1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Su akmadan koz oldu bile…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Su akmadan koz oldu bile…

A+A-

Gerçi bugün de yağmur yağmadı, dün gibi…

Yarın da yağmayacak.

Hatta üç gün sonra da.

Ama yağmur denilen bereket ille ki bu topraklara yağacak.

Doğanın kuralı böyle.

Son raddeye kadar bekletir.

Sonra can suyunu verir.

Yoksa bugüne kadar hayat burada nasıl devam edebilirdi?

Kuraklık yıllarımız yeni değil.

Doğduk doğalı yaşadık bunu.

Bizden öncekiler de yaşadılar…

Onlardan öncekiler de.

Hatta onlardan da öncekiler…

Korsanlar vardı bu topraklarda.

Gemileri ile gelip, yağmalayıp giderlerdi.

O yüzdendir ki Kıbrıs halkı deniz yerine dağları mesken tutmuştu.

Kantara’da, Buffavento’da, St.Hilariaon’da kale olması tesadüf değil.

Uzakları gözlüyorlardı.

Nedense de hep kuzeye bakan tarafları gözetim altın almışlardı.

O zaman da kuzeyden tehlikeler daha önemliymiş.

O dağlara çıkıp baktığımızda kaynaklar görüyorduk.

Su akan kaynaklar.

Ta yukarılarda hem de.

Dün sabah geçtim o esrarlı bağından memleketimin.

Bağların dalları duruyordu ama üzerlerinde meyve yoktu.

Bağ yine bağdı oysa.

Kurumuş bağmış orası.

Kaynakları kuruyan toprakların akıbeti ne olur arkadaşlar?

Çatlak patlak topraklar ve ölmüş birkaç ineğin kuru kafası.

O Kitrea (Değirmenlik) köyü.

O Vuno(Taşkent) vadisi.

Tarihi boyunca nice korsanlar görmüştür ama kuraklığı hiç böyle görmemişlerdir.

Pınarları hep akıyordu.

Onu başındaki koca çınara sordum.

Dedim ki, “ey çınar, neden yaprakların küçük?”

Dedim ki, “ey koca çınar, neden bugün keyfin yok?”

Ne dedi bilir misiniz arkadaşlar.

“Ben çınar oldum olası. Ben koca çınar mertebesine çıktım çıkalı.

Kısaca ben doğdum doğalı böyle çile görmedim. Böyle kıyım böyle sahtelik duymadım.

Akan suyum kuruttular. Taşan pınarımı kapattılar. Yemyeşil ovamı sararttılar.

Ve şimdi benden neşe bekliyorsunuz. Ben bu dağları mesken tuttum tutalı böyle rezaleti görmedim.

İmkânım olsaydı. Becerebilseydim eğer… Yağmasa da akan pınarları mevcut güneydeki Trodos’a göç ederdim. En azından biliyorum ki oradaki pınarların başında pınarların sahipleri duruyor. Pınarları kurutmak akıllarından geçmez. Geçseydi de eğer kurutmazlardı. Ve ben bugünkü gibi küçük yapraklı, tahta gövdeli ve keyifsiz olmazdım.”

Kuruttu tokmağı tutan eller.

Kurutu iradeyi alan 

Sonra size su lazım dedi…

Tepeleri de kendine tapuladı…

Şimdi akıtmadığı, dolanı da denize boşalttığı suyu koz olarak kullanıyor…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.