1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Talep etmeliyiz
Talep etmeliyiz

Talep etmeliyiz

Kuzey Kıbrıs’taki ekonomik sektör temsilcileri, Maraş’a karşılık serbest ticaret ve Ercan’a doğrudan uçuş konusunda anlaşma sağlanmasına destek veriyor.

A+A-

Remzi SAMAR- Çiğdem AYDIN

Diyalog’a konuşan Kuzey Kıbrıs’taki ekonomik örgütlerin yetkilileri, Maraş kentinin Birleşmiş Milletler gözetiminde açılmasına karşılık olarak Ercan Havaalanı’na doğrudan uçuşların ve serbest ticaretin başlamasına destek veriyor.

Uçuşların başlaması ve ticaretin önündeki engellerin kaldırılması halinde, Kuzey Kıbrıs’ın ekonomik açıdan hızlı bir şekilde kalkınabileceğini belirten örgüt temsilcileri, Türk tarafının bu konuda proje üretip, Rum tarafı ile müzakere yapmasını öneriyor.

Züğürt:  Yerinde bir karar olur 

Kıbrıs Türk İşadamları Konseyi (KTİAK) Başkanı İlker Züğürt, Ercan Havalimanı’na doğrudan uçuşların başlaması halinde Maraş’ın geri verilmesine sıcak baktıklarını söyledi. Züğürt şöyle dedi:

“Sayın Akıncı bunu daha önce vermiş olduğu beyanatlarda bu konuya sıkça değindi. Esasında Kıbrıs’ta bir çözülme bir açılım dönemi olması lazım… Kapalı Maraş bölgesinin bizim kontrolümüzde açılması ve onun karşılığında Rum tarafının da hem Mağusa Limanı’nın hem de Ercan Havaalanı’nın sivil ulaşıma açılması… Bu son derece Kıbrıs Türkü için yerinde bir karar olur. Ama Sayın Akıncı’nın böyle güzel bir teklifi Rum tarafının olumlu karşılayacağına ben şüphe ile bakıyorum. Rum tarafından bu konuda olumlu bir tepki maalesef olmayacak diye düşünüyorum. Rum tarafını n gayesi görüşmeleri olabildiğince uzatmak ve en zor durumumuzda bize uluslaraarası baskıları artırarak kazanımlar elde etmektir. Bilmiyorum ama Akıncı’nın daha önce politikalarındaki farklılığı Rumlar görür bunlara aklıselim yaklaşarak bu barış elini görür ve tutarlar.  Son derece mantıklı ve olumlu bir yaklaşım olur.”

“Türkiye’nin garantörlüğü olmazsa olmazdır”

Bizim olmazsa olmazlarımız var. Bunlardan bir tanesi Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğü… İkincisi siyasi açıdan eşit olmamız. Üçüncüsü ise federal bir çatı altında birleşmemiz. Eğer Rum tarafı Türkiye’nin garantörlüğünü içermeyen yaklaşımla bize gelirse bence esas tehlike orada olur. Şu anda Kıbrıs Türkü bu ortamda Türkiye güvenmesi için hiçbir neden yok. Önce Kıbrıs Türkü’ne güven sağlayacak, Kıbrıs Türkü ile bu ada üzerinde yaşayabileceklerini göstermeleri gerekir ki Kıbrıs Türkü de kendilerine güvenebilsin… Güven ortamı sağlanmadan Türkiye’nin etkin ve fiili garantisini ortadan kaldırmasına ben sıcak bakmıyorum.

Toros: Sadece Ercan olmaz

Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO) Başkanı Fikri Toros, Maraş’a karşılık sadece Ercan konusundaki bir uzlaşının yeterli olmayacağını belirterek, serbest ticaretin önemine dikkat çekti.  Toros şöyle dedi:

“Güven Yaratıcı Önlemler Kapsamlı çözüm çerçevesinde her iki toplumu da federal çözüme motive edecek şekilde olmalıdır. Eğer karşılıklı  Güven Artırıcı Önlemler söz konusu ise bizlerin Maraşın açılımından kazancımız da Rumların kazanımıyla eşdeğerde olmalıdır. Limanların trafiğe açılması ve yasallaşmasıyla mümkündür doğrudan ticaret tüzüğünün önündeki engellerin kaldırılması gözetilmelidir.” 

Soru: Ercan ve Limanlar nasıl bir uygulama ile açılmalı? 

“Hangi statüde açılacağı hiç konuşulmadı... 1992 yılında dönemin Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Butros Gali fikirler dizisinde Maraş konusu da vardı ve burada Maraş karşılığında Lefkoşa Uluslararası havaalanının da Ercan ve Limanlarla birlikte açılması vardı. Orada diyordu ki Kuzeyde açılacak “Port of Cyprus” (Kıbrıs’ın Limanı) statüsü önemlidir. Yani Kuzey Kıbrıs’ın değil, “ Kıbrıs’ın Limanı “ statüsünde açılacak deniliyor, o günden bu yana Kuzeyde açılacak bir Limanın hangi statüde açılacağı hiç konuşulmadı ve hiç gündeme gelmedi. Kişisel görüşüm bu yöntem olabilir.” 

Tunalı: Bütünlüklü çözüm daha önemli

Genç İşadamları Derneği (GİAD) Başkanı Ceyhun Tunalı da konuyla ilgili olarak Diyalog’a yaptığı açıklamada şöyle dedi:

“Biz daha çok bu konunun bütünlüklü çözüm olarak masadayken konuşulmasının pek taraftarı değiliz. Eğer masada bir çözüm yok ise gelecekte uzun bir süre zarfında olacak ise evet güven yaratıcı önlemler içerisinde Maraş’ı da konuşabiliriz. Maraş açılırken eski yerleşiklerine haklar verilirken aynı zamanda Ercan Havaalanı uçuşlara açılması memnuniyet verici olur ama bunlar hep dilekte kalıyor. Maraş’ı verip Ercan’ı direk uçuşlara açmanın olabileceğini pek düşünmüyoruz. Belki Maraş’ı verip Mağusa gümrüğünün AB kontrolünde açılması gibi bir konu olabilir ki doğrudan ticareti tetikleyen bir harekettir. Bunun daha çok doğru kriterler üzerine oturabilecek bir konu olduğunu düşünüyorum. Rum tarafının kesinlikle Ercan’ı direkt uçuşlara açabileceğini düşünmüyorum. Bu söylemlere de katılmıyorum.

ABD’nin rolü önemli

Keşke ortam daha müsait olsaydı da Kıbrıs Türk ve Rum tarafı kendisi arasındaki bu tip olayları daha rahat konuşup masa etrafında çözebilselerdi. Ama unutulmaması gereken bir nokta vardır. Buradaki çözüm süreci bir tek Kıbrıslı Rumlar ve Türler tarafından sağlanmayacaktır. Burada ABD’nin atacağı adımlar vardır. İngiltere, Yunanistan ve Türkiye’nin garantör olarak hakları vardır. Bunların da dışında çevre ülkelerinde ada üzerinde istek ve arzuları vardır o nedenle şu andaki Cumhurbaşkanı seçilen Akıncı’nın söylemleri tabii ki gönlümüzden geçenlerdi ama dış koşulları da çok iyi değerlendirilmesi gerekir. O nedenle de tek taraflı bir açılımın yine Kıbrıslı Türkler üzerinde bırakmış olduğu ne yazık ki güven kaybının yine tek taraflı açılımlarla pek sağlanamayacağını düşünüyorum.” 

Tulga: Ercan’a sıcak bakarız

Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkârlar Odası (KTEZO) Genel Koordinatörü Hürrem Tulga ise yaptığı açıklamada, “Eğer hakikaten taraflar odaklanıyorsa çözüme; samimiyet atılacak adımlardan geçer. Dolayısıyla Ercan’ın uçuşlara açılması karşılığında Maraş’ın geri verilmesine biz olumlu bakıyoruz” dedi.

Tulga şunları kaydetti:

“Ancak Merkezi bir ortaklığı oluşturacak olan taraflar eğer adım atamıyorsa bunun inandırıcılığı kalmaz. Bu noktada bütün toplumlara görevler düşer. Ama bu arada güven yaratıcı önlemler çerçevesinde direk uçuşlar ve limanlar Maraş gibi konular gündeme gelirse ekonomide de büyük bir dinamizm 2003’lerde olduğu gibi başlar. İnsanların yaşamaya her geçen gün takati azalıyor. Her gün alanımız daralıyor. Buz sadece kuzeyde değil güneyde de aynı sorunlar yaşanmaya başladı. Herkes aklını başına toplasın.”

Tolun: Kazanımlara bakmak lazım

Kıbrıs Türk Seyahat Acenteleri Birliği (KITSAB) Başkanı Orhan Tolun da konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları aktardı: 

“Şu ana kadar olan görüşleri hep bütünlüklü çözüm perspektifinde yapılmıştı fakat bugün daha farklı demeçler veriliyor. Bugüne kadar hep Türk tarafının Rumlar karşısında daha fazla toprak sahibi olduğu yüzde 29’du toprak ve biz yüzde 36’ya kadar aldık Rumlar da hükümeti aldılar. Bu kapsamda bakacak olursak güç dengelerinin muhakkak korunması gerekiyor acele edilmeden bir toprak kaybı yaşayacaksak kazanımımız da ona göre olmalı. Yani biz BM gözetiminde Maraş’ı açacaksak eğer karşılığında da Ercan ve Limanların açılarak ambargoların da eş zamanlı kaldırılmasını uluslararası hukukun da bu kararı tanıdığı bir Güven Artırıcı Önlemler Paketine koymamız lazım. Aksi halde Limanları ve Ercan’ı açarız ama İthalat, İhracat yapamayız bir kazanım olmaz. Denge kazanımlarda önemlidir dengesiz bir taviz kabul edilmemelidir iyi niyet ve güven artırıcı önemler tavize değil her iki toplumun da kazanımlarının eşit olacağı ve gerçekten barışa katkı sağlayabileceği önlemler olmalı.” 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.