1. YAZARLAR

  2. Ferhat Atik

  3. Tanrı misafiri (!)
Ferhat Atik

Ferhat Atik

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Tanrı misafiri (!)

A+A-

İnsanların “devlet” için yaşadığına inanılan ve bu tema ekseninde; yasama, yürütme ve yargı silsilesinin hukuğunu oluşturan düşüncenin hakim olduğu ülkelerde yaşamanın bir bedeli vardır.

Sakın vatan, millet, sakarya hamasetinden bahsettiğimi sanmayın. Kanla, savaşla ödenenden bedelden de bahsetmiyorum.

İçine doğduğumuz coğrafyayı yurt bellemek zorunluluktur. Nerede yaşayacağımızı seçebiliriz ama nereli olduğumuzu seçemeyiz. İçine doğrduğumuz ülke, yaşamımızın sürecine, daha biz doğar doğmaz yerleşir. Ölene kadar da bizimle devam eder.

*

Lefkoşa’nın merkezi denebilecek bir bölgesinde, üst iki katı, kapısı hariç tamamlanmış boş inşaat olan üç katlı bir aile apartmanının zemin katında ailesi ile yaşayan delikanlı, bahçesinde ilk kez gördüğü genç kıza sorar: “Bir şey mi aradınız?”

Kız sert bir ifade ile cevap verir: “Sana ne?”

Delikanlı klasik Kıbrıs erkeği. Bu sert yanıta cevap vermez ve nazikçe evin önündeki arabasına binip oradan ayrılır. Kız da aynı anda yürüyerek ters yöne ilerler.

Kısa bir süre sonra aynı evin sakinleri birbirlerine, dolusunu bekleyen boş su damacanalarının kayıp olduğundan bahseder. Sorgularlar. Ama yanıtını bulamazlar. Damacanalarını da bulamazlar.

Takip eden haftasonu aile, delikanlı hariç başka bir ilçeye gider. Delikanlı ve arkadaşları mevcut evin önündeki bahçede uzun süre sohbet ederler, birşeyler içerler. Ayrılacakları zaman geldiğinde ise evin yarım inşaat olan en üst katında birilerinin olduğunu farkedip, evden el feneri alarak yukarıya çıkarlar. Onlar çıkarken birileri koşarak kaçmıştır.

Yukarıda ise bir süredir orada yaşandığını kanıtlayan, kıyafetler, derme çatma mutfak malzemeleri ve yatmaya yarayan döşek türü şeyler ve kayıp su damacanası bulunur.

Duvara asılı kıyafetlerden biri de, delikanlının birkaç gün evvel konuştuğu kıza aittir. Meğer süresini bilmedikleri bir zaman boyunca apartmanda “birlikte yaşamışlar”.

*

Tüm bunlar olup biterken önüne geçmek için alınacak önlemlere ve Türkiye’nin yeni döneminde, insan odaklı yörüngesinden örnek bile almamıza engel olmak isteyenlerin pusudaki güçlerle mücadele etmeyecek miyiz?

Hakikaten giriş cümlemde bahsettiğim türden düşünceye sahip alt yapıyla kurulan ülkelerde, yani insan odaklı devlet anlayışından uzak ve halkın devlet için varolduğu sanılan ülkelerde yaşamak için bir bedel ödemesini gerektirir. Hele de o ülkeden göç etmemek için direniyorsanız!

Ama sizce de bu kadarı da ödetilir mi?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.