1. YAZARLAR

  2. Yrd. Doç. Dr. Metin Ersoy

  3. Televizyonculuk da can çekişiyor
Yrd. Doç. Dr. Metin Ersoy

Yrd. Doç. Dr. Metin Ersoy

Havadis Gazetesi-Poli
Yazarın Tüm Yazıları >

Televizyonculuk da can çekişiyor

A+A-

---- Dünyada birçok ülkede "televizyon lisans ücreti/vergisi" adı altında toplanan paralar, kamu yayıncılığı yapan kuruluşlara direkt gelir olarak yansıtılıyor.

Televizyon izleyebilmek için para ödemek Kıbrıslı Türkler için yeni sayılabilecek ve çok da alışık olunmayan bir durum. Ancak dünyada birçok ülkede televizyon izlemek isteyen bireyler, bu amaç için televizyon vergisi ödüyor. Bu ödenen vergiler de kamu yararına yönelik yayıncılık yapan kurumlara direkt gelir olarak aktarılıyor. Bu vergi uygulaması Avrupa’nın çoğu ülkesinde olduğu gibi Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) de kabul görüyor. Devletler bu yolla yılda milyarlarca lira gelir elde etmekle kalmıyor, kamu yayıncılığını da teşvik ediyorlar.

Televizyondan vergi alınıyor

Evimizde kaç adet televizyon olduğunu bir düşünelim; tahminen her eve iki adet televizyon düşüyor. Birini oturma odasına yerleştirsek, diğeri ya mutfaktadır ya da ebeveyn veya çocuk odasında. Birçok ülkede televizyon vergisi adı altında vergi toplanıyor. Bazı ülkeler bu vergiyi televizyonu satın aldığınız anda sizden görünmez bir şekilde toplarken, bazıları yıllık veya aylık olarak bu vergileri tahsil ediyor. Avrupa’da İngiltere, İsveç ve Almanya bu ülkelerin başını çekiyor. Yani evinizde iki adet televizyon var ise, izleseniz de izlemeseniz de bu cihazların vergisini devlete ödemek durumunda kalıyorsunuz.

Sistem yaratmak kolay...


Bu yazıda, imrenerek baktığımız Avrupa ve ABD’de televizyon vergisi sisteminin nasıl çalıştığına dikkat çekmek istiyorum. Yurt dışına seyahat edip, adaya geri döndüğümüzde hep aynı hayal kırıklığını yaşıyoruz. Birçoğumuz: “Niye bazı şeyleri bizler de başaramıyoruz” diye düşünmeden edemiyoruz. Aslında sorunun yanıtı oldukça kolay. Sistem yaratmak kadar o sisteme sahip çıkacak eğitimi ve kültürü de insanlara aşılamalıyız. Tabii bu öyle sihirli bir aşı değil ki herkese bir doz vurulsun ve toplumun tüm bireyleri sisteme sahip çıksın. Bir atölye çalışması için gittiğimiz İsveç’te bireylerin vergilerini düzenli ödediğini işittiğimizde şaşırmıştık. İsveç hükümeti vergi konusunda halkına ciddi güven veriyor. Yani vatandaş biliyor ki vermiş olduğu vergi kendisine hizmet olarak geri dönecek. Dolayısıyla sisteme sahip çıkıyor ve sistemin çalışması için elinden gelen gayreti gösteriyor. İsveç’te “televizyon lisans ücreti” adı altında vatandaşlardan yıllık 200 Euro’nun üzerinde bir rakam tahsil ediliyor. KKTC şartlarında ortada her bireyin ödemekte zorluk çekebileceği bir rakam var.

Türkiye'de dolaylı vergi


Türkiye’deki duruma bakıldığında vatandaştan direkt olarak alınan bir televizyon lisans ücreti yok. Ancak bu vergi televizyon ithalatçısından veya üreticisinden alınıyor. Tabii şirketler bu rakamı televizyon fiyatlarına yansıtarak bir defaya mahsus olmak üzere televizyon satışından bu vergiyi vatandaşa ödetiyor. Yani siz televizyon vergisi vermediğinizi düşünürken, zaten bu miktarı satın almış olduğunuz her televizyonda ödediğinizi bilmiyorsunuz. Televizyon ithalatı bakımından Türkiye’ye bağımlı olan KKTC’de de durum aynı görünüyor. Evinize aldığınız her televizyon için belki KKTC devleti televizyon vergisi almıyor, ancak bu vergi dolaylı yoldan  ödeniyor.

Elektrik faturasına yansıtılıyor

Bu örneklerden sonra, televizyon lisans ücreti/vergisi adı altında toplanan bu paraların ne amaç için kullanıldığı bizi daha çok ilgilendiriyor. Zira birçok ülkede toplanan bu paralar bir fonda biriktiriliyor veya direkt olarak kamu yayıncılığı yapan devletin kontrolündeki medya kuruluşlarına aktarılıyor. Örneğin İngiltere’de bu kaynağın büyük bir bölümü British Broadcasting Corporation (Britanya Yayın Kuruluşu) olarak bilinen kısa adı BBC olan ve kamu yararına yayın yapan kuruluşa gidiyor. Kıbrıs Cumhuriyeti’nde direkt olarak alınmayan ve elektrik faturasına yansıtılan televizyon vergisinden toplanan paralar yine kamu yayıncılığı yapan Kıbrıs Radyo Yayın Kurumu’na veriliyordu. Ancak 1990’larda özel televizyonların baskısı ile bu uygulamadan vazgeçildi. Avrupa’da birçok ülkede televizyon vergileri kamu yayıncılığı yapan kuruluşlara direkt gelir olarak yansıyor. Örnekleri daha da çoğaltmak mümkün görünüyor.

Televizyonlarda içerik yetersizliği var

Çizdiğim çerçeveden sonra KKTC’de genel olarak medyanın özel olarak ise televizyonculuğun ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadığını söyleyebiliriz. Bir başka ifadeyle, basın gibi televizyonlar da can cekişiyor. Kalifiye çalışan eksikliği bir yana, yayımlanan programlardaki içeriğin yetersiz olması haliyle izlenme oranlarını düşürüyor. Televizyonları ayakta tutan şeylerin başında; “haberler”, “tartışma” ve “gazete okunan sabah” programları geliyor. Ancak bunların dışında KKTC televizyonlarında izlenebilecek eğitici, kültürel ve eğlendirici kaliteli program sayısı az görünüyor. Televizyonlardaki ekonomik sıkıntıyı giderebilirsek, daha fazla iletişim fakültesi mezunu ve işin eğitimini almış insan buralarda iş bulabilecek. Bu da aslında bahsetmiş olduğum kalitesiz yayınlara bir çare olabilecek.

Televizyonlara reklam desteği verilmeli

Televizyonlardaki ekonomiyi düzeltmek için birinci olarak önerebileceğimiz şey; her haneden yıllık cüzi bir miktar televizyon vergisinin elektrik faturasına eklenmesi olabilir. Böylece fonda birikecek paralar özel ve kamu yayıncılığı yapan televizyonlara belirli kıstaslar ışığında paylaştırılabilir. Örneğin; çalıştırdığı insan sayısına göre, program çeşitliliğine göre ve etik değerlerin ihlal edilip edilmediğine bakarak kıstaslar oluşturulabilir. Bir diğer öneri ise birlikte çalışma fırsatı bulduğum Dış Basın Birliği Başkanı Fevzi Tanpınar’dan gelmişti. Tanpınar, KKTC'ye ithal ürün pazarlayan şirketlerin iç pazara yönelik televizyon kanallarına reklam vermesini önermişti. Buna ilaveten benim önerim; sözgelimi bir içecek firması ithal ettiği ürünlerin toplam bedeli üzerinden bir yüzdelik belirlenerek, KKTC televizyonlarına reklam vermesi olacak. Bu reklamlar da kurumun ödeyeceği vergiden düşülebilir. Böylece televizyon sektörüne katkı yapılmış olur. Bazı ülkelerde benzer uygulamalar yapılıyor.


tv3.jpg

TELEVİZYON VERGİSİ: Avrupa'da bazı ülkeler evlerde bulunan televizyonlardan lisans vergisi para toplarken, bazıları söz konusu vergiyi dolaylı yoldan alıyor.

 

Yrd. Doç. Dr. Metin Ersoy’un yazısı, Havadis Gazetesi’nin haftalık haber ve magazin dergisi olan “Poli”de 03 Şubat 2013 tarihinde yayınlanmıştır.

 
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.