1. YAZARLAR

  2. Özgün Kutalmış

  3. Temkinli iyimserlermiş
Özgün Kutalmış

Özgün Kutalmış

Gündem Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

Temkinli iyimserlermiş

A+A-

Rumların Hükümet Söcüsü Nikos Hristulidis “Şu an için Eylül ayında çoklu konferansa gidilmesini sağlayacak yeterli ilerleme yoktur. Temkinli iyimserliklerini koruduklarını ve sıkı müzakereye hazır olduklarını” söyledi. Diğer yandan Rum Lider Anastasiadis, bazı Türkiye gazete ve televizyonlarına verdiği demeçte “Adadan tüm Türk askerleri çekilmedikçe, garantörlük kalkmadıkça ve Rum göçmenler evlerine dönmedikçe çözüm mümkün değildir” dedi. Sanki de Kıbrıs Sorununun çözümü Rumların paşa gönüllerine kalmış gibi. Veya sanki de Kıbrıs Sorunu adada bulunan Türk askeri veya garantörlük yüzünden ortaya çıkmış gibi. Rum dostlarımızın unuttukları nokta, sahiplendikleri Kıbrıs Cumhuriyeti döneminde de, kendi imzaları ile tescil ettikleri Garanti ve İttifak Anlaşmasına göre adada 650 Türk Askeri varlığı yanında, Türkiye’nin de Garantör ülke olarak yer almasıdır. Bugün adada daha fazla Türk Askeri bulunması, Kıbrıs Sorununda sebeb değil, sonuçtur. Sebeb 23 Aralık, 1963 tarihinden sonra Kıbrıs Cumhuriyetine Kıbrıslı Rumların silah zoru ile el koymaları ve Kıbrıslı Türklere soykırım uygulamalarıdır. Sebeb Sadrazamköy’de çoluk çocuk kuyuya atılanlardır. Sebeb, beni çok duygulandıran ve iki gündür Kıbrıs Gazetesinde duyurulan “51 yıllık hasretimizi ebediyete uğurluyoruz. Seni görmeden de çok sevdik dede” denen Bayar Hüseyin Piskobulu’nun cenaze ilânıdır. Rumların da bilhassa 20 Temmuz’dan sonra çok çektiklerini de biliyorum. Birçok Rum çocuğun da babalarını, dedelerini, amca ve dayılarını göremediklerini, ancak görmeden de onları çok sevdiklerini de biliyorum. Ama buna da sebeb 20 Temmuz değildi. Sebeb 15 Temmuz faşist Yunan Darbesiydi. 20 Temmuz ise sonuçtur. Tüm bu yalın gerçekler ortada dururken, Kıbrıs Türk Tarafının bilhassa Akıncı C.başkanı seçildikten sonra yarattığı tüm iyimser havaya, Rum tarafının adeta çomak sokması anlaşılır ve Kıbrıs Türküne güven verir bir durum değildir. Türk tarafı Eylül’de Newyork’ta çoklu, yani garantörlerin de katılacağı bir konferansı dile getirirken, Rum tarafı bunu reddediyor. Akıncı’nın sözcüsü, Garantörlük tabu değildir derken, Rum tarafı siyasi eşitliğimize karşı çıkıyor.

                                           ***

Sözde Kıbrıs Cumhuriyeti’nin münhasır ekonomik bölgesinde bulunan hidro karbon yatakları neticesinde, Kıbrıs Cumhuriyeti’ni temsilen Rumların İsrail ve Mısır ile yaptıkları ikili ve üçlü anlaşmalar onları bana göre yüreklendirmiş gibidir. Kendilerini güçlü pozisyonda görüyorlar. Korkarım ki her zaman yaptıkları hataları yine yapacaklardır. Yine o çok sevdikleri ve her yıl Milli Gün olarak kutladıkları OHİ kelimesine sarılarak, Kıbrıs Sorunun ve bu sorunun her iki tarafta yarattığı olumsuzlukların devamına kapı açacaklardır. Kendilerini düşman değil, dost ve ortak gören Akıncı’nın elini de havada bırakırlarsa, adanın Güneyinde diken üzerinde yaşamaya devam edeceklerdir. Tabii ki en büyük kötülüğü de Kıbrıs Cumhuriyeti’nde kurucu ortakları ve de asırlardır yan yana yaşadıkları Kıbrıs Türklerine yapacaklardır.    

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.