Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Suçlu Kimmiş?

A+A-

Rum tarafında çözümün olmamasının nedenini Türkiye’ye bağlayan eleştirilere karşılık…

-Yok canım ne münasebet, olur mu öyle şey?

 Elbette ki bakın aha işte böyle büyük harflerle yazıyorum ki anlayasınız, “ÇÖZÜMSÜZLÜĞÜN ESAS SORUMLUSU RUM TARAFINDAKİ SİYASİ AKTÖRLERDİR. BUNLARIN BAŞINDA DA AKEL GELMEKTEDİR”’ Varsa bir günah, o da AKEL’indir…

Bunu elbette ki ben söylemedim…

Söyleyen 2004 referandumda AKP’nin emri ile “evet” dedirtmek için meydanlara çıkan Talat…

Bir umuttu, umutlarını tüketmekte olan Kıbrısltürkler için.

Kıbrıs, hayallerdeki gibi birleşecekti.

Arada ne kapı, ne sınır olacaktı…

Tabelalar iki dilli,  paramız tek, kimliğimizle uluslararası temsiliyetimiz tek olacaktı, Türk askeri 1974 öncesi gibi sayısı kısıtlı, kışlasında, “askerlik bitse de gitsek” diyen askerlerin zaman geçirdikleri bir birlik olarak kalacaktı.

Yerleşiklerden bir kısmı Kıbrıs vatandaşı yapılarak burada kalmaya devam ederken, bugünkü gibi kalabalıktan ve kalite düşüklüğünden ötürü kaos yaşanmayacaktı güzelim ülkemde…

Hırsızlık elbette olacaktı.

Cinayet de.

Ama yeni binalarla takviye edilecek hapishanelerle daha büyük kapasiteli hastaneye gerek kalmayacaktı.

Hele dağlardaki bayraklarla, neredeyse tüm sokaklarda boy gösteren kimin olduğunu bile bilmediğimiz heykeller.

Uçakla aşağıya bakıp kimse bizim için, ”Bizden iyi yaşıyor bu beslemeler” diyemeyecekti.  

AKP yandaşları fink atmayacaklardı buralarda.

Diledikleri gibi pazarlayamayacaklardı Kıbrıslılara ait toprakları, Araplara.

Bugünkü gibi petrol dolum tesisleri için emir alınmayacak, çevremizi kirletecek herhangi bir yapıya cumhuriyet olarak biz izin vermeyecektik.

O tarafla bu taraf diye bir durum bilinmeyecekti.

Kapılarda ispatı-vücut kimse yaptıramayacaktı bizlere.

Kimlik de gösterip gitmeyecektik öteye.

Ben örneğin…

Bırakacaktım her şeyimi…

Ki kuzeyde bizim dediğimiz hiçbir şey bizim değil aslında…

Atlayacaktım bir arabaya, ver elini doğduğum toprak Baf diyecektim.

Baf’ta yaşayacaktım anlayacağınız.

Yani benim yerimde.

Sabahları orada uyanacaktım güne.

Gece uykuya dalmadan önce soluyacağım hava Baf’ın havası olacaktı.

Kim ne derse desin yapacaktık tüm bunları.

O toz duman geçtikten, ufak ufak bulanıklık dağıldıktan sonra gördük ki RTE biliyormuş referandum sonucunu da bugünkü kaosu da…

Ve Talat…

Ki umutlarını tüketmekte olan Kıbrısltürkler için bir hayalin gerçekleşmesindeki en büyük umuttu.

Seçilemedi ve belki de RTE’nin gözüne bir daha girer  yeniden seçilirim düşüncesi ile Kıbrıs’ta başımıza gelenlerin sorumluluğunu Denktaş gibi Derviş gibi, “ÇÖZÜMSÜZLÜĞÜN ESAS SORUMLUSU RUM TARAFINDAKİ SİYASİ AKTÖRLERDİR. BUNLARIN BAŞINDA DA AKEL GELMEKTEDİR”’ diyerek Kıbrıslırumlara atmaya çalışmaktadır.

Oysa ki suç denilen ne ki?

Hele sorumluluk…

Aslında bizdeki tamamen iyi niyetti.

Ve iyi niyetlileri oyuna getirenler hala oradalar ve konuşuyorlar.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.