1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Takke Giymek Rezillikse
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Takke Giymek Rezillikse

A+A-

Gecenin ilerleyen -daha doğrusu sabahın ilk saatlerinde - doğum yapmak üzere “Aaaaah” diye bağıran  hastamın inleme sesine sabah ezanı karıştı birden, “Allaaaaa….”

Kadın susacak gibi olduysa da acısından susamadı…

Kısa bir andı bu anlattığım…

—Doktor bey biliyor musun meydanı genişletmek için bu hastaneyi yıkacaklar.

—Öyle mi ebe hanım?

—Evet çünkü belediye halka daha çok yeşili olan bir meydan sözü vermiş.. 

—Camiyi yıksaydı ya badem bıyıklı belediye başkanı.

—Allah’ın evi hiç yıkılır mı doktor bey?

—Biz yıkmıştık…

-???

O anda Baf geldi aklıma.

Baf’taki çatışmalar.

Bombalar.

Otomatik silah sesleri.

Ağlamalar.

Biz de doğduğumuzda diğerleri kadar saftık.

Bizim de ne bir suçumuz ne de günahımız vardı.

Ancak öyle bir ortama doğurmuştu ki bizleri analarımız.

Hem “Aaaah” sesleri vardı gökyüzüne doğru yükselen, hem Ezan-Çan sesleri, hem de yukarıda saydığım öldürmeye yönelik şiddet gürültüleri.

İşte bu gürültüler arasına bir ses daha karışmıştı, mücahitlerin (Allah adına, din adına savaşan askerler) bombalayıp uçurdukları minarenin çatırdama sesi.

Oysa ki Baf’a ne de güzellik katıyordu o yıkılan Aşağı Cami.

Ersin Tatar çıktığı programda yaptıkları icraatlardan bahsediyordu.

Ne söyleyeceğini bildiğim için dinlemeye niyetim yoktu ki ağzında Arif Albayrak adı döküldü.

Dinledim.

“Çok ayıp etti” diyordu Tatar…

Yakıştırmamış doktor milletvekiline, koskoca, saygın KKTC meclisini dünyaya takke takarak, tespih çekerek rezil etmesine.

Yakıştırmamış Albayrak’a Tatar, meclis kürsüsünden gidilen istikametin Kıbrıslılara uymadığını söylemesine…

Ve Tatar o programda adeta Albayrak’ı hedef gösterir gibiydi dincilere.

Albayrak’ın babası hocaydı.

Albayrak hem dine, hem de dine bağlı insanlara saygılı.

Halbuki….

Albayrak AKP emirleri doğrultusundaki UBP’nin Kıbrıs’ın kuzeyinin dine doğru kaydırılıp kültürünün saptırılmasına ve sonunda çağdışı görünüme dönüşmesine dikkat çekmek için tespih çekmiştir.

Albayrak, kişi başına bir cami yapılmasın, ileride takke, türban ve çarşaf zorunluluğu getirilmesin diye takmıştır takke.

Emirler karşısında suskun çaresiz ve de kul olmuş UBP iktidarı karşısında o konuşmayacak da kim konuşacaktı.

Söylediği söze bak… Albayrak KKTC’yi dünyaya rezil etmiş.

Oysa ki Kıbrıslıları dünyaya rezil edecek olanlar dini kullanarak şirin görünmeye çalışan kendileri.

-Bak ebe hanım…

-Buyur doktor bey.

-Badem, halkına şirin görünmek ve iş yaptım demek istiyorsa önce meydandan daha fazla yer kaplayan camiyi yıkıp iki sokak ötedeki boşluğa yenisini yapmalı.

Böylece hem dini bütünler ibadetlerini daha mütevazı bir yerde sessizce yerine getirirler hem alan daha yeşil bir görünüme kavuşur hem de insanların sağlığı için önemli merkez yine insanlar için ayakta kalır..

Olmaz mı?

-???

Anlamasını beklemiyordum ki cevap vermemesine şaşayım.

Hastaneden çıktığımda koca camiden beş on kadar takkeli tespihli dini bütün dağılıyordu…

Gün ağarmış yeni bir gün daha tarihin sayfalarına doğru yola çıkmıştı.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.