Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Süreç…

A+A-

Kasım gelince ayları sayarım.

Aralık, ocak, şubat, mart...

Dört mü, diye düşünürüm.

Yok, dört değil…

İyisi mi martı yarım sayalım.

Toplam üç, bir de buçuk, etti üç buçuk ay.

Yazın gelmesine hepsi bu kadar kaldı der, rahatlarım.

Fakat üç buçuk ay bir türlü geçmiyor.

Leylekler vardı geçen yıl…

Köylere her gidişimde yoğun oldukları yerlerden geçerim.

Yuvaları genelde direkler üzerindedir.

Göç zamanı yaklaşınca tarlalara inerler.

Topluca yemlenirler.

Yüzlercesi birlikte hareket ederler.

O yığını görünce anlarım…

Gidiyorlar.

Hüzünlenirim.

Gidişleri hüznün başlangıcıdır.

Onlar giderken soğuklar kapıdan girmeye başlar.

Ve yağmurlar.

Sonra soğuk, kış, kar…

Yaprak dökümü mevsiminde kış zaten belli eder kendini.

İstemeye istemeye girilen kış aylarına bir zaman sonra alışılır…

Ve hiç gitmeyecekmiş gibi onunla yaşanır.

Ta ki mart…

Mart geldi mi arılar ufak ufak ortalara dökülmeye başlarlar.

Çok çiçek var çünkü.

“Nasip” derler ovalara dalarken.

Ve kısa bir süre sonra yılanlar.

Yılanlar da ayları hesaplar mı diye merak ediyorum.

“Yok” diyor insan.

İnsandan başkası düşünemezmiş.

Hiçbir varlık hesap yapamazmış.

Oysa yapıyorlar bal gibi.

Pencerede yuva yapan kırlangıçları incelediler.

Kamera koydular hatta.

Hangi gün, kaç saat çalışıyorlar diyerek.

Tek pazar günleri çalışmaya ara vermişler.

Kimse bilemedi pazarın neden onlar için de tatil olduğunu.

Ben de bilemedim.

Ama tahminim o gün herkes evde…

Ve pencere her günden daha gürültülü...

Her neyse.

Leylekler gitmeye hazırladıklarında hüzün basar.

Çünkü yaza üç buçuk aydan biraz fazla zaman vardır.

Ve kış bir türlü geçmek bilmiyor.

Nitekim bu Pazar, “şöyle köylere çıkayım” dedim.

Leyleklerin yuvaları boştu.

“Daha varmış” dedim.

Ki önüme çıktı.

Yüzlerce martı arasında tek leylek, yorgun duruşuyla beslenmeye çalışıyordu.

Gelmişler demek.

Ama neden tek leylek?

Eroğlu…

60 yıldır süren Kıbrıs meselesine yeniden seçilebilmek adına, “seçilirsem bu işi iki yılda bitirmek isterim” dedi.

Süre biçti…

Düşündüm de leyleklerin geleceği, yılanların uyanacağı zaman belli…

Belli ama Kıbrıs meselesinin çözülüp çözülmeyeceği bile daha belli değil…

Üstelik bu kadar yıldır Eroğlu başta…

Madem duruma süre biçecek kadar hâkim…

Neden TC’den gelen heyetlerle görüşmekten başka bir iş yapmadı?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.