1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Tarihi yazan basınımız kendi tarihini yazamadı…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Tarihi yazan basınımız kendi tarihini yazamadı…

A+A-

Yazılı basının; siyasetiyle, ekonomisiyle, kültürüyle, sosyaliyle tüm toplumsal yaşanmışlıkların günlüğünü oluşturduğunun altını 11 Temmuz Basın Günü’nde bir kez daha çizmeliyim…
  

İşte o günlüklerle; manşetlerden sayfaların en ücra köşesindeki haberlere, yorumlardan fotoğraflara dek her satırda tarih yazılır…
  

Bir ülkenin eski gazete ciltleri izlenmeden o ülkenin tarihi ne öğrenilebilir, ne de yazılabilir… Gazete ciltleri tarihçilerin elindeki en zengin ve en doğru kaynaktır…
  

Basın işte böyle ülkelerin, toplumların, hatta dünyanın tarihini satır satır yazar ama, basının tarihinin yazılması da çok önemlidir…
  

Örneğin bizim ülkemizde de tarih yazan Kıbrıs Türk Basını’nın tarihi henüz yazılmamıştır… Çok hüzünlü bir paradoks bu!..
  

Ülkemizdeki üniversitelerin gazeteci yetiştiren bunca fakültesi var ama, bu fakültelerde Kıbrıs Türk Basını’nın tarihine dair neler okutulduğunu doğrusu merak etmekteyim…
    *      *      *
  

Kendisi Türkiye kökenli olduğu halde, merhum ağabeyimiz Cemalettin Ünlü önce TC Büyükelçiliği Basın Müşavirliği’nde, daha sonra da basınımızda uzun süre çalışmanın verdiği birikimle yıllar önce bu bağlamda bir kitap yazmıştı…
  

Ancak, aradan geçen süre içinde bu kitabın eksikleri de ortaya çıktı…
  

Kaldı ki, o kitaptan bu yana, medyaya dönüşen basınımızda, kayıt altına alınması gereken nice gelişmeler, nice muhteşem atılımlar olmuştur… Onların hepsi havada!..
  

11 Temmuz Basın Günü’müzün etkinliklerinde, basınımızın geçmişine ilişkin onur duyan herkesin bu eksikliği yüreğinde duymasını ve gerekenin bir an önce yapılabilmesi adına motivasyon vermesini dilerim…
  

Eğer elimizde yazılmış bir basın tarihi yoksa ne tür hatalara düşülebileceğini ve kaş yapma adına ne gözler çıkartılabileceğini Gazeteciler Birliği’nin başkanı sevgili Cenk Mutluyakalı’yla geçen yılın bugünlerinde yüz yüze konuştuğumu anımsıyorum…
  

Yazılı basın tarihimizin eksikliğinin altını hüzünle o da çizmişti…     
  

Gazeteciler Birliği Yönetim Kurulu’na düşen en önemli görevlerden biri de, eksikliği derinden duyulan Kıbrıs Türk Basın Tarihi’ni yazdırtmaktır… Ama bu bağlamda bir şeylerin yapıldığını pek göremiyorum.
      *      *     *
  

Geçen yıl, “Basın Günü” nedeniyle “Meslekte 40 yıl onur ödülü”ne layık görülen listede sadece 10 duayenimizin adı vardı… Oysa 40 yıldan da fazladır basınımızın çileli sürecinde emek veren bazı emektarlarımız kendi adlarından yoksun bu listeyi görünce aileleri ve kendilerini sevenleriyle birlikte burukluk yaşadılar!..
  

Dahası artık hayatta olmasalar bile basınımıza gerek habercilikte ve gerekse köşe yazarlığında silinmez damgasını vuran nice özverili insanımız var… Onlara duyulan vefanın mutlaka yansıtılması gerekir... 
  

Yanılgılara ve vefasızlıklara düşülmemesi açısından, ülkenin ve toplumun tarihini her gün her satırıyla yazmakta olan Kıbrıs Türk Basını’nın gerçek tarihinin yazılması bağlamında artık kolların sıvanması gerekmez mi?..
   

Yaşamda olan ve olmayan tüm basın emekçilerimiz için bugün en güzel duygularla doludur. 17 yaşımdan bu yana bu çilekeş camianın mensubu olmak, ömrümün en büyük onurudur. 

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.