1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Tatar: Özgürgün’e karşı birleşeceğiz
Tatar: Özgürgün’e  karşı birleşeceğiz

Tatar: Özgürgün’e karşı birleşeceğiz

Ulusal Birlik Partisi’nde başkan adaylığına soyunan Ersin Tatar, altı adaydan beşinin Hüseyin Özgürgün’e karşı birlikte hareket edeceğini söyledi, siyasi literatürde yeni bir polemiğin sahibi oldu

A+A-

EN ÇOK OY ALAN: UBP’de adaylığını ilk açıklayan isim Ersin Tatar, Özgürgün dışındaki beş adayın uzlaştığını belirtti. Özgürgün ile ikinci tura kim kalırsa o desteklenecek, Özgürgün ikinci tura kalmazsa en çok oy alan başkan kabul edilecek, ikinci tur olmayacak

APAÇIK İTTİFAK: Tatar: Herhangi birimizin 2. tura kalması durumunda Özgürgün’e karşı birbirimizi destekleyeceğiz. Özgürgün 2’nci tura kalmazsa hangimiz en çok oyu almışsak o ikinci tura gerek olmaksızın genel başkan ilan edilecek

HÜKÜMET GÖZDEN GEÇİRİLECEK: Genel başkanlığa seçilmesi durumunda CTP ile hükümetin yapısını görüşeceklerini söyleyen Tatar, “UBP’nin küçük ortak olmasını kabul etmiyorum” dedi

TALAT KURULTAYA ALET OLUYOR: CTP Genel Başkanı Talat’ın UBP Kurultayı’na alet olduğunu iddia eden Tatar, “Talat, Özgürgün’le hükümet kurduğunu söylüyor. Sen UBP ile hükümet kurdun, Özgürgün’le değil” dedi ve Talat’ın UBP Kurultayı’na müdahale ettiğini söyledi

Baykan GÜRSES ÖZDAĞ

Ulusal Birlik Partisi’nin 31 Ekim’de yapılacak kurultayında 6 aday genel başkanlık için yarışacak. Hüseyin Özgürgün’ün karşısında genel başkanlığa aday olan parti milletvekili Ersin Tatar, Özgürgün’ün demokratik bir başkan olmadığını iddia ederek, “Kurultay için üye listeleri ve hükümet olanakları kullanılıyor” dedi.

Hüseyin Özgürgün dışındaki diğer beş adayın ikinci tura kalınması halinde ortak hareket edeceğini söyleyen Ersin Tatar, çok tartışılacak, “Herhangi birimizin 2. tura kalması durumunda Özgürgün’e karşı birbirimizi destekleyeceğiz. Özgürgün 2’nci tura kalmazsa hangimiz en çok oyu almışsak o ikinci tura gerek olmaksızın Genel Başkan ilan edilecek” açıklamasını yaptı.

Genel Başkan seçilmesi durumunda hükümetin yapısına ilişkin CTP ile durumu gözden geçireceğini söyleyen Tatar, “UBP’nin küçük ortak olmasını kabul etmiyorum” dedi.

Soru: UBP Genel Başkanlığına neden aday oldunuz?

Tatar: Uzun zamandan beri UBP benim ölçülerime göre iyi yönetilmiyor. Oradaki makamın temsiliyet anlamında daha aktif, daha halkla bütünleşmiş daha fazla insanla diyaloğu kurması gerekir. UBP’nin her aşamasında, tüm teşkilatlarının daha sağlıklı çalışabileceği bir yapı oluşması lazım. Bütün bu alanlarda kendimi başarılı gördüğüm için aday oldum.

Hüseyin Özgürgün’le polemiğe girmek istemezdim. Ama son yaşanan tüzük kurultayından sonra üye yazılımları gibi fevkalade haksızlık içeren bazı olaylar bizi polemik içine itti.

Soru: Nedir eleştirdiğiniz uygulamalar?

Tatar: Tüzük değişikliği ile partinin daha demokratik olacağı söylendi. Son tüzük kurultayında 3-5 kişilik bir heyetin başında olan Ersan Saner de tüzüğün kurallara göre uygulanmadığını söylemiştir.  Orada deniliyor ki bu hiyerarşik yapının korunacağı ve dolayısıyla kurultay ve içle delegelerinin doğal üye kabul edilmesinden sonra üyeye geçiş kademeli olacaktı. İlk aşamada kurultay ve ilçe 1500 kişidir, kurulay da 31 Ekim’dedir 5 bin hedefleyelim dedik, 1500 yazılacaktı. Bu 1500 kişi de her milletvekiline bir sayı verilecek ve o sayıya göre bütün ilçe ve örgütlerde dağıtılacak ona göre de bir sayıya ulaşılacaktı. Bir bakıyoruz ki o konuşmalarımızın aksine bu sayı 8 bini buldu ve merkezden yazıldı. Yani örgütlerin, ilçelerin bundan haberi yok. İnşallah bu yazılanların hepsi UBP’lidir.

Soru: Merkezden yazılmasının sakıncası nedir?

Tatar: Güç elde edilmek isteniyor.

Soru: Kimin lehine?

Tatar: Hüseyin Özgürgün lehine… Amaç bu… Bazı milletvekilleri etrafında döndürüldü bu olay. Mesela bize hiç üyelik formu verilmedi. Faiz Sucuoğlu’na defalarca sordum, bana da ver dedim. Cevap olarak “merkezden bulamadık” denildi. Bir de baktık birkaç hafta içinde bu sayı 3 binden 8 bini buldu. Lefkoşa 1200’den 2600’e çıktı. Bu partinin 1200 tane kurultay ve ilçe delegesi var ki bu insanlar yılların delegesidir. Ama bir anda bu sayı 2600’e çıkıyor. Listelere baktığınızda aynı aileden birçok isim görürsünüz. Örgütler arasındaki denge de bozuldu.
Dilekkaya 14 kişi görünür. Dilekkaya’nın sandık sayısı 3’tür. O 3 sandığa göre oranın en az 80 olması lazım. Çünkü oralara gidilmedi oradaki insanlarla görüşülmedi. Başka bir örgüt ise 100 iken 250’ye yükseldi. Orada insanlar farkındalar belki de genel başkana da yakındırlar, doldurup yazdılar, sayıyı buraya getirdiler.
Bu yapı parti tabanında hoş görülmedi. Büyük bir rahatsızlık var. Sadece Lefkoşa’da değil, Güzelyurt, Mağusa ve İskele’de de rahatsızlık var.

Soru: Bu rahatsızlık genel başkana iletildi mi?

Tatar: Getirdik. Toplantı da talep ettik. Ama toplanamadık. Çağrımıza yanıt gelmedi. 5 adayız, hepimiz de toplantı talep ettik. İrsen Küçük ve Ahmet Kâşif zamanında bile büyük bir çatışma olmuş mahkemelik olunmuş ancak liste üzerinde anlaşmışlardı. Kurultaylarda liste sıkıntısı hep yaşanır. Ama ilk kez böyle bir durum ortaya çıktı. Bu nedenli büyük bir operasyon daha önce olmamıştı.

Yılların UBP’lileri listelerin dışında kaldı. 20 senelik kurultay delegesi listede yok. Parti ile alakası olmayan insanlar üye olarak yazıldı.

Soru: Üye sistemi ile demokratik bir parti hedefi vardı…

Tatar: Bunlar temennilerdi. Temennileri partileri yönetenler hayata geçirir. Temenniler bölümünde hep birlikteydik. Ama günün sonunda kurultay delegelerinde toplam 3500 olan sayı 15 gün içinde 8 bine çıkartırsan ve bu üyelikler örgütlerden, demokratik yapıdan geçmezse de merkezden genel başkana yakın 3-5 kişi tarafından gerçekleşirse hangi demokrasiden söz edersiniz. Bunu herkes biliyor. Toplamda 250 civarında örgütümüz var. Bizim en büyük zenginliğimiz örgütlerimizdir. Örgütlerimiz bu süreçte devre dışı bırakılmıştır.

Soru: Örgütler rahatsızlıklarını gündeme getiriyor mu?

Tatar: Getiriyorlar. Büyük tepkiler var. İlk aşamada yılların kurultay ve ilçe delegeleri devre dışı bırakıldı. Bunların tekrar yazılması için çalışılmaktadır. Genel Merkez 15 Ağustos’a kadar süre tanıdı. Bu tarihten sonra üye kabul etmeyeceğini duyurdu. Bu da yanlıştır. Çünkü tüzük 6 ay üye olması lazım der. Ama geçici bir madde var orada da 31 Ekim kurultayı için 6 ay maddesi aranmaz diyor. Dolayısıyla 31 Ekim’e kadar üye kaydedilebilir. Mademki aceleyle bu insanlar yazıldı, biz de diyoruz ki hala üye olmak isteyen UBP’liler var. O zaman neden dışarıda kalanlar da üye olarak kaydedilmiyor. Niye 15 Ağustos’ta bu son buluyor. Demek ki iyi niyet yoktur. 15 Ağustos’a kadar demek ki kendi yandaşları yazıldı. Tatar, “Partililere mesajım bu demokratik süreci yaşayalım” diyerek “Tahsin Ertuğruloğlu’na da katılmıyorum. Tek adaylı kurultaya gidilmesi noktasında söyledikleri beni ve arkadaşlarımı bağlamaz. Biz demokratik hakkımız gereği bu yarışa girmeyi uygun bulduk”  diye konuştu.

Soru: Çok adaylı bir yarış partiye zarar verir mi?

Tatar: Biz 5 aday olarak çok sayıda toplantı da yaptık. Bu yönetimin yaptıklarından rahatsızız. Herhangi birimizin 2. tura kalması durumunda Hüseyin Özgürgün’e karşı birbirimizi destekleyeceğiz. Hüseyin Özgürgün 2.tura kalmazsa hangimiz en çok oyu almışsak o ikinci tura gerek olmaksızın Genel Başkan ilan edilecek. Böyle bir anlayış birliğimiz var. Genel Başkanımız böyle bir durum yarattı. Hüseyin Özgürgün, Tahsin Ertuğruloğlu, Kutlu Evren, Kemal Dürüst’ün ne yaptıkları belliydi. Bundan hoşlanmadım. Bir Genel Başkan herkese eşit mesafede durmalıdır. Herkesi kucaklaması lazımdır. Hükümete girilecekse de tabandan tavana tüm teşkilatların nabzı yoklanarak yapılmalıydı. Hükümete kurultay hesaplarıyla girildi. UBP’ye hükümete girmenin bir fayda sağlayacağı hesabıyla değil kurultay hesabıyla girildi. Çünkü 5 bakan ve altındaki müdür, müsteşarlar, yönetim kurulu üyelerinde yapı budur. Biz şu anda kimi koyarsak bize daha çok oy getirir hesabı yapılıyor. Yönetim Kurulu atamalarında, müdür ve müsteşarlık atamalarında kurultay hesabı yapılıyor. Mehmet Ali Talat’ı da anlayamıyorum.

Soru: Hükümet olanakları UBP kurultayı için kullanılıyor mu demek istiyorsunuz?

Tatar: Evet. Net şekilde bunu görüyorum ve bu beni çok üzüyor. Mehmet Ali Talat geldi ve dedi ki “UBP zihniyetini değiştireceğim”…Şimdi de bu olanlara o da alet oluyor. Bana alet olmuyorum demesin. Alet oluyor. Talat, hiç yakıştıramadım “Biz Hüseyin Özgürgün’le hükümet kurduk” dedi. Sen bunu söyleyemezsin Sayın Talat. Sen UBP ile hükümet kurdun, Özgürgün’le değil. Hüseyin Özgürgün orada UBP’lilerin geçici bir dönem için seçtiği bir başkandır. Biz nasıl ki CTP’nin kurultayına müdahale etmedik, Talat da UBP’nin kurultayına müdahale etmemelidir. Daha sonra da kendisiyle oturup hükümet modelini tartışacağız. Biz UBP’liler şu anki hükümetin yapısından rahatsızız Benim tabanım bana bunu söylüyor. Çünkü bakıldığında UBP küçük parti olarak görülüyor. Biz bunu kabul etmiyoruz. Seçime gidilseydi iddia ediyorum ki kurultaydan sonra, UBP belki de CTP’den daha fazla milletvekili çıkaracaktı. CTP son 2 senede çok büyük bir yıkım yaşamıştır. Biz de günün sonunda gidin görüşün dedim ama eşit temelde bir koalisyon olmalıydı. Zorlu Töre mesela asla kurulmasının istemiyordu. Ben ondan farklı bir noktadayım. Parti teşkilat ve tabanına bakarak nasıl bir hükümet modelinde UBP bundan fayda sağlayıp ülkeye hizmet edebilir buna bakarım. O bu değildi. Daha eşitlik temelinde bir hükümet olması lazımdı. Biz CTP’ye rakip bir partiyiz, DP değiliz. Bu ülkede iki büyük parti varsa biz bundan biriyiz. İki büyük partinin bu şekilde biri küçük biri de büyük ortak olarak hükümette yer almasını doğru bulmadım. Seçilmem durumunda bunun müzakeresini yapacağım.

Soru: Genel başkan seçilirseniz hükümetin yapısını yeniden masaya getireceğinizi mi söylüyorsunuz? Neden?

Tatar: Evet. Parti tabanımla ve kurullarımla değerlendirerek CTP ile tekrar bir müzakere sürecine gireceğim. Çünkü bu yapı UBP’ye büyük bir haksızlıktır. Hükümet de bir reform hükümeti olarak kuruldu, halka sözler verildi. Bunların yerine getirilmesi lazım. UBP’nin kurultayında birilerinin avantaj sağlaması ki Talat o imajı vermiştir ki “ben Özgürgün’le kurdum, onu desteklerim” demiştir. Hükümet olanaklarını Özgürgün’ün kullanmasına göz yumacaksa bu doğru olmaz.

Soru: Kazanırsanız partinize ne katacaksınız?

Tatar: kazanırsam bir kere birlik ve beraberliği sağlayacağım. Halkla ve tabanla diyalogun çok daha iyi olduğu bir parti yaratacağım. Bir partinin esas hedefi iktidarı yakalamaktır. O da ana iktidar olmasan bile büyük iktidar ortağı olmayı gerektirir. Hedefim budur. Bunun için çalışacağım.

Soru: Hükümetin yapısından şikayet ettiniz. Ama genel olarak performansını nasıl buluyorsunuz? Toplumsal ihtiyaçlara cevap verebiliyor mu?

Tatar: Göreceksiniz döviz de patlayacak demiştim. Türkiye’deki gidişatı biliyordum. Ekonomik program hala daha yok. 2013-2015 programının eksikliklerinden bahsediyoruz. Çoğu şey yapılmamıştır. Bu topluma hükümete geldiğinizde çok fazla vaat verirseniz günü geldiğinde sıkıntıya girersiniz. Doğruları söylemekten başka çaremiz yoktur.

Soru: Kurultay öncesi bir uzlaşı zemini görüyor musunuz?

Tatar: Bu iş kavga etmeyle olmaz. Herkes birbirine saygılı olmalıdır. Genel Başkanla oturup bu listelere bakmak gerektiğini söylüyoruz. Nasıl adil bir listeyle kurultaya gideriz bu önemli. Bugün hala daha Mağusa’dan 300-400 kişi liste dışında bırakıldı. Güzelyurt’da liste dışı kalanlara söz verilmiş. Tekrar üyelikleri iade edilecek denilmiş. Mağusa’da durum nedir öğrenemedim. 3500’den 8 bine çıktı sayı güzel. Ama dünya kadar insan da dışarıda kaldı. Neden 15 Ağustos’ta bu iş kesiliyor da sonrasında da bu insanlar yazılamıyor. Bütün bunları konuşmak için Genel Başkandan randevu talep ettik ama alamadık. Bu kurultay olacak, sonrasında kim kazanırsa da onun etrafında birleşilecektir.

Soru: Hangi aday ikinci tura kalırsa kalsın Özgürgün’e karşı kalan adayı destekleyeceksiniz. Neden o zaman tek bir aday etrafında birleşip daha güçlü bir ittifak oluşturmadınız?

Tatar: Şu an Derviş Eroğlu’ndan sonra UBP bu süreçten geçiyor. Partide bir lider boşluğu vardır, bu kesindir. Kimse bunu inkar edemez. Hüseyin Özgürgün de belli ki sıkıntılar yaşamıştır. Eğer başarılı olsaydı ve makamında bir sıkıntı olmasaydı herhalde bu kadar insan aklını yemezdi çıkıp aday olmak için… Zor bir süreçtir. Kolay bir olay değildir yarışa girmek. Hepimiz de değerli insanlarız. Hangimiz daha güçlüyüz, farkımızın ne olduğunu bilmiyoruz. Ben de bilmem. Dolayısıyla ilk kez bu insanlar bu sınava girecektir. İlk kez sandığa gidilecekti. Daha önce böyle bir olay olmamıştır. Hiçbirimiz gücümüzün ne olduğunu bilmiyoruz. 8 bin civarında insan gidip oy kullanacak ve herkes boyunun ölçüsünü alacak. Ona göre de biz kendi aramızda bir şekil bulacağız. Biz kendi aramızda konuştuk birbirimizden bir sıkıntımız yok. Tabanlarımızdan da sıkıntımız yok. Bizim sıkıntımız haz duymuyorum, çünkü o da bir arkadaşımızdır ama siyaseten ters düştüğümüz Hüseyin Beydir.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.