1. YAZARLAR

  2. Özgün Kutalmış

  3. Tarihi gerçekler ve günümüz
Özgün Kutalmış

Özgün Kutalmış

Gündem Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

Tarihi gerçekler ve günümüz

A+A-

Yakın veya uzak tarihi geçmişe baktığımız zaman, hiçbir ulus, hatta kavmin bile masum olmadığını görürüz. Tarihin o günkü şartlarına göre, her ulus veya adına imparatorluk denen birçok ulustan oluşan devasa devletler de, kendi çıkarları için mutlaka insanlığa karşı suç işlemişlerdir. Zapt ettikleri veya kontrolları altına aldıkları diğer ulusların varlıklarını yağmalamaktan başka, onları her yıl vergi ödemeye de mahkûm etmişlerdir. Tarih boyunca bu sistem şekil değiştirse de, böyle süregelmiştir. Bugün de dünyamıza askeri ve ekonomik yönden egemen olan uluslar, diğer ulusların ensesinde adeta andrez oynamaktadırlar. Bu ülkeler diğer ulusları kendi çıkarları doğrultusunda bölüp parçalamakta, onların birleşip kendilerine karşı savaş vermelerini engellemektedirler. Bugün başta Ortadoğu olmak üzere, dünyanın pek çok yerinde uluslar veya ulusları oluşturan insanlar, bu egemenlerin çıkarları için birbirlerini boğazlamaktadırlar. Kendi insanlarının refahına harcayacakları paralarla egemenlerin silah fabrikatörlerini zengin etmektedirler. Onlar mazlum ulusların silaha akıttıkları paralarla semirir ve refah içinde yaşarlarken, mazlum ulusların halkları dünyada cehennemi yaşamaktadırlar.

                                          ***

Geçtiğimiz günlerde Katoliklerin baş popazı Papa Francis açıklama yaparak, 100 yıl önce Osmanlı topraklarında meydana gelen Ermeni katliamından Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ni sorumlu tutarak eleştirdi ve bunun soykırım olduğunu iddia etti. Geçtiğimiz hafta da AB Parlamentosu da oy çokluğu ile karar alarak 100 yıl önceki Ermeni katliamını soykırım olarak tanıdı. Bre gafiller. Sayenizde bugün Ortadoğu kan gölü. Afganistan, Pakistan, Somali, Nijerya, Kuzey Afrika, adeta savaş alanları. Sizin besleyip büyüttüğünüz, silahlandırdığınız terörisler oluk oluk kan akıtıyorlar. Yanıbaşınızdaki İsrail göz göre göre yurtlarını işgal ettiği Filistinlilere soykırım uyguluyor sizde tık yok. Daha doğrusu var da İsrail’i haklı gösteren, savunma hakkı gibi tıklar var. Demokrasi götüreceğinizi iddia ettiğiniz ülkelerin yasal hükümetlerini devirip kukla rejimler kurdunuz. On milyonun üzerinde insanı yurtlarından ederek, göçmen duruma düşürdünüz. Yurtlarından daha salim yerlere ve size sığınmaya gelenlerin köhne teknelerde Akdeniz’in sularında boğulmalarına seyirci kaldınız, kalıyorsunuz. Bugünkü bu gerçekler ışığında suçlu arayacağınıza, tarihin tozlu sayfalarını karıştırarak, size karşı ilk Kurtuluş ve Egemenlik savaşı veren, diğer uluslara örnek olan Türkiye’yi suçluyorsunuz. Tarihin uzak veya yakın tozlu sayfalarını karıştıracak olursak, Batı denen medeniyetin sicilinin hiç de temiz olmadığını göreceğiz. Orta çağda engizisyon mahkemeleri kuran Katolik Kilisesi değil miydi? Kızgın kerpetenler, çivili sandalyeler, parmakları sıkıştıran mengeneler ve ölüm askıları gibi işkence aletleri, dönemin Katolik Kilise’sinin vazgeçilmez işkence aletleriydi. Dünya yuvarlaktır diyen zamanın bilginlerini canlı canlı yaktıran Katolik Kilisesi değil miydi Baş Popaz Francis Efendi? Güneşi evrenin merkezi olan kabul eden görüşü savunan astronom Giordano Bruno’yı kazığa bağlayıp diri diri yakan senin katolik kilisen değil miydi? Ayni nedenle yargıladığın ancak Bruno gibi cesur olamadığı ve kilisenden özür dilediği için canını bağışladığınız ünlü astronom Galile’yi ev hapsine koyan da Katolik Kilisesi idi. Ya oluk oluk müslüman kanı akıtan haçlı seferlerine ne demeli. Ayni zamanlarda, Amerika’yı keşfeden İspanyol ve Portekizli denizcilerin yanında diğer Avrupa ülkelerinin vatandaşları Güney Amerika’daki İnka ve Maya medeniyetlerini sırf altınları için yok etmedi mi? Daha sonraları Kuzey Amerika’ya yerleşen Avrupalılar da Kızılderilileri yok etmediler mi? Yakın tarihimize baktığımız zaman, Belçika, Hollanda, Fransa gibi ülkelerin Afrika Kıtasında yaptıklarını unutmak mümkün mü? Ya İngiliz’in sömürgesi Hindistan’da tekstil dokuyup kendi sanayisine darbe vurmasın diye hintli kadınların ellerini bileklerinden kestirdiğini unuttuk mu? Bir kere Osmanlı Ulus devlet değildi. Dolayısı ile kendi tebası (yurttaşı) olan Ermenilere söykırım uygulaması mümkün değildi. Niye Ermeniler için bu kadar göz yaşı döken Fransa ve diğer AB ülkeleri o gününün tarihi ile yüzleşmek için ortak komisyon kurulup araştırma yapmasına karşı çıkıyorlar? Karşı çıkıyorlar, çünkü Ermenilerin zorunlu göçlerinin arkasında kendi parmaklarının olduğu ortaya çıkacaktır. Ancak ne olursa olsun, inanların topluca öldürülmesi kabul edilemezdir. Önce bugün dünyamızda akan kanı durduralım, sonra da tarihimizle yüzleşelim.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.