1. YAZARLAR

  2. Levent Özadam

  3. TC Yardım Heyeti kapatılmalı mı?
Levent Özadam

Levent Özadam

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

TC Yardım Heyeti kapatılmalı mı?

A+A-

Çok değil birkaç sene öncesine kadar bu ülkede bazı şeyler tabu olarak görüldüğü için konuşulması bile olanaksızdı.

Konuşanlar ise hemen toplumdan soyutlanır, hatta birçoğuna ‘vatan haini’ tanımlaması yapılırdı.

Örneğin askerlik konusunu konuşmak o kadar kolay bir mesele değildi.

‘Asker kızar’ korkusuyla bir çok kronikleşmiş sorun hazır altı edilir, ya da görmemezlikten gelinirdi.

Örneğim yılladır devam eden kayıt dışı insan konusunda da asker korkusu nedeniyle köklü çözümler üretilmemiş, sonuçta gelinen noktada patlama noktası yaşanmıştır.

Eskiden TC Elçiliğine de kolay eleştiri yapılamazdı. Yapanlar da ya fişlenir ya da devlet olanaklarından yoksun bırakılır, ya da onlar bakış açısı daima farklı olurdu.

Şimdi geldiğimiz noktada ise TC Yardım Heyeti’ni tartışır olduk.

Partiler, sivil toplum örgütleri ve vatandaş bu konudaki görüşlerini şimdi daha rahat ortaya koyabiliyor ve gerektiğinde de eleştirebiliyor.

O zamanın şartlarında TC Yardım Heyeti adı altında kurulan ve yeni bir devletin oluşmasında her yönüyle katkıları göz ardı edilemeyecek olan heyetin belli ki artık sonuna geliyor.

En azından bu heyetin şimdiki şartlara uymayan ismi çok yakında değişecek ve tamamen elçilik bünyesi altında işlevini sürdürmeye devam edecek.

En belli bir süre daha böyle bir denetim mekanizması olan heyetin devamı şart gibi görülüyor.

Çünkü, Türkiye’den şimdiye kadar yapılan maddi yardımlarda sınıfta kalmış bir devlet görüntüsü çizdik.

Gelen kaynaklar yeteri kadar iyi değerlendirilmedi, değerlendirilirken de çok pahalıya mal edildi ve bunun neticesinde ihalelerin Ankara’da açılma sürecini bile yaşadık.

Türkiyeli yetkililer, artık gönderilen mali kaynakların birkaç işadamının köşe olması için değil, bu paralardan tüm toplumun yararlandığı bir süreç görmek istediklerini belirtiyorlar.

Türkiye ile KKTC’deki fiyat farklarının da bilincinde olduklarını söyleyen yetkililer, ama bunun 5-10 katı kadar da olmadığını, bu farkın ise bazı işletmeler tarafından fahiş kazanç ile kasalarına kaldığından şikayetçiler.

Her  ne kadar da artık bu heyetin ismi değiştirilip, ‘destek’ ya da başka bir benzeri isim altında görev yapacak olsa da, gözleri üzerimizde olacak ve bundan sonraki süreçte daha fazla yolsuzlukların üstüne gidilecek ve verilen paraların kuruş kuruş hesabı sorulacaktır.

 

UBP Dikmen örgütü istifanın eşiğinde! 

UBP Dikmen Örgütü yönetim kurul üyeleri UBP Genel Merkezi’ne gönderdiği yazıda verilen sözlerin yerine getirilmemesinden dolayı önümüzdeki günlerde toplu istifaların yaşanabileceğini belirtti.

Kırsal kesim arsalarının dağıtılacağı gün kışkırtmalar neticesinde bunun gerçekleştirilemediğini ancak bir iki hafta içinde arsaların dağıtılacağı sözünün verildiğini ama bunun şimdiye kadar gerçekleştirilmediğini açıklayan yazıda istihdamlar konusuna da değinildi ve UBP iktidara geldikten sonra Dikmen’den tek bir kişinin bile istihdam edilmediğinden yakınıldı.

Yönetim kurulunun kendilerini yok sayan bir sürecin gelişmesinden rahatsız olduklarının belirtildiği yazıda parti yetkilileri Dikmen’e davet edildi ve sorunlarının en kısa zamanda giderilmesi istendi.

 

Okur şikayeti

Girne’de voltaj düşüklügü!

“Sn.Özadam ;

Girne'de 20 Temmuz Cad. Onuray apt.'da ikamet etmekteyim. Apartmanda 10 daire ve 4 dükkan mevcut olup yaklaşık bir aydan bu yana tüm daire ve dükkanlarda gün içinde aşırı derecede voltaj düşmeleri yaşanmaktadır...Emin olmamakla beraber bu civarda yalnızca bizim apartman bu sorunu yaşıyor...Gerek bizde gerekse komşularımızdaki bu sorun neticesinde birçok elektrikli eşyamız ya yandı ya kullanılamaz hale geldi,

bozulan sinirlerimiz de cabası oldu...Sizlere bu satırları yazarken dahi birkaç dakikada bir voltaj düşüyor...Komşularımız defalarca elektrik kurumunu

bilgilendirdi...en son lütfedip bir ekip gelmiş ve bir müddet uğraşıp ayrılmışlar,ekip ayrıldıktan sonra voltaj düşmesi daha da sık yaşanmaya başladı.

Sayın Özadam ;

Bu sorun bir aydır çözülemez mi ?

Uğradığımız maddi zararlar ne olacak ? Bozulan sinirlerimiz ne olacak ?

Her ay faturalarımızı düzenli ödememizin ödülü bu mudur ? 

Bu işi kim ya da hangi kurum çözecek veya çözme gibi bir problemleri var mı ?

Sn.Özadam 

Elinizi vicdanınıza koyup kendinizi bizim yerimize koyarak bir an için bir aydır aynı sıkıntıyı siz yaşasaydınız sakin olabilir miydiniz ?

Sorunumuzu köşenizden dile getirirseniz belki yetkililer artık bir çözüm bulurda eşyalarımız bozulmaktan,sinirlerimiz de gerilmekten kurtulur umuduyla size yazıyorum...İlgi ve alakanıza şimdiden teşekkür eder,saygılar sunarım…”

(Koray BAŞER)

gunun-foto_raf_.20111223000604.jpg

MESAJ KUTUSU

Sayın Ersan SANER  Mağusa’da Salamis bölgesi sakinlerine yol için verilmiş sözünüz  vardı. Bu hafta olacak dediniz ama  altı hafta geçti, siz unuttuysanız hatırlatalım  dedik  bu konuda çok ciddi ve sert mesajlar alıyoruz bizden iletmesi. 

Sayın Kemal Hacı YARİM, bakanın gözünün içine baka baka yanında çalıştırdığın personele çalışma iznini çıkarmayacağını söylerken acaba kimden bu cesareti alıyorsunuz. UBP delegesi olmanızın bunda bir payı var mı?

Sayın Hüseyin ÖZGÜRGÜN, bu çarpık işlerde PKK parmağı belki olabilir ama siz asıl söyleyene değil de söyletene bir bakın bakalım. Sizin bakanlığı epeydir çekemeyen ve tay koymaya çalışan bazı parti içi rakiplere dikkat!

Sayın Şerife ÜNVERDİ, bütçe görüşmelerindeki performansınız da gösterdi ki artık acemilik devrini gerilerde bıraktınız. Siyasetçiyseniz hele de bakan olmuşsanız, bir kulağınızdan girecek diğerinden çıkacak değil mi? Bu arada yeni yılda partililere hindi hediye etmeye hazırlandığınız doğru mu?

Sayın Halil ORUN, bölge halkından kışlık sinema konusunda mesajlar gelmeye devam ediyor. Kış geçmeden en azından birkaç tane film seyretmek istiyorlarmış. Koca bina orada çürümek üzere.

Sayın İrsen KÜÇÜK, bu hafta sonuna kadar Dikmen örgütünü karşınıza alıp görüşmekte ve dertlerini dinlemekte yarar var. Elime 20 imzalı bir dilekçe verildi, zehir zemberek yazıyı mutlaka siz de okumuşsunuzdur değil mi?

Sayın Nazım ÇAVUŞOĞLU, bir gün hasta yattık Mehmetçik, Serdarlı ve Alayköy’den mesajlarınız birikmiş. Bölgelerde yaşayanlar gazetelere de yansıyan sorunlarının bir an önce giderilmesi için ziyaretinize bekliyorlarmış.

Sayın Özdemir GÜL, biz sizi uyarmış ama siz dikkate almamıştınız değil mi? Alevi derneğinden sonra sırada başkaları da var, bari onları vazgeçirmek için bir şeyler yapın. Yok, HAK misyonunun tamamladı derseniz o da sizin bileceğiniz bir iş.

Sayın Ali Özmen SAFA, gazetenizdeki İncil ve Hristiyanlık propagandası içeren paralı ilanlar okurlar tarafından çok hoş karşılanmadı. Hatta bunların fotokopisini Ankara’ya gönderenler bile olduğu iddia ediliyor. Oradaki dostlarınıza nasıl cevap vereceksiniz bakalım?

Sayın Zorlu TÖRE, Meclis Başkanı koltuğuna oturduğunuz dakikalarda ses tonunuzun bile değiştiği gözlemlenmiş. Bir de sürekli orada otursanız kim bilir nasıl sert bir başkan olacaktınız.

Sayın Serdar GARDAŞ, çok yakında yeni transferlerle ardı ardına bomba patlatmayı düşündüğünüz söyleniyor. Bari yeni yıl akşamını bekleyin de havi fişek yerine geçsin.

Sayın Deniz SERBEST, devlet memuru olduktan sonra sesiniz soluğunuz kesildi. Oysa özelde çalışırken daha verimli ve hareketliydiniz değil mi? Bakanınız sizden bir hayli memnun hiç merak etmeyin.

Sayın Orhan TOLUN, KIT-SAB başkanlığınız hayırlı ve uğurlu olsun. Tam bu görev için biçilmiş kaftansınız. Son iki senede birliğiniz epey güç kaybetti, görev ve sorumluluğunuz çok büyük. Kolay gelsin diyoruz.

Sayın Arda GÜNDÜZ, yeni CD’ni bu akşam tanıtacağını öğrendik, davetiyeyi de aldık ama bu gece de evde oturup bol bol limonlu ıhlamur içmeyi düşünüyorum.  CD’nin mükemmel olduğundan hiç kuşkumuz yok. Emeğinize ve dilinize sağlık.

Sayın Mustafa KAYMAKAMZADE, GAÜ limonluk arazisinin akıbetini merak edenler mesaj göndermiş. İhale sonuçlandı mı, sonuçlandıysa kime verildi diye… Şu ihale sonuçlarını artık gazetelerde yayınlamakta yarar görüyoruz.

Sayın Hüseyin MACİT, geçenlerde Şinasi Başaran ile bir yemekte görülmüş ve derin konuları görüştüğünüz gözlemlenmiş. Hayırdır yoksa yeni bir televizyon projesi mi var ufukta?

Sayın Ali AKKOYUNLU, mesajını aldım teşekkür ederim. Ama söz konusu arkadaşa söyle fabrika bahçesine mangalları dizmeden hediye mediye yok. Sadece kendi gırtlağını düşünmekten artık vazgeçsin, kolestrolüne de dikkat etsin.

Sayın Oktay KAYALP, sulu çember ile DAÜ kapısına olan kısımda özellikle iş çıkışlarında ki trafik vatandaşı iyice çileden çıkarıyor. Hele de yol kenarına uygunsuz park eden araçlara muhakkak bir çözüm üretmelisiniz.

Sayın Reha ARAR, yılbaşında Çin’den turist yağdıracağınız söyleniyor doğru mu? Aralarında Noel Baba varsa ne ala? Ne şanslı millet değil mi hem orada hem de burada yeni yıla girecekler.

Sayın Mehmet TANCER, televizyon programlarına yırtık ve eskimiş kravatla çıkmanıza gönlüm razı olmadı ve size yeni yıl hediyesi güzel bir kravat aldım. En kısa zamanda almak için gelin, başkası kapmadan.

 

Günün Fıkrası : Stil

Öğretmen öğrencilere soru soruyor: 

- “Ağaçta 7 kuş var. Avcı ateş ediyor, 3 tanesini vuruyor. Ağaçta kaç kuş kaldı?” Biri cevap veriyor:

- “4 kuş kalır.” Başka bir çocuk da hemen atılır:

- “Hayır öğretmenim ateş edince bütün kuşlar uçar, ağaçta hiç kuş kalmaz...” Öğretmen bunun üzerine:

- “Cevap yanlış ama stilini sevdim”, der. Çocuk buna karşılık verir:

- “Öğretmenim, ben de bir soru sormak istiyorum... Karşıdan 3 bayan geliyor, ellerinde dondurma var. Biri yalayarak yiyor, biri emerek, biri de ısırarak... Bu bayanlardan hangisi evlidir?” Öğretmen düşünüyor, düşünüyor...

- “Emerek yiyen evlidir”, diyor... Çocuk cevap veriyor:
- “Hayır öğretmenim, parmağında alyansı olan... Ama ben de sizin stilinizi sevdim.” 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.