1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Suda yönetim ve işletme krizi sürüyor
Suda yönetim ve işletme krizi sürüyor

Suda yönetim ve işletme krizi sürüyor

28 belediyeden 26’sının katılımıyla kurulan “KKTC Su ve Kanalizasyon İşletmeleri” (BESKİ) Türkiye’den gelen su ile ülkedeki su kaynaklarının yönetimine ve işletmesine talip oldu.

A+A-

Duygu Alan

Türkiye’den KKTC’ye yılda 75 milyon küp su taşıyacak “KKTC Su Temin Projesi”nin resmi açılış töreni bugün saat 11:00’de Anamur’da saat 13:00’te ise KKTC’de düzenlenecek tören ile yapılacak.

Suyun yaklaşık bir haftadır Geçitköy Barajı’na akmasına rağmen Türkiye’den gelen suyun nasıl yönetileceği konusunda hükümetten herhangi bir adım atılmadı. Yaklaşık 4 yıl süren proje tamamlandı, Geçitköy Barajı’na su akmaya başladı. Suyu kimin yöneteceği ve işleteceği konusunda ise hala uzlaşı sağlanamadı.

Suyun yönetiminin KKTC devleti tarafından yapılması konusunda tüm taraflar görüş birliği yaparken Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler CTP-BG, suyun işletmesini KKTC belediyelerinin yapacağını açıkladı, Ulusal Birlik Partisi (UBP)’de suyun işletmesi konusunda “özele verilebilir” görüşleri yer aldı.

28 belediyeden 26’sının katılımıyla kurulan “KKTC Su ve Kanalizasyon İşletmeleri” (BESKİ) Türkiye’den gelen su ile ülkedeki su kaynaklarının yönetimine ve işletmesine talip oldu.

BESKİ ile görüş ayrılığına düşen Yeniboğaziçi Belediyesi ile Lapta Belediyesi ise suyun yönetiminin devlet yapısı altındaki bir kurum tarafından yapılması işletmesinin ise ihale edilip özelleştirilmesi gerektiğini açıkladı.

Türkiye özel istiyor

KKTC’deki 2 belediye haricindeki 26 belediyenin suyun yönetimini yapmak istemesi üzerine geçtiğimiz hafta bir açıklama yapan Türkiye Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu Türkiye’den gelen suyun yönetiminin özel bir şirket tarafından yapılması görüşünü dile getirmişti. Eroğlu, sözlerinde “bu iş profesyonel ve zor bir iştir” diyerek Türkiye’nin görüşünün suyun yönetiminin özele verilmesi yönünde olduğunu açıkça belirtmişti.

Hükümette krize gidiyor

Suyun yaklaşık bir haftadır Geçitköy Barajı’na akmasına rağmen KKTC devleti tarafından çeşitli nedenlerle çözülemeyen suyun yönetimi konusu hükümette gerilmeye neden oldu. Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, suyu belediyelerin yönetmesi konusunda tavır takınırken Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün’ün “su özelleşebilir” açıklaması hükümet ortakları arasında ipleri gerdi.

Demir: “İşletme muhakkak özelleştirilmelidir”

Yeniboğaziçi Belediyesi Başkanı Katip Demir, Türkiye’den KKTC’ye gelen suyun işletmesinin muhakkak özelleştirilmesi gerektiğini kaydetti.

Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC arasında imzalanan protokole göre suyun dönüşümü için 4 yılda 665 milyon TL’lik bir yatırımın hedeflendiğini söyleyen Demir, “Türkiye’nin buradaki gayesi suyun 4 yılda dönüşümü sağlamak, atık suların da ülke ekonomisine kazandırılmasıdır. Yani 4 yıl sonra Türkiye’den su gelmese de yapılan yatırımlarla KKTC devleti kendi kendini yönetecek. Pekiyi bu para nerede, bu parayı kim verecek, bu parayı verecek biri var mı?” diye konuştu.

Öte yandan Kıbrıs müzakerelerinin devam ettiği bu dönemde Türkiye’den gelen suyun KKTC’nin elini güçlendirecek çok büyük bir silah olduğunu savunan Katip Demir, “Kıbrıs konusunda anlaşmaya varılacağı bu dönemde, bu proje KKTC’nin elini güçlendirecek birçok iyi bir silah. Dünyanın gözü bu projede ve uluslar arası bir projeye imza atılması dünya kamuoyunda KKTC için bir artıdır” dedi.

“1 milyon TL ile bu iş dönmez”

26 belediyenin katılımı ile kurulan “KKTC Su ve Kanalizasyon İşletmeleri” (BESKİ)’nin de bu konudaki görüşlerine değinen Katip Demir, “26 belediye başkanı, aralarında yaptıkları sohbette ‘biz eğer suyu kaybedersek belediyeler batar’ diyor.  Bu iş ‘Su akar Türk bakar’ misaline döndü. 40 yıldır belediyeleri batırtanlar bellidir. 2007 yılındaki intibak yasaları ile KDV oranlarını düşürerek, aydınlatmaları belediyelerden alarak belediyeleri batırdılar. Kaldı ki, buradaki konu belediyenin kazancı veya batıp batmaması değil. Buradaki tek konu 24 saat vatandaşa su verebilmektir. Kimse popülizm yapmasın. Bizler seçilmiş kişiler olarak halkın suyunu vermekle görevliyiz. Bu devlet, halka 24 saat su akıtmakla mükelleftir. Öte yandan Belediyeler Birliği’nin kasasındaki 1 milyon TL ile bu iş dönmez.

“İşletmeyi Türkiye yapabilir”

BESKİ, şimdi bankalardan borçlanacağını söylüyor. Ben soruyorum borçlanarak belediyeler nasıl kurtarılacak? Ben 26 belediye başkanına sesleniyorum; 75 milyon TL borcun aylık faizi 1 milyon TL’ye yakın, bunu 26 belediyeye böldüğümüzde her belediyeye 38 bin TL civarın da artı yük binecek demektir. BESKİ, ‘kaynağımız var o da yer altındaki borular” diyor. Ben de diyorum ki o borular zaten değişecek, çünkü o borular bu basınçlı suya dayanıklı değil. Buyursunlar o boruları hurdacıya satsınlar da ne kadar edecek görsünler. BESKİ, yine Alman ortaklığı bir şirketin kendilerine müracaat ettiğini ifade ediyor. Uluslararası hukuk ‘kaynağın çıktığı ülke kural koyucudur’ demektedir. Bu suyu da KKTC halkının refahı için Türkiye Getirmiştir. Siz kaynağı Türkiye’den alıyorsunuz ama Alman ortaklığından söz ediyorsunuz. Bu olmaz” diye konuştu.
Demir, “Bence KKTC devleti yönetici olmalı ama suyun işletmesini özel şirket yapmalıdır. Belediyeler Yasası’ndaki su dağıtım sistemi uygulansın. İşletmesini Türkiye yapsın yönetimini KKTC devleti yapabilir” dedi.

Namsoy: Yönetim devlette olmalı işletmesi özelleştirilmelidir”

Lapta Belediyesi Başkanı Fuat Namsoy, “Bana göre suyun yönetimi devlet yapısı altındaki bir kurum tarafından yapılmalı ama işletmesi ihale edilip özelleştirilmelidir” dedi.

Namsoy, suyun yönetimi ve işletmesi hakkında 5 yıldır KKTC hükümetlerinin hiçbirinin belediyeleri toplantıya çağırıp görüş alışverişinde bulunmadığını söyleyerek sitem etti.

Su konusunda bugüne kadar sadece TC yardım Heyeti ve BESKİ ile bir toplantı gerçekleştirdiklerini belirten Namsoy, TC Yardım heyeti ile proje çalışmalarına henüz başlanmadan önce yaptıkları toplantıda TC yardım heyetinin, evdeki sayaçlara kadar özelleştirilmesini düşündüğünü ancak belediyelerin buna karşı çıktığını söyledi.

BESKİ’nin ise suyun hem yönetimine hem de işletmesine talip olduğunu kaydeden Namsoy, şunları anlattı: “O günkü toplantıda, belediyeler olarak suyun gelmesine ve belediyelere satılmasına karşı çıkmadığımızı ancak bu suyun belediyelerin deposuna kadar gelmesine taraftar olduğumuzu söyledik. Belediyelerin depolarına ne kadar su girerse bu ücretler her ay alınır ancak tahsilde bir sorun yaşanacağı yönünde endişe varsa da o zaman hükümet yetkilileri belediyeleri bilgilendirir, ihaleye çıkılır ve tüm belediyeler akıllı sayaç sistemine girer. Böylece paralar peşin alınır. Ancak belediyeler buna rağmen yine bu satın aldığı suyun parasını ödemezse o zaman da devlet katkı payından kesilir dedik. Bu kez de popülizm yaptığımızı, kayıp kaçaklar olduğunu söylediler kendilerinin bunları da halledeceğini belirttiler. Daha sonra hiçbir görüşme yapmadık. Sonra da proje çalışmaları başladı. Bu kez her belediye kendi ana deposundan sonraki bölümü işletsin konusu oldu. Sonra ani bir gelişme oldu suyun özelleştirmesi konusu ortaya çıktı ve 26 belediyenin katılımı ile BESKİ kuruldu. BESKİ suyun hem yönetimine hem de işletmesine talip oldu.”

“Her şey muallakta”

Fuat Namsoy, BESKİ ile yaptıkları görüşmede, BESKİ’nin yönetime ve işletmeye talip olduğunu açıkladığını ve maliyeti de karşılayabileceğini ortaya koyduğunu anlattı.

BESKİ’nin Lapta’daki ana depodan Lapta’daki evlere kadar olan yeri işletebileceğini söyleyerek, belediyeyi beceriksiz konumuna düşürdüğünü öne sürdü.

Namsoy, şöyle konuştu: “BESKİ ayrıca belediyelerin topladığı suyun parasının tamamını kendilerine vereceğini bu paralarla yatırımlara başlayacaklarını, yılsonuna kar yaparsa da belediyelere nüfusa göre bu karın dağıtılacağını söyledi. Benim bölgem turistik bir bölge ve ben belki bir dönem fazla su harcayacağım ama nüfusa göre kardan dağıtım yapılacak. Başarılı olup olmayacakları da muallak. En önemli nokta da BESKİ’nin tüzüğünde bir madde var. O maddede istediği zaman başka bir şirkete bu işi devredebileceği yazıyor. Bu şaibeye açık ve çok tehlikeli bir durum ve bu sistem birkaç büyük belediye dışında hiçbirine fayda sağlamaz. BESKİ ayrıca kanalizasyon sistemini kurmaya 10 yıl sonra başlayabileceğini ifade etti. 10 yıl çok geç ve 10 yıl sonra BESKİ’nin nerede olacağı da muallak.

“Amaç mamayı kapmak mı?”

“Hepsi bir yana BESKİ Güzelyalı’dan itibaren işletmeye talip, kabul ediyoruz ama ortada bir öngörü var ve bu öngörüye göre, işletme ihalesini alan şirket 5 yılda 655 milyon TL’lik bir yatırım yapacak. Yine KKTC genelindeki kanalizasyon sistemlerinin yapılması, arıtma tesislerinin yapılıp kanalizasyon sularının geri dönüşümünün sağlanması, birçok miadı dolan şebekelerin değiştirilmesi ve eksik kalan bazı şeyler var. Örneğin Lapta’da bir boru ana depoya değil bir mahallenin deposuna çıkıyor. Bu gibi eksik veya hataların düzeltilmesi var. Ama BESKİ kanalizasyon sistemi için bile 10 yıldan ağzını açıyor. Bir diğer konu BESKİ depodan evlere kadar sistemi çalıştırmak istiyor, denizden ana depolara kadar olan işletmeyi ve yatırımları başka bir özel şirket yapsın ama bunu yapacak olan şirkette o maliyeti bize yansıtmasın diyor. Yani anlamadım, burada yutulacak mama var bunu kapmaya mı çalışıyorlar. Bence suyun yönetimi devlet yapısı altındaki bir kurum tarafından yapılsın ama işletmesi ihale edilip özelleştirilmelidir.”

Orçan: “Depolardan evlere kadar olan kısımda belediyeler yetkili olmalıdır”

Tatlısu Belediyesi Başkanı Hayri Orçan, Türkiye’den KKTC’ye gelen suyun yönetimi ve işletmesi konusunda Havadis’e yaptığı açıklamada, suyun belediyelerin depolarına kadar olan bir kısmının özelleştirilmesi gerektiğini depolardan evlere kadar olan kısımda ise belediyelerin yetkili olması gerektiğini savundu.

Suyun yönetiminin ise bir üst kurulmak sureti ile KKTC devleti tarafından yapılması gerektiğini ifade eden Hayri Orçan, “Özerkleştirme ifadeleri var şuan ama altı doldurulmuyor. Dolayısıyla bu tip işletmelerin teknik bilgi, donanımının tam kapasite sahip olması lazım dolayısıyla bunu öyle bir özel işletmenin yapması daha doğru olur diye düşünüyorum” dedi.

Yıkıcı: “BESKİ olarak suyun yönetimine de işletmesine de talibiz”

Yenierenköy Belediyesi Başkanı Mesut Yıkıcı, Türkiye’den KKTC’ye gelen suyun yönetimi ve işletmesi noktasında  “KKTC Su ve Kanalizasyon İşletmeleri” (BESKİ)’nin ortaya koyduğu görüş ve taleplerinin gayet açık ve net olduğunu söyledi.

Suyun dağıtımının belediyenin asli görevlerinden olduğunu ifade eden Yıkıcı, “Belediyeler olarak zaten suyun depodan evlere kadar ulaşımını sağlıyoruz, ana hatlarda bile sorun olduğunda müdahale ediyoruz. BESKİ olarak suyun yönetimine de işletmesine de talibiz” dedi.

Geçitköy’deki baraj her geçen gün Türkiye’den gönderilen su ile doluyor. BESKİ suyun yönetim ve işletmesi için hazır ancak bu konuda henüz nihai, bir karar alınmadı

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.