1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Suyumuza dokunmayın yeter ki…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Suyumuza dokunmayın yeter ki…

A+A-

Toprak yollar dardı, virajdı, taşlıydı.

Tekerlekler yavaş dönmeliydi ki arabaya sıçramasın.

Sıçrayıp camı kırmasın.

Yavaş giden araba toz kaldırmaz…

Ama nedense o yolda toz kalkardı.

Camları kapatırdık.

Hava sıcaktı.

Kavurucu.

Yolun sonu gelmeden dayanamaz, “ne olursa olsun,” der açardık…

Camı açarkenden toz dalardı içeriye.

Nefesle çekerdik tozu, toprağı.

Zeytin ağaçlarının kokusu girerdi burnumuzdan.

Yere düşen bademin “tık” sesini duyardık.

Bir de cevizlerin rüzgârdan savrulan yapraklarının hışırtısını.

İşte o yol boyunca maruz kaldığımız toza bazen su “dur” derdi.

Çoğu yerlerinde su vardı yolun.

Dere mi taşardı, tarlayı sulayan köylü mü vanayı kontrol edemiyordu bilemem.

Ama o yolda hep su vardı oralarda toz kalkmazdı.

Yol bitince inerdik.

Nane kokusu karşılardı bizi.

Köyün girişinde helikopter böcekleri uçuşurdu.

“Vız” diye burnumuzun dibinden geçerlerdi, bizi fark etmezlerdi.

Ancak biz o havuzun duvarına oturup köye girmeyi birkaç zaman ertelerdik.

Ne güzel havuzdu.

Dünyanın en güzel havuzuydu.

Üstünde yeşil otlar, içinde yosunlar.

Yukarıdan akan su aşağıdaki delikten tarlalara doğru akıp giderdi.

Durmadan, durmadan, durmadan…

Yazda akardı, kışta akardı…

Hatta baharlarda coşardı.

Soğuktu hep.

Başını daya, serinle.

Ağzını daya, iç.

Tertemizdi.

Dünyanın merkezi değildi ama dünyanın merkezinden daha merkezdi.

İstinco…

Öyle bir köydü.

Etrafında her türden meyve ağaçları yetişirdi.

Bugün İstinco köyü yıkık.

Ama yolları 1974 öncesi neyse öyle sulu, akıntılı duruyor.

Bölge yine bildik sulak.

Havuz bildik dolu.

Nane bildik nane…

Ve bizim zamanımızdaki helikopter böceklerinin torunlarının bilmem kaçıncı torunları uçuyor hala.

Değişen ne, demeyin.

Değişen bir şey yok orada.

Ne yalan söyleyeyim…

Akıncı’ya yapılan su işkencesini görünce canım sıkıldı.

Bunlar geldi aklıma.

Bir su gelecek diye başka ülkenin cumhurbaşkanına Akıncı konuşurken tezahürat yapılması.

Rezalet diyeceğim de tam oturmayacak.

İyisi mi şuna bağlamak…

Bu ülkede yabancılar olmasa suya ihtiyacımız kalmayacak.

RTE ve ekibi.

İkide birde, “size su getirdik” diyecekler.

Bunun için şimdiden onlara diyelim ki…

“Madem yatırım yapıp suyu getirdiniz. Vatandaşlarınıza bağlayın, bir de askerlerinize ve kumarhanelerinize. Ve vatandaşlarınıza söyleyin… Bizim suyumuza dokunmasınlar.

Çünkü bize ait su bize yeter de artar bile.”

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.