1. YAZARLAR

  2. Ferhat Atik

  3. Tabular ve Kürtler
Ferhat Atik

Ferhat Atik

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Tabular ve Kürtler

A+A-

Dünseçimlerle ilgiliolarak Kürt Sorunu’nu yazmıştım. Çok ilginç kesimlerden değerlendirmeler geldi. Konuya bunca değer verilmesine sevindim. Bunu daha fazla açarak yazmak istedim bugün. Özellikle Türkiye konusunda yazı yazmak bir Kıbrıslı yazar için dış politika yazısı olmadığını her zaman vurgularım. Bu kez bir ek vurgu daha yapmak isterim o da kürtlerle ilgili düşünmek, yazmak da artık Kıbrıslılar için dış konu değil!

Bu konunun tabu olmaması gerektiğini tekrar tekrar söylemek gerekir.

Kürt konusu uzun süre tabu oldu Türk insanı için. Çünkü birileri öyle olması için elinden geleni yaptı. Bir bakış açısıyla, Kürt sorunun 3’e ayırabiliriz. Bu ayrım göreceksiniz ki dehşet vericidir.

Cumhuriyet’in kuruluşundan Özal’a kadar olan dilimi “yok sayma dönemi”, Özal’dan 2009’a “inkâr ve baskı dönemi” 2009’da ise “biz ne yaptık, şimdi ne yapacağız?” dönemi.

Farkındaysanız her biri, elle tutulur bir şey yapılamayacağını açık açık gösteriyor. Son AKP açılımlarında umudum olmuştu ama işaret etme şekillerinin tehlikesini görünce bunu “AB süreci izleği” olduğunu düşünmeye başladım düne kadar. Çünkü yumuşak bir geçiş yerine direk işaret edildi Kürt Sorunu. Bu, Kürtleri yalnızlaştıran ve ötekileştirmeyi derinleştiren bir adım. “İstek –eğer gerçekse- güzel ama yöntem kötü ve başarısız!” diye düşünmüştüm 2009’un onuncu ayında. Şimdilerde ise sürecin yönetilemediğini gördüğümü söyleyebilirim.

*

Doğanın kendi akışına iyimserlik ve hoşgörü ile bırakılmayan her akış, ritmini bozar. Kürtleri işaret ederseniz, onları bir cephenin ‘öteki’ yanına o anda itersiniz. Kendinizi işaret ettiğinizden dışarıda bir yerde tutmaya o anda başlarsınız.

Oysa doğal akışı iyileştirmek ve küçük harflerle yapmak lazım bu tür “hoşgörü yaratma operasyonlarını”. Ama öyle mi oldu ya! İktidar, muhalefet, medya, çıkar öbekleri, silah satıcıları, insan kaçakçıları, uyuşturucu tacirleri, Avrupa’nın göbeğinde konuşlanmış haraç çeteleri kısacası sorunun zincirindeki her bir halka hareketlendi.

Bu kolye boyunda duramazdı, durmadı!

Dilerim kopup döküldüğünde, en azında parçaları toparlanabilecek kadar zarar görmez, dağılıp gitmez!

Dünkü yazımda getirdiğim 4. Dönem başlığına bir kez daha vurgu yapmak isterim. Yeni meclis yapısında Türkiye, daha milletvekili yeminlerinde kavgaya başlamak yerine, “normalleştirme dönemi”ne hızla geçmek ve bu konuda zaman kaybetmemek durumunda.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.