1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. "Teyze amca bir imza ver… şeker de yiyebilsin çocuklar"
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

"Teyze amca bir imza ver… şeker de yiyebilsin çocuklar"

A+A-

Yıllardır, bu gün yazı yazmayı kaçırırım…

Bugün, altı Ağustos… Bu ay galiba yıldönümleri günüdür. Altı Ağustos da Hiroşima’ya atılan ilk atom bombasının, yıldönümü… Nazım Hikmet’e,

“Çocuklar öldürülmesin

“ Şeker de yiyebilsinler…”

Dedirten olayın, altmış sekizinci yıl dönümü…

1945 yılının bu ayında, Avrupa’daki savaş çoktan bitmiş ama Pasifik’te Japonya ile ABD arasındaki arbede, devam etmekteydi! Bilindiği gibi Japon donanmasının durduğu yerde, Pearl Harbour’a saldırmasıyla başlayan vuruşma, bütün okyanus boyunca devam ede ede gelmiş; Amerikalılar, Okinava adasını işgal etmiş, Japon anakarasını teşkil eden Honşu ve Hokkaido adalarına çıkmalarına, ramak kalmıştı. Ne var ki zayiat, makul löçülerin çok üstündeydi. Küçücük, volkanik Iwo Jima adasını, sırf Japonya’ya karşı bir üs olarak kullanılabilir diye alırken, verilen zayiat 20 Bin, Okinava’da ise 100 binin üstündeydi…

Japon olsun, Amerikalı olsun bütün kurmay subaylar, sırada Japon Anakarası’nın işgali bulunduğunda hemfikirdi! Üzerinde düşünülen ayrıntı, zayiatın ne olacağı idi! Japon kaynakları, Amerikalılar’a bir milyonun üstünde zayiat verdirmeden, yenilmeyeceklerini söylemekteydiler. Denizde ve küçük adalarda verilen Amerikan zayiatının boyutları, iddianın ciddiye alınmasına yol açmaktaydı. Japon Kültürü savaşta ölmeyi kutsardı ama Amerikan kamuoyu, yaralanan bir erin hesabını sorar!

Aylar süren bombardımanlarla, bütün Japon şehirleri, zaten yerle bir edilmiş, sanayii ortadan kaldırılmıştı… Amerika’nın yeni başkanı Truman, verilecek daha büyük zayiatları göze alamadı! Ve Altı Ağustos sabahı, Hiroşima kentine atom bombası atılmasını, emretti… O sabah saat 8.15’te, bir tek infilak ile genç, ihtiyar, kadın, erkek, çocuk 140 bin Hiroşimalı, birkaç saniye içinde öldüler… Patlama anında ısı 4bin derece santigrat’a çıktığı için, çoğu ilk anda buharlaştı! Arkadan gelen saatte binlerce km. süratinde fırtına dalgası da ısının ulaşamadıklarının, kelimenin gerçek anlamı ile içini dışına çıkartarak, onları öldürdü… Bombaya Amerikalılar’ın verdiği isim, “Little boy” idi… “Küçük oğlan”! Daha sonra da yüzbinlerce Japon’un radyasyona bağlı hastalıklardan ölmesine bakılırsa, “oğlan” pek bir marifetli idi…

Üç gün sonra, Nagazaki’ye ikinci bir bomba atıldı: Fat Man… Şişman Adam! O da yüzbin kişiyi bir çırpıda yok edince, Japonya bütün geleneklerini terk ederek, teslim oldu…

Böylece, 1 milyon Amerikalı, “kurtuldu”!

Savaşı, Japonlar çıkarmıştı, doğrudur… ABD’de kendine has demokrasi, Japonya’da askeri diktatörlük, hüküm sürmekteydi… Bu da doğrudur… Japon askerleri, fanatikçe savaşıyor; ölmeyi aldırmıyor; büyük zayiata sebep oluyordular; bu da doğrudur… Savaşın bitmesinden otuz-kırk yıl sonra; teslim olduğuna inanmayan ve ormanda saklanan Japon askerlerinin haberleri, bizim gençliğimizin ilginç gazete haberleri arasındaydılar, evet…

Ama Nazım Hikmet’in o ünlü şiirinde dediği gibi, “şeker bile yiyemez kâğıt gibi yanan çocuklar…”

Çocukları “kâğıt gibi” yakmanın, ne izahı olabilir ne de mazareti…

Bugün 6 Ağustos… Hiroşima’ya atom bombası atılmasının, altmış sekizinci yıl dönümü…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.