1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Tek halk - Çift halk
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Tek halk - Çift halk

A+A-

2.Dünya Savaşı sonrasında, BM örgütü kurulurken, “ulusların kaderlerini tayin hakkı” ilkesi ki ilk savaş ertesinde, Amerikan Cumhurbaşkanı Wilson ve Sovyetler Birliği önderi Lenin’in, önerip altyapısını döşedikleri bir hak idi “halkların kaderlerini tayin özgürlüğü”ne çevrildi. 

Çünkü sömürgeciliğin tasfiyesi sürecine girilmişti…

1954’te, Kıbrıs Meselesi BM’ye bu temelden götürüldü. 

Çünkü BM genel kurulunu oluşturan yeni kurulmuş devletlerin hepsi de bu ilkeye göre kurulmuşlardı. 

Oysa Rum dostlarımızın niyeti, bağımsız bir Kıbrıs Devleti değil, Yunanistan ile birleşmekti! 1963’te Kıbrıs Cumhuriyeti devleti yıkılıp da devlet mekanizmasından Türkler bir biçimde dışlandığı zaman da niyet aynı idi… 

1965’te, muhalifleri tarafından Makarios’a yöneltilen suçlama, BM’de konuşurken, ENOSİS’ten hiç bahsetmeyip, “halkların kaderlerini tayin hakkı” üzerinde, ısrarla durmasıydı! 

O da buna karşılık, “uluslar arası camia başka bir devletle birleşmeyi asla kabul etmez ama bunu anlar ve destekler” demişti… 

Zaten konuşmalarına da daima “ Gipriagi Elenigi lae” diye başladığını, bizim kuşak çok iyi hatırlıyor! Kıbrıs Rum Halkı… 

Özellikle o darbe günü Baf’tan yaptığı konuşmanın başındaki bu kelimeler, hafızamda kendi sesiyle duruyor…

Dışarda ise böyle söylemezdi… 

“Kıbrıs Halkı” derdi… 

Bir Kıbrıs Halkı vardı ve plebisit yapıp, Yunanistan’a bağlanma kararını vermişti… 

1965’ten sonra ise bu “halkın” bir devleti vardı ve saldırı altındaydı! 

Bölünme tehlikesi vardı ve dünya bunu önlemeliydi…

Peki, ada nüfusunun %20’sini oluşturan Türkler ne oluyordu? 

Dışarı karşı, “Kıbrıs Halkı’nın” bir parçası… 

İçe karşı, “Gereksiz bir ayrıntı…”! 

“Adanın geleceği hakkında söz söyleme hakkı bulunmayan tarihsel misafir”… 

Ya da “azınlık”! 

Bugün artık herhalde inkâr eden yoktur ki Güney’deki bir politikacı “Gibriyagi Lae” dediğinde, aslında “Gibriagi Elenigi Lae”den bahsediyordur… 

İnkâr eden varsa, Kiriyagos Cambazis’i okusun…

Neden? 

Çünkü halkların politik hakları  vardır! 

Devlet kurma hakkı da dahil! Oysa cemaatların, yoktur! 

1960 Anayasası, bundan dolayı “iki cemaat arasındaki denge”ye oturtulur! 

Zira, cemaat egemen değildir! Nitekim 1960 Anayasası ile kurulan nizam da egemen bir devlet nizamı değildir!

Ama madalyonun öbür yüzüne baktığımızda, 1954’ten itibaren Türk karşı tezinin de “Kıbrıs’ta bir halk yok ki!

İki halk var” esasına oturtulduğunu görürüz. 

Rum dostlarımızın bundan fena halde içerlemesinin nedeni de budur! 

Çünkü, iki halk varsa, iki self determinasyon hakkı oluşur ve ısrarla “bir halk, iki toplum” demelerinin nedeni, budur. 

Oysa gerçek de onların iradelerinden bağımsız olarak, ortada duruyor! 

Memleket nüfusunun %20’si, “Gibriyagi Elenigi Lae” ye dahil olmadığına göre, nedir?

Yarın devam etmeden önce, bu konuyu neden açtığımı da yazayım:

Kiriyakos Cambazis, Kıbrıs Siyasetinde Milliyetçilik isimli kitabında, soruyor: 

“Yoksa biz gerçekten de iki ayrı halk mıyız?” 

Kendisi eski bir AKEL mensubu ve doktorasını da Moskova’dan almış…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.