getiren Op. Dr. Seval Taşdemir, “Problemsiz çiftlerin her ay yüzde 15-20 civarında olan gebelik şansı açıklanamayan kısırlık gruplarında yüzde 3-5'ler seviyesine inmektedir. Yani bu çiftlerde de hâlâ spontan gebelik ihtimali devam etmektedir. Açıklanamayan kısırlıkta; üreme sisteminde geçici veya kalıcı, basit ya da karmaşık bir problem olduğu kabul edilir. Bazen farklı basamaklarda ve mekanizmalarda çok sayıda problem olabilir” şeklinde konuştu.

ÇİFTLER PANİĞE KAPILMAMALI 

Gebe kalma süresinin uzamasının, çiftler için stres kaynağı olabildiğine dikkat çeken Taşdemir, erkeklerin genellikle sorunları inkar etme ya da eşine yansıtma yollarını kullanarak stresle baş ettiklerini söyledi. 

“Stres nedeniyle çiftlerin gebelik şansları azalsa da hiçbir zaman sıfır değildir” diyen Taşdemir, şöyle devam etti: “Tedavi sürecinde bazı çiftler, kendiliğinden gebelik elde edebilir. Bu çiftlere; kendiliğinden gebelik için adet günleri ve şanslarının yüksek olduğu dönemler anlatılmalı veya basit yumurta geliştirme ve takibi yapılarak zamanlı ilişki önerilmelidir.

EVLİLİK KÖTÜ ETKİLENEBİLİR 

Bu arada ilişkinin zamanlı olması ve bir görev algısı yaratması, bir zorunluluk haline dönüşmesine yol açabilir. Bu da ilişkiyi kötü yönde etkileyip evlilik problemlerine neden olabilir. Bir yıl süre ile gebelik elde edemeyen bir çift için gerekli tetkikler yapılıp açıklanamayan kısırlıkta teşhisi konduktan sonra olası tedavilere yönlendirilmelidir.” 

TEDAVİDE KISIRLIK SÜRESİ VE YAŞ ÖNEMLİ 

Kısırlık süresi dört yıldan az, anne adayının yaşı da 35'in altında ise tercihin aşılama tedavisi olması gerektiğini söyleyen Taşdemir, “Anne yaşı 35'in üzerinde ise yine aşılama yapılabilir ama aşılamaların sayısı artırılmadan tüp bebek tedavisine geçilmelidir. Tüp bebek, çiftler için her zaman elde edilebilir bir tedavi yöntemidir. Ancak öncelikle kolay tedaviler denenmeli. Bu yöntemlerle başarıya ulaşamayan çiftlere, daha sonra tüp bebek tedavisi uygulanmalı” dedi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.