1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Tarımdaki reform paketi öfke yarattı
Tarımdaki reform paketi öfke yarattı

Tarımdaki reform paketi öfke yarattı

Tarım Reformu’nun en önemli ayağını oluşturan “Tarımsal Destek Programı” sektörde arıcılar dışında kimseyi memnun etmedi. Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği ise “sert tepki” uyarısında bulundu

A+A-

Duygu Alan

Tarım Reform Paketi'nin önemli bir parçasını oluşturan 2016 “Tarımsal Destek Paketi”, Bakanlar Kurulu’ndan Çarşamba günü onay alarak yürürlüğe girdi.

“Tarımsal faaliyetleri kayıt altına alma ve sürdürülebilir bir yapı kurmayı” hedefleyen 2016 “Tarımsal Destek Paketi”ne göre yeni destek programında; büyükbaş yetiştiriciliğine 150 bin, küçükbaş yetiştiriciliğine ise 70 bin TL destek üst limiti getirildi.

30 kovanı olan arıcılara kovan başına 20 TL, balıkçılara yüzde 50 sosyal güvenlik desteği verileceği belirtildi, kuru tarım arazilerine dönüm başına destek de 30 TL’den 32 TL’ye çıkartıldı.

2016 “Tarımsal Destek Paketi” hayvan üreticileri, patates üreticileri, narenciye üreticileri ve balıkçılar tarafından tepki ile karşılanırken Çiftçiler Birliği Başkanı Hüseyin çavuş kelle, paketin tam metnini inceledikten sonra değerlendirme yapacaklarını kaydetti.

2016 “Tarımsal Destek Paketi” bir tek arıcıları memnun etti.

Hayvan üreticileri öfkeli

Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mustafa Naimoğulları, büyükbaş hayvan yetiştiriciliğinde işletme başına verilecek desteğin yılda 150 bin TL ile sınırlandırılmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, uygulamanın büyükbaş hayvan üreticiliğini bitirmeye yönelik olduğunu öne sürdü.

Naimoğulları, “Hükümet resmen büyükbaş hayvancılığa ölüm emri verdi. Büyükbaş hayvan yetiştiriciliğinde işletme başına verilecek desteği yılda 150 bin TL ile sınırlandırarak üreticinin kazanılmış haklarından para kesmeye çalışmışlardır” dedi.

“Üreticinin ekmeğine emeğine kimse göz dikemez” diyen Mustafa Naimoğulları, bu hususta geri adım atılmaması halinde tepkilerinin çok sert olacağını dile getirdi.

Patates üreticileri vergisiz yakıt desteği istiyor

Patates Üreticileri Birliği Başkanı Ahmet Yeşilada, 2016 “Tarımsal Destek Paketi”nde patates üreticilerine verilen Doğrudan Gelir Desteği’nin tek başına bir anlam ifade etmediğini söyleyerek üretimin sürdürülebilirliği için DGD’nin yanı sıra vergisiz mazot desteği verilmesi gerektiğini kaydetti.

Balıkçılar şikayetçi

KKTC Balıkçılar Birliği Başkanı Kemal Atakan, 2016 “Tarımsal Destek Paketi”nde 1975 Balıkçı Gemileri Yasası kapsamına giren küçük balıkçı gemileri sicili kayıtlı gemi sahibi mesleki balıkçılara, Bakanlık tarafından yüzde 50’ye kadar sosyal sigorta prim desteği ödemesi yapılacağının, Balon balığının balıkçılık malzemelerine verdiği zararlara karşılık Mayıs – Ağustos 2016 döneminde düzenlenecek sportif yarışmalar dahil avcılığı yapılan balon balıklarını Hayvancılık Dairesi’ne teslim eden izinli balıkçılara ise balık başına 3 TL destek sağlanacağının belirtildiğini ancak bu uygulamanın belirtildiği gibi özendirmek, girişimciliği artırmak ve sosyal güvenlik sistemine dahil etmek amacı taşımadığını öne sürdü.

Atakan, “Bu uygulama balıkçı ile dalga geçmekten öteye gitmemektedir. Yapılan düzenleme ile balıkçının ağzına bir damla bal sürülmüş ve ‘Hus ol’ denilmiştir” diye sitem etti.

Narenciyeciler kızgın

Kıbrıs Türk Narenciye Üreticileri Birliği Başkanı Ali Alioğlu, narenciye sektöründe reform niteliğinde bir açılıma yer verilmediğini savundu.

Alioğlu, sektöre ilişkin sadece “Konvansiyonel narenciye ekim alanlarına yönelik olarak üreticilere, 1-5 dönüm arası için 200 TL, 5 dönüm ve üzeri olanlar için de dönüm başına 250 TL ödeme gerçekleştirilmesi” yönünde bir değişiklik yapıldığını narenciyede tür değişikliği desteklerinin ise zaten uygulanmakta olduğunu kaydetti.

Çiftçiler şimdilik yorumsuz

Kıbrıs Türk Çiftçiler Birliği Başkanı Hüseyin Çavuş Kelle ise 2016 “Tarımsal Destek Paketi”ne ilişkin kamuoyuna yapılan açıklamada detaya yer verilmediğini kaydederek, konu hakkındaki değerlendirmelerini bakanlıktan Pazartesi günü birliğe gönderilecek olan konu desteklerin içeriğinin yer aldığı belgeyi inceledikten sonra yapacaklarını kaydetti.

Arıcılar mutlu

2016 “Tarımsal Destek Paketi”nde arıcılık sektörü için de bir açılım yapılması arıcıları sevindirdi. Arıcılar Birliği Başkanı Kırata Kasapoğlu, 2016 “Tarımsal Destek Paketi”nde arıcılık sektörüne ilişkin açılımlara da yer verilip, arıcılığın desteklenecek olmasından büyük memnuniyet duyduklarını belirterek, “Miktar az olsa da bakanlığın arıcılığı sektör olarak kabul edip programa dahil etmesi sektör açısından bir milat niteliğindedir” dedi.
Kasapoğlu, 2016 “Tarımsal Destek Paketi”nde kooperatife bal verecek üreticilere de kilo başına 1 TL destek öngörülmesinin kooperatifçilik için ayrıca önemli bir gelişme olduğunu kaydetti.

Naimoğulları: Her türlü tepkiyi göstereceğiz

Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mustafa Naimoğulları, 2016 “Tarımsal Destek Paketi”ni yürürlüğe koymak ile esas amaçlanın üretimi desteklemek değil, bütçe açığını üreticinin kazanılmış haklarından keserek kapatmak olduğunu iddia etti.

Mustafa Naimoğulları, büyükbaş yetiştiriciliğine 150 bin TL destek limiti konulmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, bu uygulamanın 5-6 milyon TL kayıp anlamına geldiğini söyledi.

Naimoğulları, “2016 Tarımsal Destek Paketi’nde sütteki 25 kuruşluk süspansiyonda indirim yapıldı. Sütün desteksiz fiyatı 1.23 TL’dir. 7 kuruş SÜTEK primi ile 1.30 TL olur. İmalatçı sütü 1.30 TL’ye alır. Bu noktada yıllardır 2 tona kadar süte 1.48 TL, 2 -4 ton arası süte 1.33 TL, 4 ton üzerinde süte ise 1.23 ödenir. Fakat şimdi yapılan düzenleme ile 150 bin TL üst limit getirilmiş bin 650 litreye kadar süte destek verilmiştir. Bu hesap edildiğinde ve bugünkü miktara bakıldığında ortalama 6 milyon TL’ye yakın bir açık ortaya çıkıyor. Bu kurak senede güneyde süt fiyatı 2 TL iken hükümetin hayvancının girdi maliyetlerini süt fiyatlarını iyileştirileceğine bütçe açığını 2 milyon T lordan, 3 milyon TL buradan alarak kapatmaya çalışıyor. Biz defalarca hayvan başına destekten vazgeçin doğru olan desteğin süt üzerinde kalmasıdır dedik. Dünya verime, kaliteye destek veriyor, biz de verime kaliteye destek verelim dedik. Ama hükümet 150 bin TL sınırında ısrar etti” diye konuştu.

Şuanda sütte yapılan bu sınırlama üretimi durdurun demekle eş değer olduğunu öne süren Naimoğulları, “Bu üreticinin hali, borçları, yatırımlar hesaba katılmamış, hatta hiç edilmiştir. Bu kabul edilemez” dedi.

“Şahali o koltukta oturamayacak”

Tarım banklığı yetkilileri ile büyükbaş yetiştiriciliğine 150 bin TL destek limiti konulması konusunu bir kez daha görüşeceklerini söyleyen Mustafa Naimoğulları, karardan geri adım atılmaması halinde her türlü tepkiyi göstereceklerini kaydetti.

Mustafa Naimoğulları, “Üreticinin ekmeğine, emeğine kimse göz dikemez. Hükümet bütçe açığını üreticinin cebinden alarak kapatamaz. Bugüne kadar kimse üreticinin kazanılmış haklarını alamadı, eğer büyükbaş yetiştiriciliğine 150 bin TL destek limitinde ısrar edilirse Sayın Erkut Şahali o koltukta oturamayacak” dedi.

“Yem bitkisi desteği arttırılmalıydı”

Mustafa Naimoğulları, kuru tarıma verilen desteğin arttırılmasının da doğru bir karar olmadığını savundu.

Naimoğulları, “Kuru tarımı hala destekleniyor, yem bitkisine 8 TL veriliyor. Bu yanlıştır. Yapılması gereken ve doğru olan kuru tarıma destek değiştirilmemeli yem bitkisine verilen destek ise arttırılmalıydı” dedi.

“Küçükbaş sütünü arttırmak tek başına anlamsız”

Mustafa Naimoğulları, 2016 Tarımsal Destek Paketi’nde küçükbaş hayvan üreticilerine verilen desteklerde iyileştirme yapıldığını ancak üretilecek küçükbaş hayvan sütüne Pazar sağlanmaması halinde bu iyileştirmenin bir anlamı olmayacağını aksine üreticiye zarar vereceğini söyledi.

Naimoğulları, “Küçükbaşta iyileştirme yapıldı ancak şuandaki fiyatla bile imalatçı küçükbaş hayvan sütünü almak istemiyor. O yüzden küçükbaş hayvan sütünde arttırma yönelik çalışma yapılırken inek sütünün yanında koyun sütünün alınması da zorunlu hale getirilmeliydi. İmalatçı, aldığı inek sütü miktarı kadar koyun sütü de alması zorunlu kılınmalıydı. Öte yandan bugün 430 ton inek sütün yanında 10 ton koyun sütü pazarlanamıyor. Bu desteklerle artacak koyun sütü nasıl pazarlanacak. Şuanda bu noktada öncelikli yapılması gereken pazar bulmaktır. Aksi halde bu konudaki iyileştirmenin faydası olamayacağı gibi üreticiye zararı olacak” dedi.

Yeşilada: Hükümetin renkli mazotta bahanesi kalmadı

Patates Üreticileri Birliği Başkanı Ahmet Yeşilada, üretimin sürdürülebilirliği için DGD’nin yanı sıra vergisiz mazot desteği verilmesi gerektiğini kaydetti.

“Önceliğimiz vergisiz mazot desteğidir” diyen Yeşilada, şunları söyledi: “Patateste bize şimdiye kadar hiç Doğrudan Gelir Desteği verilmedi. Bizim bu husustaki talebimiz patates üreticisine de en az azından narenciyeye verilen destek kadar DGD verilmesi şeklindeydi.

2016 “Tarımsal Destek Paketi”nde belirtildiği üzere talep ettiğimiz kadar değil ama patates üreticisine bir miktar DGD verilecek. Fakat üretimin sürdürülebilir olması için bu tek başına yeterli değil. Genel olarak bizim en büyük talebimiz vergisiz mazottu. Bize bu kadar zaman benzin istasyonlarında ekstra bir depoya ihtiyaç duyduğunu dolayısıyla bu talebimizi yerine getiremeyeceklerini söylüyorlardı. Biz de diyoruz ki, motorin kaldırıldı dolayısıyla renkli mazot için istasyonlarda yer açıldı. Yani vergisiz yakıt vermeleri için hiçbir bahaneleri kalmadı. Şimdi tam zamanıdır. Bu desteklerle beraber renkli mazot uygulaması da başlatılmalıdır.”

“13. Maaş kadar itibarımız yok”

Tarım Reform Paketi’nde yer alan Tarımsal Desteklerle genel olarak hedeflenenin daha az destek vermek olduğunu öne süren Ahmet Yeşilada, üreticinin artık, “Tarımda yeterli bütçe yok”, “para yok” gibi bahanelere kanmadığını söyledi.

Ahmet Yeşilada, “13. Maaşa bir ayda 190 milyon TL kaynak sağlayan hükümet, para yok bahanesi ile tarımın yıllık 145 milyon TL’lik desteğini ödeyemiyor. Adalet bunun neresinde. Üretici bu bahaneye ne kadar inansın, nasıl inansın. Ülkedeki tüm üreticilerin bugün bir 13. maaş kadar itibarı yoktur.  Tarıma bu kadar kesinti yapan hükümet kamuda neden kesinti yapmıyor. Kıt bütçe ile tüm tarımı idare etmeye çalışıyorlar. Madem eşitlik, adaletten söz ediyoruz, madem hukuk devletiyiz o halde bir kere de kamudan kısıtlansın. Hep üreticinin sırtından olmaz bu işler. Kamuda da bir reform yapılsın” diye isyan etti.

Alioğlu: İğreniyoruz

Kıbrıs Türk Narenciye Üreticileri Birliği Başkanı Ali Alioğlu, narenciye sektöründe reform niteliğinde bir açılıma yer verilmediğini savundu.

Alioğlu, sektöre ilişkin sadece “Konvansiyonel narenciye ekim alanlarına yönelik olarak üreticilere, 1-5 dönüm arası için 200 TL, 5 dönüm ve üzeri olanlar için de dönüm başına 250 TL ödeme gerçekleştirilmesi” yönünde bir değişiklik yapıldığını narenciyede tür değişikliği desteklerinin ise zaten uygulanmakta olduğunu kaydetti.

Tarım Bakanı Erkut Şahali’nin “Tarım Reform Paketi” taslağını tüm üretici birlikleri ile istişare ettiği yönündeki ifadelerinin ise gerçeği yansıtmadığını öne süren Ali Alioğlu, “Sayın bakanın bu husustaki açıklamasını esefle kınıyorum. Sayın Bakan bizimle Tarım Reform Paketi hususunda istişare etmemiştir” dedi.

Ali Alioğlu, açıklanan 2016 “Tarımsal Destek Paketi”ne göre daha çok hayvancılık ve kuru tarım sektöründe değişikliğe gidildiğinin görüldüğünü belirterek, Tarım Bakanlığı’nın sektörler arası ayrımcılık yapmak ile suçladı.

Alioğlu, “Gördüğüm kadarı ile hayvancılık ve kuru tarımda değişikliğe gidiliyor ancak narenciye konusunda herhangi bir reform söz konusu olmamıştır. Bunun nedeni de Tarım Bakanlığı’nda narenciyenin N’sinden anlayan bir yetkilinin bulunmamasıdır. Bundan dolayıdır ki, özellikle Güzelyurt bölgesindeki narenciye üreticileri ve birlik temsilcileri, yetkilileri Tarım Bakanlığı’na gitmeye iğrenir durumdadır. Çünkü karşılarında sektörden anlayan bir muhatap bulamamaktadır. Ayrıca Narenciye sektörünün kuru tarım ve hayvancılıkla eş tutulacak bir sektör olmadığı da bilinmelidir. Yıllardır ülke ihracatının en büyük kalemini Narenciye oluşturmaktayken son iki yıldır ilk sırada yer alamamaktadır. Süt ürünlerinin ülke ihracatında ilk sıraya yerleşmesi de hayvancıya verilen önemi ortaya koymaktadır” diye konuştu.

Kasapoğlu: Bu bir milattır

Arıcılar Birliği Başkanı Kırata Kasapoğlu, 2016 “Tarımsal Destek Paketi”nde arıcılık sektörüne ilişkin açılımlara da yer verilip, arıcılığın desteklenecek olmasından büyük memnuniyet duyduklarını açıkladı.
Arıcılıkta bundan böyle Doğrudan Gelir Desteği uygulamasının başlayacak olmasının sektör açısından bir milat niteliğinde önemli olduğunu kaydeden Kasapoğlu, “Bugüne kadar arıcılık sektöründe 2 kez teşvik programı uygulandı. En son 2009 yılında uygulanan 20 TL’lik bu teşvikler kaldırıldı ve bir daha da herhangi bir teşvik veya destek verilmedi. Birlik olarak, Doğrudan Gelir Desteği’nin arıcılığa da konulması için beş yıldır hükümet yetkililerinden taleplerde bulunuyorduk. Ancak bir türlü kendimizi anlatamıyorduk, taleplerimiz yerine getirilmiyordu. Şimdi hükümet arıcılığın da DGD ile desteklenmesini öngören bir çalışmayı yürürlüğe koydu. Günün koşullarına, artan maliyetlere göre belki, miktar az olabilir ama Tarım Bakanlığı’nın arıcılığın bir sektör olarak kabul etmesi ve 2016 “Tarımsal Destek Paketi”nde arıcılık sektörüne ilişkin açılımlara da yer verilip, arıcılığın desteklenecek olması arıcılık sektörü için adeta bir milattır” dedi.

“Kooperatifçilik için önemli gelişme”

Güzelyurt’ta faaliyete girecek olan kooperatif binasının da tamamlanmak üzere olduğunu açıklayan Kırata Kasapoğlu, 2016 “Tarımsal Destek Paketi”nde kooperatife bal verecek üreticilere de kilo başına 1 TL destek öngörülmesinin kooperatifçilik için ayrıca önemli bir gelişme olduğunu kaydetti.

“Arıcılık tarımın olmazsa olmazıdır”

Birlik Başkanı Kırata Kasapoğlu, arıcılığın tarımdaki önemini şöyle anlattı: “Tarımda arı olmadan yaşam da olmaz. Arı doğal tozlama görevini gördüğünden çok önemli bir unsurdur. Bu nedenle arıcılığın tarımda ayrı bir önemi vardır. Arı, meyve ve ürün oluşumunu arttırır. Doğa içinde çok önemli bir yere sahip olan arı, otların oluşumunu sağlamaktadır.”

Atakan: Balıkçı ile dalga geçiyorlar

KKTC Balıkçılar Birliği Başkanı Kemal Atakan, 2016 “Tarımsal Destek Paketi”nde balıkçılık sektörüne ilişkin yapılan açılımda 1975 Balıkçı Gemileri Yasası kapsamına giren küçük balıkçı gemileri sicili kayıtlı gemi sahibi mesleki balıkçılara, Bakanlık tarafından yüzde 50’ye kadar sosyal sigorta prim desteği ödemesi yapılacağının, Balon balığının balıkçılık malzemelerine verdiği zararlara karşılık Mayıs – Ağustos 2016 döneminde düzenlenecek sportif yarışmalar dahil avcılığı yapılan balon balıklarını Hayvancılık Dairesi’ne teslim eden izinli balıkçılara ise balık başına 3 TL destek sağlanacağının belirtildiğini söyledi.

Atakan, buna göre iddia edildiği gibi Balıkçılığı özendirmek, girişimciliği artırmak ve sosyal güvenlik sistemine dahil etmek amacı taşımadığını aksine bu kararın balıkçılığı öldüreceğini öne sürdü.

Kemal Atakan, “Alınan karar çok yanlış ve tamamen balıkçılığı öldürmeye yöneliktir. Verilen bir tür destek değildir. Dünyanın her yerinde balıkçıya yapılan yardımlar vardır fakat bizim ülkemizde bu söz konusu değildir. Bu son yapılan düzenleme ile balıkçının ağzına bir damla bal sürülmüş ve ‘Hus ol’ denilmiştir. Oysa balıkçının fırtınalar, balon balıkları, kaplumbağalar, yunus balıkları derken bir yığın zararı vardır ve bunlara karşılık desteklere ihtiyacı vardır. Bu uygulama balıkçı ile dalga geçmekten öteye gitmemektedir” diye konuştu.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.