1. YAZARLAR

  2. Eşref Çetinel

  3. Şu anket ve yandaşlar
Eşref Çetinel

Eşref Çetinel

Halkın Sesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Şu anket ve yandaşlar

A+A-

Eğer ucunda yaşamın gailesi,  siyasi partilerin  oy potansiyelleri,  olası seçimler gibi  doneler varsa,  hiçbir “anketi”  usancınızın aldırmazlığına koyamazsınız.

Dolayısıyle Kadem’in CTP adına 605 kişi ile gerçekleştirdiği  kamuoyu araştırmasını çok ciddiye aldım.  Çünkü hem  “zamanlama”  hem de UBP iktidarının artık kendine çeki düzen vermesi  yönünden  isabetliydi.

ANCAK.  Benim için  anketin yine de  “asıl”  dediğim  önemli yanı ne son bir yılda nüfusun yüzde 53’nün borçlanarak yaşamaya çalıştığıydı ne UBP ile CTP arasındaki oy yüzdeliği makasının iyicene kapandığıyla bazı siyasi liderlerin oylarıydı. 

“Asıl”  üzerinde durduğum şuydu:  “Gelecek hafta bir seçim olması halinde yüzde 12 lik bir kesim oy kullanmayacağını belirtiyor. Kararsızların oranı ise yüzde 17.  Karma oy kullanma eğiliminde olanlar ise yüzde 14.”

Bu “oy kullanmayanların,  kararsızların ve karmacıların”  oylarını  topladığınızda yüzde 43’lük bir orana toslarsınız ki işte  “asıl”  sorun budur.

ÇÜNKÜ:  Çıkan bu sonuç gösteriyor ki artık Kıbrıs Türk insanı kendini yönetenlere güven duymuyor.  Hem  siyasi iktidardan hem   de muhalefet partilerinden umudunu kesmiş gözüküyor.  Beklentileri tükenmiş ki   yüzde kırkın üzerindeki bir büyük kitle olarak memleketin tüm  “siyasi partileri ile politikacılarını”  protesto ediyor! 

Bu sonucu küçümsemiyoruz üstelik analiz etmek zorunluğunu duyuyoruz:

BİR: Kırılma noktası CTP’nin Devletin hazinesini batırıp UBP’ye 600 milyonluk açık bırakması ile başlıyor.   

İKİ: Turgay Avcı’lı ÖRP’ün büyük gürültülerle hem de UBP sekreteri iken partisinden istifa ederek ÖRP’ü kurması ile siyasi erozyon başlıyor.

ÜÇ:  Sendika ve STÖ’i kendilerini Devlet esamesine koyup Hükümet iradesini  grev ve eylemleri ile işlevsiz hale  getirerek kırıyorlar!

DÖRT: Hükümet ekonomik tedbirler paketini halka anlatamıyor,  kabul ettiremiyor,  çatışma ortamı yaratıyor.

BEŞ:  Hükümet mevcut Bakanlar Kurulu ile kendi partililerine bile güven vermiyor,  üstelik kalesi olan Lefkoşa Belediyesinin Bulutoğluları’na anında sahip çıkması gerekirken sırf yıpratmak için olayları ve fecaatı durdurmayı savsaklıyor,  kaybeden kendisi oluyor!

KISACA:  İrsen Küçük bir devrelerde Sn.  Eroğlu’nun  “güçlü başbakan zayıf kabine”  politikası uygulamasını, Eroğlu’nun Cumhurbaşkanı oluşundan sonraki  Başbakanlığında  kucağında buluyor.  Tutun ki değiştirme şansı yok,  bulduklarınca devam ediyor.  Hükümeti güçlendirmek için milletvekili takviyesi aldığında ise kendi kendini kilitliyor!    Sonuç ortada!

****

RUM’A UMUT POMPALAYANLAR

Gerçekte olay  yeni değildir.  İhsan Ali’lerden,   Gürkan’lara Hikmet’lere varıncaya,  Çekoslavakya elçisinden  (sonraları Slovakya) Türk toplum bünyesinde at koşturan İngiliz ve ABD’li elçilik mensuplarına,  sonraları AB’nin irili ufaklı kişilerine kadar  Türk toplum bünyesinde devre devre   Rum adına  faaliyet gösterenler hep oluyorlar! 

Tutun ki kimileri Rum’un Kuzey’deki acitasyonudurlar   kimileri bilmeden de olsa  Rum’un propagandasını yapandırlar! 

Rum için,  özellikle öteden beri Sol’u tepe tepe kullanan Akel için olay çok basittir.  “Dışarıdan yıkamadığınız kaleyi içeriden yıkarsınız!” Dolayısıyle hedef Türk’ü kendi kendini kötüleyecek,  gelip geçen liderlerini her vesile ile karalayacak,  1974 sonrasında başlayan Türkiye aleyhtarlığını sürekli kaşıyacak,  yalan üzerine kurulmuş da olsa tarih boyunca Türklerle Rumların kardeş kardeş yaşadıklarının propagandasını yapacak,  TMT’nin faşist bir örgüt olduğunu yayıp ve tabi ki  “Rum  dostlara” hizmet edecek  “Türk yandaşları”  devreye sokturtmak olmaktadır! Bunun için  özenle  “seçilmişler”  kısa sürede “yandaşlar” haline gelip  bile bile mandepleye basmaktadırlar ki işte  şimdilerde  bunları seyreyliyoruz…                                                                                      ****  

YANDAŞLARIN MARAŞ’I Bir süre önce çözüm masasında ne Talat’a ne de Eroğlu’na fiskelik tolerans tanımayan,  kendi istediklerinden başka hiçbir Türk isteğini kabul etmeyen Hristofyas Kuzey’in hem sıcak hem de yufka karnı durumuna getirilmiş Maraş’la ilgili bir  öneride bulunur:  “Verin bana BM’ler gözetiminde Maraş’ı buna karşılık hem Mağusa limanının onarımını yapayım hem de AB denetiminde serbestçe deniz trafiğine açılmasını sağlayayım”  der!

Tutun ki   Hristofyas Türk’e lütufta bulunur.. Mesela  “milliyetçi”  olduğum için “faşist”  dedikleri   ben bile  “1974’den beridir eğer bu Maraş’a tellerinden uzanıp tüküremeyeceksem bu pis kadavradan kurtulmak için verin gitsin” diyenlerdenim.  Fakat Hristofyas’ın bu teklifine canım sıkılır.  Çünkü hedefi sadece Maraş’a kurulmak değil,  bu vesile Rum  Devlet otoritesini Kuzey’e yansıtacak fırsatı kullanmaktır! 

BİZİMKİLER İSE BALIKLAMA DALARLAR:  Hangi nedenle belli değildir.  Fakat o günden beridir  “ille de Maraş’ı Hristofyas’ın emirlerine amade kılmak için deli divane olurlar,  üstelik bu uğraşlarına “barış” kulpunu takarlar! Ve Mağusa’lıya şunu vaat ederler:  Maraş açılırsa siz de işçi olarak inşaatlarda çalışacaksınız,  ekonominiz düzelecek! 

Gördünüz mü büyük düşünceyi!  Pekala kimdir bunu yapanlar.  Çiçeği burnunda örgütlerden birisi:  “Mağusa İnisiyatifi Derneği!” Tabi o kadar ileri çıktıktan sonra geri dönemiyorlar çünkü kimseler kendilerine gözlerinin üzerlerinde kaşlarının olduğunu söylemiyorlar! Nitekim bu yolda  KKTC’yi reddetmeleri gerekiyor,  reddediyorlar zaten!                                                

Kısaca hem görevlerini yapıyorlar hem de  “yaşasın barış,  yaşasın Türk Rum kardeşliği”  diye diye Sol kesimde beğeni toplama açıkgözlüğü yapıyorlar!  Üstelik bir taşla iki kuş vuruyorlar. Nitekim bazılarının hesabında olası seçimler var! CTP’nin yavaştan yavaştan parçalara ayrılmaya başladığı gerçekte   “yer ve oy kapmanın” taktikleri böylesi tipik propagadanlara dönüşüyor! 

(Soruna zaman zaman devam edeceğiz çünkü onlar hiç durmuyorlar!)

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.