1. YAZARLAR

  2. Gökhan Altıner

  3. Talat: "Küçük, Eroğlu'ndan hayır beklemesin"
Gökhan Altıner

Gökhan Altıner

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Talat: "Küçük, Eroğlu'ndan hayır beklemesin"

A+A-

İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile uzun soluklu bir sohbet yaptık.

Neredeyse her konuyu konuştuk desem yeridir.

CTP’ye geri dönüşünün olmamasından tutunda, Kıbrıs konusunda gerekli ilerlemenin sağlanamamasına kadar herşeyi konuştuk.

Cumhurbaşkanı Eroğlu’na bu kadar yükleneceğini de tahmin etmezdim doğrusu.

“MÜZAKERELERDE EROĞLU YOK”

“Müzakerelerde Eroğlu yok, her yerde özel temsilcisi var” diye konuşan Talat tüm toplantılara özel temsilcinin mutlaka katıldığını hatırlatarak, “Belki ilgisizlikle ilgilidir” dedi.

Özersay’ın bu durumdan bunalmasının mümkün olduğunu da  ifade eden Talat, “İşin bir de siyasi sorumluluğu var.

Cumhurbaşkanı’ndan da onaylarını alıyordur ancak onaydan onaya fark var.

Tartışarak onaylamak var, ‘Türkiye tamam dedi’ diye onay var.

Özel temsilcinin omuzlarına çok ağır bir yük var” ifadelerini kullandı.

“BAŞBAKAN KÜÇÜK, EROĞLU’NDAN UMUDUNU KESSİN. ONDAN HAYIRLI BİRŞEY GELMEZ”

Başbakan İrsen Küçük’ün daha girişimci ve aktif olması gerektiğini kaydeden Talat, Küçük’ün Eroğlu’ndan umudunu kesmesi gerektiğini savundu. “Ondan hayırlı birşey gelmez.

Seçilsin diye KTHY’yi batırdı.

Bilmeden değil, bilerek” diyen Talat, kurumun zarar edebileceğini ancak halen yaşayan ve zarar eden bir kurumun çeşitli yollarla kurtarılabileceğini vurguladı.

Talat, “Hayıf, ölenedir. Öldürmemek lazım. Öldüren Eroğlu’dur. Benden sonrası tufan dedi. Hükümet ondan birşey beklememeli” diye konuşarak, yapılması gerekenin hükümetin siyasi partiler, ekonomistler, sendikalar ve iş çevrelerinin tümüyle çalışması olduğunu vurguladı.

“ÇİÇEK’İN İFADELERİ İŞİ BOZDU”

Mitingin Türkiye karşıtı olmadığını ısrarla söylediğini belirten Talat, mitingin ‘Türkiye’den gelen bazı şeylere’ tepki gösterse de Türkiye karşıtlığı içermediğini kaydetti.

“Türkiye’nin bazı hareketlerine tepki var. Miting, ‘kendi kendimizi yönetmek istiyoruz’ demektir. Daha geniş çerçevede yorumlarsanız aslında Rumlara da yanıttır” diyen Talat, bu nedenle kendisinin Ankara’ya gidip gerginliğin daha fazla sürmemesi için girişim yaptığını, ancak sonrasında Cemil Çiçek’in ifadelerinin işi bozduğunu belirtti.

“BU ŞARTLAR ALTINDA MİSYON ÜSTLENEMEM... TÜRKİYE İLE KAVGA ETME LÜKSÜMÜZ YOK”

Talat, şöyle devam etti:

“Herhalde artık benim böyle bir misyonum olamayacağını anladım. Ben, bu şartlar altında böyle bir misyon üstlenemem. Ama Türkiye ile kavga etme lüksümüz yok. Türkiye ile sorunlarımızı çözmeliyiz. Türkiye ile ilişkilerimiz iki nedenle kritiktir: Birincisi kardeşlik ilişkisi. Kültürel bağlar var, etnik bağlar var. Eroğlu ve bağlı çevrelerin ifade ettiği ‘etle tırnak’ meselesi. İkincisi ise bizim Kıbrıslı Türkler olarak Türkiye gibi devasa bir gücün desteğine ihtiyacımız olduğudur. Bu iki temel neden; bzim Türkiye ile kavga etme lüksümüzün olmadığını gösteriyor”.

“ ‘TÜRKİYE İSTİYOR’ DİYEREK SENDİKALARI, ÖRGÜTLERİ KIŞKIRTIYORLAR... TEPKİLERİN HANGİ NOKTAYA YÖNELECEĞİNİ ŞU ANDA BİLEMEYİZ”

Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun ‘geleneksel olarak kendi davranışının nasıl olduğunu kendisinin bildiğini’ söyleyen Talat, “ ‘Birçok protokol yaptım ama uygulamadım. Çünkü Türkiye bana vermek zorundadır’ mantığı var. Dün Tahsin Ertuğruloğlu’nun mülakatında da bu yer alıyıor. ‘Türkiye mecburdur, bize para vermek zorundadır, biz evet diyeceğiz, yapmayacağız, onlar da para verecek’ diyor. Bunu başkalarına da söyledi. Bazı emekli derneklerine ‘Biz buna yasal olarak mecburuz, siz Anayasa Mahkemesi’ne başvurup iptal ettirin’ dedi.  Öyle de oldu. ‘Kabahat benim değil, ne yapayım Türkiye İstiyor’ diyip işin içinden çıkmak ve eleştirileri karşı tarafa yönlendirmek Sn. Eroğlu’nun geleneğidir. Onu yapıyor. Fısıltı gazetesi ile ‘Türkiye bunu istiyor’ deniyor.

Bu eylemler o yüzden bu kadar büyüdü. Ama Türkiye niye istiyor? Sen pazarlık yapıp imzaladın. İmzaladığına uyacaksın. İmzaladınsa ve uygulanamazsa sorumluluğu yüklenip çıkıp, “Ey halkım hata yaptım, Türkiye ile yeniden oturup görüşeceğim” demelisin. Ama bunu da yapmıyorlar. ‘Türkiye istiyor’ diyip sendikaları, örgütleri kışkırtıyorlar. Bunda da başarılı oluyorlar.

Eylemlerde hükümet hedefte değildi, Cumhurbaşkanı hiç değildir. Ama bu paketi o imzaladı. Sn. Küçük paketi kuıcağında buldu. Küçük de reddedemez. Eski Başbakan imzaladı ve devamlılık var. Eroğlu Başbakanlıktan azledilseydi tamam ama Cumhurbaşkanı seçilerek daha muteber oldu.  Kaos doğar ve ben bundan korkuyorum. Tepkilerin hangi noktaya yöneleceğini şu anda bilemeyiz”.

***

ŞANLIDAĞ İSTİFA İÇİN ÖRP GENEL MERKEZİ’NE GİTTİ AMA PARTİ’Yİ  KAPALI BULDU

ÖRP’nin son zamanlarda koalisyona girecek şeklinde söylentilere adı karışsa da, ayakta durma çalışan partilerden biri olduğunu biliyoruz.

Her parti gibi ÖRP’nin de kendi içinde zorlukları var.

ÖRP’nin eski Bakanlarından Ekonomi ve Turizm eski Bakanı Sn Erdoğan Şanlıdağ’ın uzunca bir süreden beridir Parti ile arasının açık olduğunu biliyoruz.

Şanlıdağ geçtiğimiz gün yazılı istifasını vermek için ÖRP Genel Merkezi’ne gitti ancak kapıyı uzun uzun çalmasına karşın kapıyı kimse açmadı.

Şanlıdağ partinin mesai saatleri içerisinde kapalı olmasına şaşırarak istifa mektubunu sunamayarak, Genel Merkez’den ayrıldı.

Ne kadar ilginç bir durum koskoca partinin Genel Merkezi nasıl kapalı olur diye insanın sorası geliyor.

ERSAN SANER ATAK ÜSTÜNE ATAK YAPIYOR

Ulaştırma Bakanı Ersan Saner şu sıralar bir yerlerden aldığı rüzgarla iyi işler çıkarıyor.

Onur Air ile Sky Air havayollarının KKTC ile Türkiye arasında oldukça uygun fiyata uçuş yapması yönünde imzalanan protokoller neticesinde diğer havayolları paniğe kapıldı.

Evvala Ersan beyi kutlamak lazım.

Sn Bakan ağı ağır işleri yoluna koymaya başladı.

Artık diğer hava yollarının bize pahalı bilet satmasından kurtulacağız.

Onur ile Sky daha ucuza uçacaklar.

Ersan bey bir de yeni hava yoluna eski KTHY çalışanlarının istihdam edilmesini sağlarsa, karizmayı kurtarmış olacak.

Kolay gelsin Ersan bey.

TAYLAN KAV BÜYÜK ÜSTADIMIZDIR

AS TV Sahibi Metin Şadi’ye dün bir espri yapayım dedim anlaşılan yanlış anlaşılmış.

Neyse Metin beye uğrayıp bir kahvesini içeceğim bugün yarın.

Bu arada programcılar açısından daha da zenginleşir umarım AS TV.

Ama daha da önemlisi akşamları pek televizyon izleme fırsatı bulamıyorum ve canım gibi sevdiğim Taylan Kav’ın AS TV’de program yaptığını sadece bir kez denk geldiğim için hatırlayamadım.

Bunun için kendisinden on birn kez özür dilerim.

Taylan Kav’ın benim üzerimde emeği çok büyüktür.

Programcılık hayatımda bir İsmet Özgüren’den bir de Taylan Kav’dan çok şey öğrendim.

Bu nedenle sakın Ustam kendisine saygısızlık yaptığımı sanmasın.

Benim canımdır…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.