1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Terk edilenler hala bekliyorlar…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Terk edilenler hala bekliyorlar…

A+A-

Kaçak Ali vardı Kasaba’dan köylere basıyla yolcu taşıyan.

Ramadan Şoför vardı Lefkoşa’ya taksisiyle yolcu taşıyan.

Sonradan Kombos geldi, bir de Lozan.

İlk aklıma gelenler bunlardı.

O zamanlar moda Nuri Sesigüzel’di.

“Yallah şoför yallah” şarkısını çok dinlerdik köylere giderken.

Bir de “Aynaya baktım, saç beyaz oldu.”

Bilmezdik Urfa yöresine ait türkülerin farklı olduğunu.

Hepsini de Türkiye türküsü ve aynı sanırdık.

Meğer Sivas’ın türküleri başka, Karadeniz’in başkaymış…

Urfa’dan başka nağmeler çıkar, İstanbul’dan başka.

Bir “Kadifenin kesesi” şarkısını bilirim İstanbul’undur diye bir de “Üsküdar türküsü”.

İzmir’in zeybekleri, Erzurum’un dadaşları…

Hele Adana’nın taş olan yolları…

Hepsinin tadı başka…

Bizim de türkülerimiz var.

“Beşparmak dağı sıra, yârim gitti Mısır’a…”

İçinde hikâye saklayan bu türküler günümüze kadar geldiyse de neden, nasıl doğmuştur sorusunu çoğu sormuyor.

Dinleyip geçiyorlar, “Mağusa zindanları” türküsünü dinledikleri gibi.

Oysa onun da hikâyesi hem acıklı, hem gerçek…

Bizleri köylere taşıyan Kaçak Ali’nin eski bir bası vardı.

Gambinası büyüktü.

Arkaya da valizleri koyardı.

Velesbit taşırdı bazen.

Bazen de yastık, yorgan.

Hiç yadırgamazdık.

Hep keyif alırdık o tozlu, dumanlı yollarda klimasız ve havasız giderken.

Sonra savaş çıktı.

Uçaklar tepemizde belirdiler.

Baf Limanını bombaladılar.

Film izler gibi baktık dalışlarına.

Bombaların düşüşlerini seyrettik.

Denizde patlayışlarını.

Dalgaların havaya yükselişlerini...

Uzak olduğumuz için kopan bacak göremedik.

Akan kanları da…

Acıların ne boyutta olduğunu tahmin etmek istemedik.

Biz de acı çekiyorduk…

Kıbrıslılar hep beraber acı çekiyordu.

Ve ateşkes hali ile noktalanan maceramız, kuzeyde devam etmeye başladı.

Ki dönüp baktığımızda neler kaybetmişiz, neler…

Hem de hiç uğruna…

Üslerde 1974 öncesi Evdim ve Paramal’da yaşayan birçok Kıbrıslıtürke ait çok sayıda çürümüş bas ve traktör varmış.

Kıbrıslıtürkler kuzeye kaçarken, “dönünce alırım” diyerek geriye terk etmişlerdi.

Aradan 41 yıl geçti…

Şimdi eski sahiplerini aramaya, eski, çürük nostalji kokan baslarını geri vermeye çalışıyorlar.

Bir ömür bu…

Ve bir neslin bitişi…

 

Oysa savaşın yıktıklarını devretmek daha onurlu, daha anlamlı olurdu…

Baf’ta, Leymosun’da, Karpaz’da, Kormacit’te, Digomo’da bıraktıklarımız.

Eskimiş de olsa, yıkılmış da…

Evlerimiz mesela.

Hala oradalar, hala Kıbrıslıları dönsünler diye inatla bekliyorlar.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.