1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Tarihin konuşulmayan yüz
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Tarihin konuşulmayan yüz

A+A-

Kendisi bir İstanbul Rumu olan ünlü yazar Stefanos Yerasimos, bir eserinde der ki :” Bizans tam da tarih sahnesinden çekilmek üzere iken, doğudan gelen Türkler’in dinamizmini kendi bünyesine çekerek, altı yüzyıl daha yaşadı”...

Gerçekten de daha kuruluş aşamasında, Osman Bey’in yanı başındaki isimler arasında Kösefos Mihailis’i, hemen ardından ise Evrenos Bey’i gördüğümüz Osmanoğulları devletinin tarihi boyunca,1821’e gelene değin, Rumlar ile Türkler arasında önemli bir çatışma yaşandığı söylenemez. Bizans ile yapılan savaşlar, kavmi saiklerle ilişkili değildir. Otlukbeli Savaşında, Osmanlı ordusunda Bizans kökenli; Akkoyunlu ordusunda da Pontuslu Rumların bulunmuştur. Çünkü “ Hasan Padişah” Pontus İmparatorunun kızıyla evlidir. Bizans’ın fetih tarihine kadar, Osmanoğulları ile Bizans ilişkileri çok ilginçtir.

İkinci Osmanlı beyi Orhan’ın ilk eşi, Bizans’ın Yerhisar Tekfuru’nun kızı olan, Holofira‘dır ki adı, Nilüfer Hatun’a çevrilmiştir. Orhan Bey, bir süre sonra, Bizans kara kuvvetleri komutanı, soylu Kentakuzen’in kızı Theodora ve sonra, İmparator III. Andronikos’un kızı Asporçe ile de evlenir. Orhan’ın Bursa’yı başkent yapmasının ardından, Bizans, Balkanlar’dan gelen Latin tehlikesine karşı, sarayın katmerli damadından yardım ister. Orhan Bey’in kardeşi Süleyman Paşa (henüz hanedan kurumu oluşmadığından, beyin kardeşi Paşa ünvanını taşımaktadır) yönetimindeki Osmanlı birlikleri, Bizanslıların yardımları ile Çanakkale Boğazı’ından Trakya’ya geçerek, bir üs olarak, Gelibolu Kalesini işgal ederler. Osmanoğullarına, Anadolu’daki diğer Türk beylikleri aleyhine gelişme olanağı tanıyan bu olay, onların Balkanlar ve Trakya’da gelişip, dönüp Anadolu’nun da egemeni olmalarına yol açar. Zira, Anadolu beyliklerinin doğuya doğru gelişme olanakları Moğollardan dolayı; batıya doğru gelişme olanakları da Osmanoğulları ve Bizans’tan dolayı tıkalıydı. Osmanoğulları Bizans sarayı ile ailevi ilişkilerinden dolayı, böyle bir avantaj ele geçirir. Orhan’ın Teodora’dan olma oğlu Halil Cenevizlilere esir düştüğünde, onu kurtarma işini, Bizans imparatoru ele alır. Ne de olsa, Halil kendi kara kuvvetleri komutanının torunu, kızının da üvey oğludur.1 Fidyenin yarısını cebinden ödeyen Yuannis, sonra da dönüp onu kızı ile evlendirir, böylece akrabalık katmerlenir. Orhan ölünce, tahta Holofira’dan doğma I. Murat çıkar. Bizans’ın, Yerhisar Tekfuru’nun torunu...

Murat, imparator Yuannis ile yakın dosttur.Ne de olsa hem babasının hem de kardeşinin kayınpederidir! Kendisi, önce Bulgar kralının kız kardeşi Marya ile evlenir. Marya bir oğlan doğurur : Bayezit...

Bu arada Anadolu beylikleri, Sultan Murat’ı rahatsız etmektedirler. Kendisi en yakın dostu Yuannis’i de yanına alarak, Anadolu’daki Türkleri ezmeye girişir. Bu eylem esnasında Bizans’ta sarayda imparator vekili olarak, Yuannis’in oğlu Andronikos; Edirne’de de şehzade Savcı Bey bulunmaktadır. İkisi anlaşıp, bir anda her iki başkentte de iktidarı ele geçirmek üzere, birlikte isyan ederler.

l. Murat hemen Rumeli’ye geçerek, iki arkadaşın müşterek ordusunu dağıtır. Onlarsa Dimetoka’ya kaçıp, orada yakalanırlar. Murat, kendi oğlunun iki gözünü de çıkartıp, onu öldürür. Dostuna da ayni işlemi yapmasını tavsiye eder. Ne var ki Andronikos, sadece bir gözünün kör edilmesi ile kurtulur ve bir süre sonra, imparator da olur.

Sonradan, Yıldırım lakabı takılan Bayezit’in İstanbul’u kuşatması esnasında, imparator, kardeşi Savcı Bey’in yakın ahbabı olup, tahta kendisinin çıkmasını engellemeye çalışan bu kör Andronikos idi…

Yıldırım Bizans’ı kuşatarak, Andronikos’u tahttan indirmiş, yerine kendi ahbabı Manuel’i geçirmiştir. Bu Manuel daha sonra Yıldırım’ın ordusuna katılıp, Bizans’a bağlı Anadolu’daki son kale olan Filadelfiya (Alaşehir) fethinde öncü birlik komutanı olarak şehre taarruz edip fethederek, kendine ait bir kaleyi Osmanlılar adına yine kendi fethetmek gibi bir garabetin de oyuncusu olmuştur. Hammer, Paleologos sülalesinin Bizans tahtında oturmasının nedeninin, Osmanlılar ile iyi ilişkiler içinde olmalarında aranması gereğinden bahseder.

Yıldırım’dan sonraki Fetret Devri esnasında da ilginç olaylar yaşanmıştır.

Çelebi Mehmet, kırk yaşında ölmeden önce, yerine geçecek olan oğlunun ötekileri öldüreceğinden korkarak, dostu Bizans imparatoruna, kendi öldükten sonra, tahta çıkamayacak olan oğullarını, himaye etmesini vasiyet etti. 2

Ne var ki yeni padişah II. Murat, kardeşlerini, amcası Mustafa Çelebi’nin serbest bırakılacağı tehdidine rağmen, Bizans imparatoruna vermedi. İmparator da Mustafa Çelebi’yi serbest bıraktı. Amca, Edirne’yi işgal edip, yeğeni ile savaşa girişti, yenilerek öldürüldü.

Manuel Paleologos, arkadaşı Çelebi Mehmet’in vasiyetini yerine getirip, şehzadelerin yaşamını korumak kararlılığını gösterince, kendi egemenliğinin tehlikeye gireceğini düşünen II. Murat’ın düşmanlığını kazanır ve iki saray arasındaki dostluk, ilk kez bozulur.

 

ii) Fetih Öncesi ve Sonrası :

 

ll. Murat, dedesi Yıldırım’ın şehri kuşatarak tahta çıkardığı Manuel’in başında bulunduğu Bizans önlerinde görünmekte, gecikmez. O da, şehri kuşatıp Manuel’in tahtını ele geçirmeye girişir. Tam bu esnada, Manuel’in kışkırtmasıyla kardeşi şehzade Mustafa’nın isyanı başlar. Murat kuşatmayı kaldırıp, İznik’e giderek, kardeşini yakalayıp katlettirir. Ancak artık, Paleologoslar ile Osmanoğulları arasına, güvensizlik yerleşmiştir.

II.Murad’tan sonra iktidara gelen oğlu II. Mehmet şehri fethetmeye girişince, nerede ise devletin kuruluşundan beri imparatorluğun ikinci seviyeden yöneticisi olan Çandarlı ailesinden Halil Paşa’nın karşı çıkıp, Bizans’la ilişkilerini sürdürmesi, aslında o güne kadar, padişah ailesinin de yabancısı olduğu bir politika değildi. Hatta o dönemde, Bizans’ta yaşayan Osmanoğulları da vardı. Örneğin, Yıldırım’ın oğullarından Kasım, yani Fatih Sultan Meh met’in büyük amcası, daha sonra Hristiyanlık’ı kabul etmiş, vaftiz babalığını da Manuel Paleologos yapmıştır. Kendisi, Bizans’ta kaybolmuş, izi bulunamamıştır.3 Ondan başka Bizans’ta yaşayan ikinci bir Osmanlı şehzadesi daha vardır:

Şehzade Orhan...

Onun kim olduğu kesin değil ama Fatih’in amcası olduğunu ileri sürenler var.

Ve bu Şehzade Orhan’ın, surlar üzerinde Fatih’e karşı savaştığı,(zira fetihten sonra yaşaması mümkün değildir) Osmanlı ordusunun şehre girişi üzerine de Yedikule burçlarından atlayarak intihar ettiği söylenir. Sultan Mehmed’in şehre girer girmez onu sormasından, kadersiz Orhan’ın haksız olmadığı da anlaşılıyor.4

Beri yandan, Bizans’ın Konstantin Paleologos’tan sonraki ikinci adamı Büyük Dük Lucas Notaras, sultana yardım etmektedir. Nitekim, bugün Cambazhane Kapısı diye anılan Porta Kerka’yı gizlice açtırarak bir miktar azap askerini içeri aldırıp, o sırada Topkapı surlarında fiilen çarpışmakta olan son Bizans İmparatoru Konstantin’in sarılmasına ve şehrin düşmesine neden olduğu iddia edilmektedir.

Fetih’ten sonra kendi veziriazamını ihanet etti (yunus balıklarının karnında, mektup gönderip, lüfer balıklarının karnında gönderilen altınları iç etmiş !) diye idam ettiren Sultan Mehmet, Bizans’ın başbakanı Büyük Dük Lucas Notaras’ı da imparatora ihanet ettiği gerekçesiyle idam ettirmiştir.

1 - Ç. Altan - Tarihin Saklanan Yüzü s.149 AFA Yay. Ist.1994

2 - Uzunçarşılı’dan aktaran ,Ç. Altan -age s.166

3 - Ç. Altan - age s.174

4 - Y.alçın Küçük -Fatih Sultan Mehmet s.311 Tekin Yay. İstanbul 1990

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.