1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. Suçlular nerede?
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Suçlular nerede?

A+A-

Bir üretici arkadaşım çok ilginç bir olay anlattı… Bence ülkemizdeki siyasi mafyalaşmayı neden eleştirdiğimizin en belirgin örneklerinden biridir bu anlatılan olay…

Güzelyurt–Lefke bölgesinde bir grup üretici toplanmışlar… Aynı asmadan, dip dibe iki salkım üzümü kesmişler…

Şimdi Devlet Laboratuvarı çalışanları tepki verecek hemen ama lütfen vermesinler; lütfen susmayı tercih etsinler… Demokrasi yok bu yazıda!!!

Devam ediyoruz…

İlk salkım üzümün içinde olduğu kutunun birine, o günlerde iktidarda olan partinin çok yetkili bir isminin adını yazmışlar; ötekine ise muhalefetten bir üreticinin ismini…

Sonuç mu?

Her ikisi de aşırı dozda ilaçlı olan salkımlardan sadece birinde “kalıntı” bulunmuş!

Hangisinde sizce?

Muhalefet partilide elbette…

Neden?

Çünkü siyasi mafyalaşma sistemi kapsamında, hiç bir devlet dairesi, hiç bir devlet kurumu, “yasal” veya “olması gerektiği gibi” olamaz…

Ne yazık ki dünyada başka “corrupt” ülkelerde de aynıdır bu durum ama beni, yaşadığım ve vergi verdiğim bu ülke ilgilendiriyor…

Ya da sizin bazılarınızın deyişiyle söyleyeyim; uğruna şehitler verdiğimiz bu topraklar ilgilendiriyor!

Hormon tartışması aldı başını gidiyor… Kansere sebep olan ilaçlardan söz ediliyor… Ben de diyorum ki; şu anda değil hormon, bin kişinin ölümüne sebep olan bir zehir koysalar da yediğimiz gıdaya, eğer sorumlusu “partilimizse” aklanacaktır… Anlatmaya çalıştığım da budur! Önce, sistem değişmeli demeye getiriyorum…

Sayıştayı, Danıştayı, Yargıtayı, Meclisi, tüm devlet kurumları bu ülkede bir şekilde zan altındadır artık.

Ve bunun en birinci sebebi, siyasetten çekilmeyi bilmeyen, siyaseti meslek olarak yapan ve sonuçta işe yaramaz hale geldikleri halde, kendilerinden başkası yokmuş gibi bir sistem kuranlardır.

UBP, CTP, DP ve TDP de aynıdır…

Hata yapan, seçim kaybeden gitmesini bilmelidir… Gitmiyor…

Bu ülkede, Mustafa Akıncı dışında “Ben gidiyorum” diyen bir siyasi lider çıkmadığını da bu arada söylemek lazım…

Kokuşmuş–çökmüş siyaseten mafyalaşmış sistemlerde; yani ülke yönetimi “corrupt” olduğunda, herkes siyasilere çalışmaya başlar… Ve herkes, bir şekilde bu siyasilere borçlu–gebe olduğu için de; kurdukları düzen değişmez…

Bunlar birbirilerinden hesap da sormazlar…

Bakın, UBP–Denktaş gitmiş yerlerinde CTP–Talat çok güçlü bir şekilde gelmişti… Tek bir dosya açıldı mı?

Hayır!

Peki, onlar gitti, UBP–Eroğlu–Küçük geldi; sistemi soyduğu iddiaları ayyuka çıkanlar yargıya havale edilebildi mi?

Suçluydular demiyorum… Ama aklanmaları için yargılanmaları şarttı… Yapılmadı… Sistemin dört büyük partisi ve onların hamisi olan çevrelerin mutlaka bir şekilde ders alması lazım…  

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.