1. YAZARLAR

  2. Şener Levent

  3. Talat'ın yapacak başka işi mi yok?
Şener Levent

Şener Levent

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Talat'ın yapacak başka işi mi yok?

A+A-

Yazı yazarken içeriye iki kibar sivil polisin ellerinde
dosyayla girdiğini görünce, yine ne yaptık diye merak
ettim...
Bu gazeteyi çıkardık çıkaralı polis hiç eksik olmadı
binamızdan...
O kadar gelip gittiler ki, biz onlara alıştık, onlar da
bize...
Gelmeseler sanki bir eksiklik olur hayatımızda...
Ancak şu anda açılmış hiçbir ceza davası yok
hakkımızda...
Son dava Yaşar Büyükanıt davasıydı...
İki yıldan fazla sürdü...
Beraat ettik...
Savcılık istinafa gitti...
Ordan da beraat çıktı...
***
Ceza davamız yok ama hukuk davalarımız var...
Üç dava...
Davacılarımız Mehmet Çangar, Ahmet Uzun ve
Başaran Düzgün...
Haziran'ı mahkemeye ayırdık...
6 ve 13 Haziran'da Çangar...
9 Haziran'da Uzun...
Ve 22 Haziran'da da Düzgün var...
Bir zamanlar ajanda tutardım davalar için...
Çok sık mahkemedeydik çünkü...
şimdilerde buna gerek yok...
Aklımda da tutarım bunları...
***
Polisler niçin gelmiş meğer bilir misiniz?
Gazetemizde yayınlanmış olan bir belge için...
Altında Rauf Denktaş'ın imzası olan 25 Haziran 2002
tarihli bir yazı...
Biz bu belgeyi 17 Nisan 2009 tarihli gazetemizin
baş sayfasında yayınladık...
İçeriği özetle şuydu:
2002 Haziran'ında Mehmet Ali Talat ile Ferdi Sabit
Soyer Rauf Denktaş'ı ziyaret etmişler...
Ve bu ziyarette de, "KTÖS'ta rejim tarafından
istenmeyen sendika liderini değiştirdiklerini ve onun
yerine halim selim birini koyduklarını" söylemişler
Denktaş'a...
Denktaş'ın güvenini kazanmak istemişler böylelikle...
O sırada 'istenmeyen' KTÖS lideri, "Ankara, ne
paranı, ne paketini, ne memurlarını istemiyoruz" diyen
Varol Öztuğ idi...
Yayınladığımız belge Denktaş'ın bu ziyaretle ilgili
olarak zamanın ıçişleri Bakanı ılkay Kamil'e yazdığı
bir yazıydı...
Talat ile Soyer'in kendisine söylediklerini Kamil'e
aktarıyordu...
Polisin benden almak istediği ifade bu belgeyle
ilgiliydi işte...
Ama şikayet konusu olan ben değildim nedense...
Arkadaşımız Ülker Fahri'ydi...
Ve şikayetçi olan da Mehmet Ali Talat'tı...
Neden mi?
Anlatayım onu da...
***
Bizim iki yıl önce gazetemizin baş sayfasında manşet
olarak yayınladığımız bu belgeyi geçtiğimiz aylarda
Ülker Fahri de kullandı kendi köşe yazısında...
Ve Talat sanki ilk kez görmüş gibi şikayetçi oldu
bundan...
Polise başvurdu...
şikayeti de ne bilir misiniz?
Ona göre bu belge cumhurbaşkanlığı arşivinden
çalınmış!..
Doğrusunu isterseniz, dayanamadım, gülmeye
başladım...
Meğer Talat Köşklüçiftlik'te kendisine tahsis edilen
o ofiste bakın ne işlerle uğraşıyormuş...
Nelerin peşinde...
Yapacak başka bir işi mi yok acaba?
Avaracılıktan mı?
***
Bu topluma izah etmedi hala...
Neden Denktaş'a gidip 'KTÖS'ün istenmeyen liderini
değiştirdik' diyerek övündüğünü...
Bir rejim muhalifi sendikacıyı arkadan hançerleyerek
neden Denktaş'ın gözüne girmek istediğini...
Topluma bunların hesabını vereceğine,
cumhurbaşkanlığından belge çalındı diyerek hırsız
arıyor!
Ama neden Ülker Fahri'den şikayetçi olmuş?
İlk ben yayınladım bu belgeyi...
İki yıl önce hem de...
Bana sorması gerekmez mi?
***
Kaynağımı soruyor polis...
Bir usül sorusu bu herhalde...
Söylemeyeceğimi bilmez mi?
Hangi gazeteci kaynağını ele verir ki?
Hem bu belge bir devlet sırrı değil!..
Güvenliğimizi tehdit eden bir durum yok...
Altında da Denktaş'ın imzası var üstelik...
Çok komik bir şey geliyor ansızın aklıma...
Denktaş sızdırdı mı desem acaba?
İnanırlar mı?
Ancak hiç de niyetim yok Denktaş'a bu fenalığı
yapmaya...
Hele de bu durumda...
Görmediniz mi...
"Bir daha kalkamayabilirim, devlete iyi bakın" diyor...
Merak etmesin...
Ben bakarım...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.