Özgün Kutalmış

Özgün Kutalmış

Gündem Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

Suriye ve Biz

A+A-

Başta çirkin Amerikalı olmak üzere, emperyalist güçler, yalan bahanelerle önce Irak’a saldırdılar. Irak’ta milyonlarca insanın ölmesine ve göç etmesine sebep oldular. Irak fiilen üçe bölündü. Ölümler ve göç halen devam etmektedir. Emperyalistlerin gözü Irak’ta akan kana doymadığı için, Arap Baharı diye bir başka yalanla önce Mısır’daki yasal Mursi Hükümetini devirdiler. Mısır’da da yüz binlerce insan öldürüldü. Halen de ölmektedirler. Daha sonra Tunus ve Libya’da da ayni oyun sahneye konarak yasal hükümetler devrildi. Yüzbinlerce insan öldürüldü. Güya Arap Baharı denen sahte oyunlarla o ülkelere demokrasi gelecekti. Mısır’da askeri darbe yapıldı. Libya’da Kaddafi parçalandıktan sonra, Libya da ikiye bölündü. Çatışmalar ve ölümler devam ediyor. Yemen de bugün iki parçaya bölündü ve çatışmalar devam ediyor. Bu badireden en az zararla Tunus kurtulabildi. Tunus da bunu Atatürkçü eski başkanları Habib Burgiba’ya borçludur. Çünkü Habib Burgiba Tunus’un başına geçtiği zaman, birçok Atatürk devrimini Tunus’ta da hayata geçirmişti. Bu ülkeleri parçalayıp kendi aralarında çatıştıran çirkin Amerikalı bu defa gözünü Suriye’ye dikti. Sözde kurduğu koalisyon güçleri denen diğer emperyalist güçlerle birlikte, güya İşid denen terör örgütünü vuracak diye, Suriye’yi de bombalamaya ve Şam’a karşı çarpışan diğer terör unsurlarına yardım etmeye başladı. Suriye’nin yanında İran ve Rusya gibi iki müttefiki olduğu için, Çirkin Amerikalı 2011 yılından beri Şam’ın yasal hükümetini deviremedi. Ancak Suriye’de de milyonlarca insan göç ederken, milyona yakın insan da öldürülmüştür. Devam eden çatışmalar nedeni ile göçler de, ölümler de devam etmektedir.

                                           ***

Suriye’deki olaylar bizi iki şekilde etkilemektedir. Birincisi Suriye Kıbrıs’a komşu bir ülke olduğu için, Suriye’deki çatışmalarda kullanılan her türlü silâh ve mühimmatın yaydığı radyasyon veya benzer maddeler hava akımları ile Kıbrıs’a da taşınmaktadır. Bu yüzden hem Kuzey hem de Güney Kıbrıs’ta kanser vakalarında yüksek oranda artış yaşanmaktadır. Suriye’ye Kıbrıs’ın en yakın noktası Karpaz’dır. Karpaz’da yapılan radyoaktif ölçümlerde diğer bölgelere göre daha yüksek radyasyon oranına rastlanmaktadır. Burada çevresel olarak etkilenmekteyiz. Bir de siyaseten Suriye’deki olaylar bizi etkilemekte veya ileride daha da derinden etkileyecektir. Türkiye’deki diktatör, tutmasalar bir panter gibi Suriye topraklarına dalacaktır. 2003 yılında Amerikan askerlerinin Türkiye’yi kullanmasına  ve Türkiye’nin Irak’a asker göndermesine izin vermeyen tezkereye atıf yaparak, “Ayni hatayı bu defa yapmayacağım” demektedir. Bu yüzden Türkiye’yi belki de parçalanma sürecine sokacak maceralara girişebilir. Nitekim AKP’nin ilk Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış, “Suriye’de olacağız diye Hatay’ı kaybedebiliriz” uyarısında bulunuyor. Sadece Hatay’la sınırlı kalmayacak bir parçalanma süreci Türkiye’de yaşanabilir. Tayyip ve adamları bugün Türkiye’yi dünyada yalnızlaştırmışlardır. Sözde müttefiği çirkin Amerikalı bile, Erdoğan’ın Suriye’deki terör örgütleri İşid ve El Nusra gibi örgütlere yardım ettiğini bilmekte ve Erdoğan’ı İran ve Rusya ile karşı karşıya getirip burnunu sürtmek isteyebilir. Bu arada Rusya da Türkiye üzerinden hava sahası ihlâlleri yaparak NATO’yu sınamaktadır. Eğer Türkiye Karadan Suriye’ye girer ve Rusya ve İran ile karşı karşıya kalırsa, NATO büyük ihtimalle seyirci kalacak ve 5. Maddeyi çalıştırmayacaktır. Çünkü NATO’nun 5. Maddesine göre herhangi bir üyesi saldırıya uğrarsa NATO saldırıya uğramış gibi yanıt verir. Bundan dolayı Tayyip bugün Suriye’de ateşle oynamaktadır. Kıbrıs Sorununa çözüm için müzakere yaptığımız Rum dostlarımız ise, ellerini ovuşturarak Türkiye’nin Suriye’de batağa sürüklenmesi için dua etmektedirler. Bu ise Rum Yönetiminin müzakereleri ağırdan almasına sebep olabilir. Ayrıca bugün Ankara’nın göbeğinde askere saldırı düzenleyen terör örgütleri, KKTC’de konuşlu Türk Askerlerini hedef alan saldırılar da düzenleyip, asker yanında sivil kayıplara da neden olabilir. Bundan dolayı Suriye deyip de umursamazlık edemeyiz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.