1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Tarihin çemberi mi var?
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Tarihin çemberi mi var?

A+A-

Annan Planı’nı tartıştığımız günlerdi. TC Dışişleri Bakanlığı’nda, şahinlerin Kıbrıs’ta bir çözüme karşı oldukları, bir sır değildi. Bir tv tartışması esnasında, eski bir diplomata: “ Bir ülkede dışişleri bakanlığı, devletin dış sorunlarını ortadan kaldırmak üzere vardır. Cumhuriyet’ten beri Türkiye’nin hangi sorununu çözdünüz? Siz sadece sorun yaratıyorsunuz!” dediydim…

Atatürk’ün ölümü ile başlayan süreçte, Türkiye’de hükümet olanların çoğunluğu, “sorunu çözüp sorumluluğunu almaktansa, erteleyip, kendinden sonra gelenin kucağına atmak” gibi bir strateji izlemişlerdir. Dışişleri’nin bazı mensupları, tek başlarına değiller, ancak! Üst düzeyde bir memurdan da şöyle bir cümle işittiğimi paylaşmam lâzım: “ Siyasetçi, her şeyi çözmek ister! Seçimde çözdüm diyerek oy alacak! Oysa, ‘çözüm’ dediğiniz şey, yeni bir durumdur! O yeni durumun da kendi sorunları ortaya çıkacaktır! O yeni ortaya çıkacak sorunlarla, şimdi var olanlar arasında bir kıyas yaptığınız zaman, hangi durumun daha avantajlı olduğunu bilemezsiniz! ( Öngörü yeteneğiniz yoksa, ne işiniz var orada?) Çözünce siz ilk seçimi kazanırsınız ama eğer ikinci seçenekte daha fazla sorun varsa, ben terfii edemem! Bırakın, her şey olduğu gibi kalsın!”

Türkiye’nin bir başladı mı bir türlü bitmeyen Kıbrıs, Ege, Kürt Sorunları değil yalnız; örneğin Türk Lirası’nın konvertabıl olmasından tutun da ülkenin dışarıdan muz alabilmesine kadar, bin türlü meselesinin nedeni, bu kafa yapısıydı! Nitekim, konvertebiliteye, elli yıllık tartışmadan sonra geçilmiş ve o zaman 70 cent’e muhtaç olduğu başbakanın ağzından açıklanan ülke, şimdi 200 milyar dolar rezervi olduğunu açıklayıp, sağa sola 5’er beşer dağıtma hovardalığı aşamasına gelmiştir!

Trakya’da, Bulgaristan’dan elektrik alınmasını kutlayan zamanın başbakanının şu cümlesi dönemin yaklaşım biçimini açıklar: “ Bulgaristan’dan elektrik geliyor! Binaenaleyh, kışları Bulgarlar bize elektrik satacak, yazları biz Bulgarlardan elektrik alacağız. Hayırlı olsun…”HHhH “HHHHHHHHHHhHHHH”

Son günlerde gene Türkiye’de yer yerinden oynuyor! MİT müsteşarı Hakan Fidan, Abdullah Öcalan’la görüşüyormuş! Dünyada, hiçbir zaman düzenli ordunun; gerilla taktikleri ile savaşan bir güçle başa çıkabildiği, hatırlanmıyor! İspanya Bask bölgesinde, Britanya Kuzey İrlanda’da, ABD Vietnam’da başa çıkamadılar! Türkiye’de de otuz beş yılı buldu, silahla başa çıkılamıyor! Kendi vatandaşlarınızla vuruşup; otuz bin ölüyü yüz otuz bine mi çıkarmak evlâdır; yoksa bu işi barışçı yollardan çözmek üzere girişimler aramak mı? Tarihte Persler bile adamların bu vurup dağa kaçmak taktiğini aşamamıştı! Koskoca Roma İmparatorluğu, bölgeye hiç sardırmadı… Büyük İskender, geldi, geçti… Durmadı bile oralarda… Osmanlı da Yavuz Sultan Selim döneminde, bunlara bir tür yerel özerklik verdiği için, egemenliği altına alabilmişti… Toprak mülkiyeti düzeni, iç hukukları, v.s. tamamıyla özerkti! Malikane Sistemi sadece Bosna’da ve Kürdistan’da vardı örneğin… Adeta “yarı-bağımsız” beyler, halktan devletin istediği vergiyi ve askeri toplayıp gönderdiği sürece, kimse bunlara karışmıyordu! Doğu Anadolu’daki “Ağalık düzeni”nin kökeni budur…

Zaten bu niza da o düzenin ortadan kaldırılması üzerine başladı! Bakın Dersin olaylarının asıl temeline, bunu bulacaksınız! Şimdi,” Osmanlı’ya mı dönelim?” diyecek olanlar olduğunu biliyorum… Hayır! Türkiye onun da ötesine geçmeli, kendi vatandaşlarını ikna etmenin yolunu bulmalıdır! Tarih, çemberler halinde “tekerrür” etmez! Spiraller şeklinde yükselir ve ilerler…

Bence konuşsunlar… Kürt Sorunu biterse, sıra bize de gelir…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.