1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Taş yerinde ağır…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Taş yerinde ağır…

A+A-

“Valla abi baktım işler orada az… Baktım buraya gelenler memnun.

Var bir hikmeti, dedim, geldim.

İşte gördüğün gibi buradayım. Çok şükür bir de arsacıkla ev ayarladım. Geçinip gidiyoruz ama şimdi işler bozuldu. Geri dönmek de zor”

Bu bir kişini anlattıkları...

Oldum olası bir başka ülkeye gitmekten çekindim.

Orada yaşayanlar kimdir, nedir nasıl davranacaklar, korkusu.

Yabancı dil, yabancı iş ve bilmediğin davranışlar.

Kendi evinde yaptığın bir espri mesela...

Orada nasıl karşılanır?

Maazallah şaka yapayım dersin hapse düşersin.

Git şimdi, İsviçre’de adama, “napan be annem” de…

De yani.

Küfür müdür oraya göre, yoksa haneye tecavüz mü?

Nedir bu annem meselesi.

Kimse bilmiyor.

Kendimi bildim bileli kullanırız bu kelimeyi.

Sanırım doğum yeri de Baf’tır bunun.

Tıpkı “İnananında Memedaci” deyiminin doğduğu gibi.

Memedaci’ydi bunun mucidi.

Memedaci dediğimiz kahveci Mehmet Dayı.

Lahiyo almıştı.

1974 öncesi.

En büyük ikramiye ona çıkmıştı.

Olaydı olay.

Herkesin dilndeydi…

O bir dönem sonra yeniden lahyo aldı.

Bir daha kazandı.

Sonra.

Bitti.

Neyse.

Dağıtmayalım konuyu.

Kültürdür esasında değinmek istediğim.

Kültürü muhafaza eden toplumlar, aslında geleceklerini de korumuş olurlar.

Biz ise tam tersini yaptık.

Ve hala yapıyoruz.

Neden mi, demeyin.

Eğitim.

Eğitmek.

Eğiterek sırtına binmek…

Sırta binmek demişken aklıma geldi.

Günlerden cumaydı.

Kimileri “mübarek” der, kimileri ertesi gün tatil diye sevinir.

O gün tarlalar arasından giderken, uzaktan gördüm o davarı.

Davar da güçlü davardı.

Ama en ilgimi çeken yanı başlarındaki çobanın eşekli olması…

Bildiğimiz eşek.

Hani Karpaz’da müebbet hapisteler…

Bizimleydi onlar bizim kültürümüzün bir parçasıydılar.

İstico’da binmiştim ilk sefer.

Ne de güzel gidişi vardı.

Babam anlatmıştı…

Çocukken babası al eşeği Baf’a git demişti.

Babam yolu bulamam deyince dedem eşek seni götürür demişti.

Eşekte de akıl varmış o zaman anlamıştım…

Davarın arkasında eşekle giden çobanı görünce koştum…

Fotoğraf çekebilir miyim, dedim.

Ayıp ettin abi çek dedi.

Çektim.

Davarı toplayıp davarla birlikte özel pozlar verdi…

İstediğin bir şey var mı dedim.

“Abi” dedi…

“Bu eşeğe semer bulamadım, gördüğün gibi süngerden yaptım ama olmuyor.

Kimse yapmıyor artık.

Güneye de geçemiyorum.”

Söz verdim güneye gidince semer bakacağım diye.

Diyeceğim o ki.

Taş kendi yerinde ağıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.