1. YAZARLAR

  2. Levent Özadam

  3. Şükran edebiyatı dönemi tarih oldu!
Levent Özadam

Levent Özadam

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Şükran edebiyatı dönemi tarih oldu!

A+A-

Eskiden Türkiye’den en fazla parayı alan en iyi hükümet olarak nitelendirilirdi.

Türkiye’den paar koparmanın da çeşitli yolları vardı;

Kimi, Esenboğa’ya iner inmez yeni öper, Türk bayrağını öpüp alnına koyardı, kimisi de nutuklarında sürekli Anavatan’a şükran nutukları atar ve memur maaşlarının ödenmesinde hiç bir sorun yaşanmaz, valizler dolusu para uçaklarla gelir ve memur da çiftçi de narenciyeci de rahatlıkla ödenirdi.

O zaman da hükümetler devleti iyi yönettiklerini zanneder, bu da seçim meydanlarında bolca söylenir ve siyasi rant elde edilirdi...

Şimdi şükran edebiyatlarının tarih olduğu bir dönemin başlangıç noktasında bulunuyoruz.

 

...

 

Bunu daha önce de biliyorduk ve defalarca da bu köşede yazdık ama dün bir kez daha bu tespitlerin doğru olduğunu, sayın Akça’nın HABERDAR’ı ziyaretinde teyit etmiş olduk.

Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Halil İbrahim Akça ile yaptığımız dünkü görüşmede yapılan konuşmalarda yazacaklarımız var şimdilik yazmamamız gerekenler var.

Ancak yazacaklarımızın bir genel özetini aktaracak olursak, öncelikle kendisinin çok özel yetki ve donanımlarla KKTC’ye elçi olarak atandığını söyleyebiliriz.

Türkiye’nin 2003 yılından itaberin kalkınma hamlelerinde de büyük payı olan ve reformlarda imzası bulunan sayın Akça’nın buradaki görevi de tamamen ekonomik kalkınmaya yönelik ve hemen her konuda reformların temelini atmayı amaçlıyor.

 

...

 

Sayın Akça, KKTC’deki reform hareketinin çok daha önceden başlatılması gerektiği yönünde görüş belirterek bir anlamda da gelmiş geçmiş tüm hükümetlere göndermede bulundu.

Özellikle 2007 yılunda ekonominin devinim kazandığı dönemde reform paketlerinin hayata geçirilmesi halinde şimdi KKTC’nin ekenomik hiç bir sıkıntısı bulunmayacağını, Türkiye’nin de yardımlarıyla kendi ayakları üzerinde durabilen bir yapıya kavuşucağına olan inancını ifade etti.

Ancak kendisinin de dediği gibi, ekenominin yükseliş gösterdiği bir dönemde, tüm dünyada olduğu gibi KKTC’de de ilgili hükümetler reformları hayata geçirmedi ve bunda da siyasi rent korkusu hakim oldu.

...

Sosyal güvenlikte uyum yasaları, kamunun borçlanma şeklinin yenilenmesi ve özelleştirme gibi konularda önümüzdeki günlerde çok geniş çaplı çalışmaların başlatılmasından daha çok bizi memnun eden, ülkede yıllardan beridir devam eden kamu çalışanı ile özel sektör çalışanları arasındaki büyük uçurumun kapatılması yönündeki çalışmaların başladığı oldu.

Zira bu ülkede yıllardan beridir kamu çalışanı öz, özel sektör çalışanları üvet evlat muamelesi görmüş, çok çalışan az kazanmış ve çoğu sosyal haklardan mahrum bırakılmış, ama az çalıyan da çok kazanarak dünyanın bir çok gelişmiş ülkesinde bile görülmeyen haklarla donatılmıştı.

Umarız ki yeniden yapılandırma çalışmaları sonrasında, bu büyük haksızlık ortadan kalkacak ve bir kaza olmazsa ülkeye çalışma hayatında eşitlik ve adalet gelecek...

...

Sohbette sayın Akça’nın söylemlerinden bir önemlisi de KKTC’deki sağlıksız ihale sistemi oldu.

Hani sürekli olarak ihalelerin Ankara’da açıldığını, bu işlere TC Yardım Heyeti’nin ön ayak olduğundan şikayet ederiz ya, işte burda sistemin bozukluğundan dolayı beraberinde güvensizliğin olduğunu bir kez daha anlamış olduk.

Çünkü, devletin her hangi bir biriminde nhe zaman büyük bir ihale açılsa, mutlaka bir şaibe ve adam kollama söylentileri çıkar ve bu da hep birilerine avanta sağlamakla yorumlanır, işte bu nedenle özellikle TC kaynaklı ihalelerin Ankara’nın kontrolunde yapıldığını, ancak burdaki sistemin adil ve güvenilir bir sisteme kavuşturulduğunda bu konuda TC Yardım Heyeti’nin de en azından ihaleler konusunda geri çekileceğini duymak hoşumuza gitti.

...

Sayın Akça, görünüşünün tam tam aksine sempatik ve yerined şaka da yapmasını bilen birisi...

Onun Kıbrıs Türküne ön yargıları vardı, Kıbrıs Türkünün de ona...

Ama bu kadar donanımlı olması ve söylentileri, gereksiz tartışmaları ve verimsiz dedikoduları kulak ardı edip, KKTC’nin kalkınma planının mimarı olmaya aday olduğunu da çok rahatlıkla söyleyebiliriz...

Bir de, dedi ki “sizin yazılarınız sayesinde ünlü oldum...”

Küçük bir katkımız olduysa ne mutlu bize, ama içtenlikle isteriz ki bundan böyle Kıbrıs Türkünü ayağa kaldıran, ekenomik devrimlere imza atmamazı sağlayan Anavatan’ın bir memuru olarak yüreklerimizde bir ömür boyu saygı ve sevgiyle anılır..

Bir de itiraf etmek gerekirse, o ne kadar ünlü olduysa, biz de onun için yazdıklarımızdan dolayı Türkiye basınında epey ünlü olduk ve bu konuda Türkiye’nin önemli kanallarına konuştuk hatta teklifler aldık...

Yani bizim de ona bir teşekür borcumuz var...

Kıbrıs Türkünün iradesini ezmeden atılacak tüm adımlara bizden tam destek...

 

 

MESAJ KUTUSU

 

 

Sayın Günay ÇERKEZ, Ticaret Odası başkanlığından indirilmeniz için düğmeye basıldı ve operasyon başlatıldı. İş adamlarını bu kadar kızgın olarak hiç görmemiştik, ne yaptınız onlara?

...

Sayın Ahmet ZAİM, Kaya Artemis yöneticileri ile samimiyetiniz yanlış algılamalara neden olabilir. Aldığımız bazı duyumlar çok hoş değil. Bir uyaralım dedik...

...

Sayın Ferdi Sabit SOYER, bir önemli gazeteden köşe yazarlığı teklifi aldığınızı öğrendik. Siz de bu kadar edebiyat olduktan sonra siyasetten sonra bile işsiz kalmazsınız. Hadi bakalım hayırlısı...

...

Sayın Şerife ÜNVERDİ, devletin çalışma saatleri konusunde gelen şikayetlerine önümüzdeki aylarda bazı değişikliklere gidebileceğinizi öğrendik. Eğer bunu gerçekleştirirseniz özellikle esnaf kesiminden büyük hayır duası alırsınız...

...

Sayın Hasan TAÇOY, dişleriniz bir tamam yenilediğinizi öğrendik. Biraz maddi yönden sıkılabilirsiniz ama artık bundan böyle gülerken daha özgün olacaksınız değil mi?

...

Sayın Dağhan FELLAHOĞLU, Turkcell’in daah önce satamayıp elinde kaldığı hız kontrol araçlarını bu yöntemle satmak biraz etik olarak ayıp kaçmadı mı? Bu işe alet edilen örgütler sıkıntılı bilesiniz...

...

Sayın Hasan SERTOĞLU, Londra kupasını gerçekten vize sorunu yüzünden mi iptal ettiniz yoksa Londra’da yaşayan Lefkelilerden gelen tehditler nedeniyle mi? Orada size sürpriz yapmay hazırlanıyorlarmış...

...

Sayın Cemal BULUOĞLULARI, dün bir ara kızgınlıktan partinize istifa ettiğinize dair mektup verdiğinizi öğrendik. Ne yaptılar da sizi böyle çılgına çevirdiler?

...

Sayın Polat ALPER, internet ve radyo sektöründen sonra gazete işine gireceğinizi ve Kıbrıs Postası’nın artık fazete haline dönüşeceğini duyduk. Medya patronluğunuz şimdiden hayırlı olsun...

...

Sayın İlkay ASLIM, dün öğlen saatlerinde seyir halindeyken cep telefonu ile konuştuğunuz görülmüş. Sizin gibi entellektüel birine hiç yakıştıramadık doğrusu...

...

Sayın Mine GÜRSES, Lefkoşa Merit’in 3’ncü kuruluş yıldönümünü kutlar nice başarılı yıllar dileriz. Bu başarıda en büyük pay sizin, tebrik ederiz...

...

Sayın Gazenfer DOĞRAMACI, mücadele yıllarında Limnidi kahramaın olarak anılırken, şimdi bölgenizde oy kullanma hakkınızın elinizden alınması kötü bir duygu olsa gerek değil mi? Sizi isyan ettirenler utansın artık!

...

Sayın Mehmet ÇAĞLAR, yılların hayali olan Profesörlük ünvanını aldığınızı ve aile içinde de küçük bir etkinlikle kutladığınızı öğrendik. Tebrik ederiz, partiye de bir Prof başkan yakışın hani değil mi?

...

Sayın Faik TAŞEL, bölge sakini olmayanlara ikamet belgesi verdiğiniz yönündeki şikayetler bize de geldi. Bu konuda bir açıklama yapmanızda yarar görüyoruz.

...

Sayın Elçin TEKAKPINAR, son günlerde fazla mesai yapmaktan yüzünüzde kırışıklıklar meydaan gelmeye başlamış. Biraz da endinize ve aileye vakit ayırmakta yarar var. Aman sağlığınıza dikkat...

...

Sayın Haluk DOĞANDOR, çevreye duyarlığınız ve haberlere yanstmanız nedeniyle siiz kutlarız. Ben çevre bakanı olsam en azından bir plaket verir ve onore ederdim. Rütbesiz asker gibisiniz...

...

Sayın Nazım BERATLI, bu kadar söylentiden sonra ben de sizin yerinize olsam adaylıktan asla vaz geçmez ve bunu bir onur mücadelesi olarak görürdüm. Yola devam, kim tutar sizi...

...

RHA 3493 plakalı resmi aracın sürücüsü, dün saat 13.55’de Mağusa yolu pirhan kavşağında yol kenarındaki hız tabelası 65’i gösterirken siz 120 km civarında seyrediyordunuz. Devletin araçlarıyla insanların hayatıyla oynama hakkını kimden alıyorsunuz?

...

CV 082 plakalı aracın sürücüsü dün Lefkoşa Dr. Küçük Bulvarı’nda sürüş halindeyken, önce yediğiniz elmanın koçanını yola fırlattınız, sonra da ıslak mendille elinizi yüzünüzü silip mehdili yola bıraktınız. Beni görünce de mahçup oldunuz ama iş işten geçmiş oldu. Çok ayıp çok!

 

 

Günün Fıkrası

 

Katolik tartışması

 

Dört katolik adamla bir kadın, kahve içiyorlar.

İlki  sohbet açar:"Benim oğlum papaz. Bir mekâna girdiğinde, herkes ona 'Peder'. der"

Öteki lafa karıştı: "Valla benim oğlum piskopostur, bir odaya girsin, herkes ona 'Saygıdeğer piskopos'. der."

Üçüncü katolik durmaz: "Benim oğlum Kardinal beyler!!! Odaya girsin, herkes ona Ulu Kardinalimiz'. der...."

Dördüncü katolik zirve yapmış: Beyler, benim oğlan Papa.... Papa!!!!  Var ya, bi girsin odaya!! herkes ona  'Kutsal pederimiz'..diye seslenir"

Katolik kadın, masanın kıyısında sessiz sedasız kahvesini içerken, dört erkek etrafını sarıp sohbete katmaya yeltenirler:  "Eeeeee.....?"

Eeesi...., demiş kadın gururla, "Benim bi kızım var. İnce, uzun, 90 göğüs, 60 bel, 90 kalça"  Şööle bi yürüsün, herkes ona "Allah! "... der

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.