1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. "Temel sorun: Araştırma eksikliği ve bilimsel bulgu yoksunluğu - 1
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

"Temel sorun: Araştırma eksikliği ve bilimsel bulgu yoksunluğu - 1

A+A-

Bir süreden beridir, Kıbrıs’ın kuzeyinde, siyasal yapıya ve siyasi partilere yönelik bir güvensizlik var. Halkın izlediği televizyon kanallarından, geçtiğimiz ara seçimlerdeki seçime katılım oranına kadar, hatta dost meclislerinde yapılan muhabbetlere kadar, bu her alanda kendisini belli eden bir durumdur. Zaten çatlakları olan demokrasimizdeki yaraların iyice açılıyor olduğu ve siyasetin halk için değil sınıf ve kişi çıkarlarına yönelik yapılmakta olan bir etkinlik olduğu inancını yoğunlaştırmaktadır.

Bugünlerde özellikle iktidar partimiz içerisinde görülmekte olan çatışmalı ortamın, halkın duygu ve düşüncelerindeki karmaşayı artırdığı belirgin olarak görülmekte, halkın güvensizliğinin artmasına katkı sağlamaktadır.

Tecrübelerimiz:

Bugüne kadar yaşadığımız tecrübeler, partilerin bölünme aşamalarında yaşanan sorunların genellikle parti liderliğinin politikalarından rahatsız olması ile başladığına işaret etmektedir. Bu aşamanın parti içi muhalefet olarak değerlendirilen mekanizmaların, muhalefetlerini dile getirmeleri ile devam ettiği tecrübe edilmiştir. Parti içi muhalefet, genellikle parti politikalarını ve sorumlu koltukta oturan kişileri hedef alarak muhalefetini sürdürmüştür (Demokrat Parti’nin, Özgürlük ve Reform Partisi’nin UBP’den kopuş süreci yakın siyasal tarihimizdeki örnekleridir). Bazen doğrudan parti liderini de hedef aldığına şahitliğimiz de vardır (Tahsin Ertuğruloğlu’nun Ulusal Birlik Partisi’nden kopuş sürecindeki gibi).

Parti içi muhalefet, çoğunlukla parti lideri tarafından, koltuğuna bir tehdit unsuru olarak görülmüştür. Parti liderinin, diğer koltukları güvendiği kişilere emanet ettiği de hatırlanırsa, parti liderliğine yönelik saldırıların, aslında partinin güç dengelerine yönelik bir saldırı olarak algılanmasındaki temel sebebi ve sonuçları anlamamıza da katkı sağlayabilir.

Çoğu kez, bu durum emanete saldırmak olarak değerlendirilir. Bu nedenle de muhalif grup ya da kişilerin partiden ihracı ile sonuçlanır. Hatta eğer disiplin organlarında da bir muhalif durum söz konusu ise -parti tüzüğü çıkarma gibi- kongreler yolu ile tüzük tadilatına dahi gidilerek muhalifler partiden çıkarılabilir.

Partiden ihraç, muhalifler için istenmeyen bir durumdur. Çünkü, ihraç edilmek, onların başka partilere dahil olabilme süreçlerinde engel teşkil eder. Çünkü transfer olarak da değerlendirilebilecek bu türden durumlar, partiler arası kutuplaşma ve hizipçilik gibi sonuçlar doğurabilecektir. Diğer partiler bu olumsuz etkilerden korunmak isterler.

Sonuç olarak, partiden ihraç edilen kişilere kalan tek yöntem kendi partilerini kurmaktır.

Yeni siyasal oluşumların gelişimleri, ülkeden ülkeye değişiklik göstermekte, toplumsal kabul konusundaki hareketleri etkilemektedir. Örneğin, Ulusal Birlik Partisi’nden çok defalar ayrılmalar, kopuşlar, kırgınlık ve dargınlıklar olmuş, buna karşın bu parti, gücünden pek bir şey kaybetmemiştir. Bu durum, Kıbrıs’ın kuzeyindeki muhafazakâr bakış açısının ve Kıbrıs sorunundan kaynaklanan soyo-psikolojik algıların etkisini açıkça gözler önüne sermektedir.

 

Araştırma yoksunluğu:

Siyasal parti oluşumlarına ve siyasal partilerdeki kopuşlara daha dikkatli bir inceleme ile yaklaşmak, ileriye yönelik görüşler ortaya koymamıza katkı sağlayabilmektedir.

Dünyanın çeşitli bölgelerinde, siyasal ve kültürel geleneklere göre, siyasal parti oluşumlarının farklılıklar gösterdiği birçok araştırmacının konu olarak incelemeye değer bulduğu bir meseledir. Özellikle “Toparlanıyoruz” olarak da bilinen hareketin bir partileşme sürecine yeşil ışık yakmakta olduğu bir dönemde, bir grup aydının başını çektiği bu hareketin yeni bir parti oluşturma sürecine girebileceği düşüncesi, bu süreçleri değerlendirmemiz için anlamlı bir olgudur.

İşte bu nedenle bilimsel araştırmaların ve medyanın, ülke demokrasilerinin gelişimindeki etkisi büyük bir gerekliliktir diye ısrar etmeye kendimizde hak görebilmekteyiz.

Yeni bir siyasal parti denince:

Yeni bir siyasal parti dendiği zaman, tamamen yeni ya da bölünerek oluşturulmuş partiler akla gelir. Yeni parti olgusunu veya parti bölünmeleri olgusunu açıklamakta parti içi çatışmalar kritik öneme sahiptir. Fakat araştırmacıların esas dikkatlerini çeken konular, bu kritik aşamalardan veya izlenebilecek stratejilerden ziyade, yeni parti oluşumu için hangi koşulların en uygun olduğu veya hiç uygun olmadığı konularıdır.

Esasında, bu güne kadar, bizim ülkemiz açısından konuya göz attığımızda, parti içi güç ilişkilerinin ve rahatsızlıklardan dolayı bölünerek oluşmuş partilerin, demokrasimizde önemli rol oynadığı dikkati çekmektedir. Ancak bu sorunun aşılması aşamalarında izlenebilecek belli başlı yollar konusunda ne medya, ne de akademik çevreler çok enerji sarf etmemişler ya da sarf edilen enerjiyi, bilimsel bulgu olarak muhataplar ve toplumla paylaşmamışlardır.

İlk sonuç:

Görüldüğü gibi demokrasi geleneğimiz gençliğin ve tecrübesizliğin verdiği sıkıntıları aşamadığı gibi, siyasal partilerin gelenekçi ve eski yüzlerin eline teslim olmasının da darboğazından geçmektedir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.