Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Tank…

A+A-

Tankçı geldi.

“Efsane” dediler adına.

Dağlara çıktı.

1974 yılında kullandığı tankı buldu…

KKTC ve TC bayrakları önünde konuştu.

“Gerekirse, bir daha gelirim, bir daha kullanırım” dedi.

Gitti.

Tank işte.

Su tankı değil bu.

Lambasuyu tankı, hatta sarnıç…

Hiç değil.

Bu tank iki paleti olan bir araç...

Önünde upuzun top, yanlarda otomatik silahlar, içinde bolca cephanesi olan tank.

Çelik gövdeli…

Genelde bir sürücü, birkaç personeli mevcut…

Motorları çalıştı mı gürültüden yaklaşamazsınız yanına.

Korkutur.

Ne tarla, ne dağ, ne bayır dinler.

Hedefe kilitlenir.

Ve kusar.

Ölümdür kustuğu.

Sene 1964 idi…

Meşhur Baf’ın bandabuliya olaylar.

Ve sonrasında yaşanalar.

Ne kötüydü o günler.

Oturduğumuz evden duyardık o sesi.

Gürültüyle çalışan bir motor…

Yaklaşıyordu.

Aramız neydi ki?

Bilemedin beş yüz metre.

Gür, gür, gür…

Ha şimdi geldi, ha birazdan.

Ne tank bilirdik, ne top

Hepsi yavaş yavaş giriyordu beyinlerimize.

Birkaç kişi biliyordu ama.

Tank nedir, tankın zayıf noktası neresi…

Tam bizim mahalleye girecekken, bilenler atladılar.

Ve paletlerini patlattılar.

Sekko gitti tank.

Bir daha yerinde kalkamadı.

O kalkamadı ama çıkarttığı gürültü hala beynimde duruyor.

Korkunçtu…

Bugün iş makinesi dedikleri o şirolar var.

Bir de toprağı kazan, betonu taşıyan kocamam aletler.

Çoğu savaş tankı gibi paletli ve çelik gövdeli…

Cephaneleri yok.

Topları da…

Ama onlar daha beterler…

Bir tarafa savaş tankını koy, bir tarafa da şiroyu.

Birisi ölüm kusar diğeri ölüme zemin hazırlar…

Biri betonla birlikte insanı götürür.

Diğeri insanın çevreden kopuk hapsolacağı betonu getirir.

Konu dağılmasın.

Tankçı 40 yıl aradan sonra bulundu, getirildi.

Dağlara tırmandırdılar adamı.

İki bayrağın önüne koydular.

Bir da tankı gösterdiler.

Tankçı konuştu.

“Gerekirse, bir daha gelirim, bir daha kullanırım”…

Ne diyebilirsiniz?

Onun gibi onlarca tankın geldiği günden günümüze kırk yıldan fazla zaman geçti…

Savaşın izleri hala bazı duvarlarda duruyor.

O tank şimdi dağlardaki mezarında duruyor.

Ama o tankın açtığı gedikten içeriye zamane tankları girdi…

Ne demeli bilmem.

Başı pislikten kurtulmayacak adamın başına ya kuş pisler ya da…

Bizde tanktan...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.