Erçin Şahmaran

Erçin Şahmaran

Star Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

Tık yok

A+A-

Türkiye basınından bir haber ilgimi çekti.

Tokat Belediyesi Başkan yardımcısı Sefer Bayın isimli bir şahıs.

Belediye başkanı ile bir anlaşmazlık yaşamış.

Sonuç; Görevden pasifize edilme.

“3 yıldır bomboş oturuyorum, 4 bin 295 lira maaş alıyorum” diyor.

Başkan yardımcısı bu ay maaşına da zam almış.

Tam 315 TL. Temmuz ayı itibarı ile maaşı 4 bin 609 TL olmuş.

Yani bir nevi müşavir. Hani bizde de var.

Çalıştırılmayan siyasi tercih kurbanları.

Yardımcısı belediye başkanına çağrı yapıyor. “Çalışmadan kimseye maaş verilmez, verilmemeli. Ben çalışmak istiyorum”.

Tokat Belediyesi başkan yardımcısı çalışmadan maaş almayı içine sindirememiş.

Amacına ulaşıp görevine döner mi bilemem ama haklı bir sitemi var.

Özellikle kamunun, yani devletin, yani toplumun parasını kendi parası gibi görenler, kendi çıkarları için çarçur edenler acaba dünyadan haberdar mı?

Çok uzağa gitmeye gerek yok.

İşte yanı başımızda Türkiye.

Ve çok önemli bir örnek.

Ahmet Necdet Sezer.

Türkiye’nin bir siyasi partiden seçilmeyen tek Cumhurbaşkanı.

5 Mayıs 2000’de TBMM tarafından Türkiye’nin 10. Cumhurbaşkanı seçildi.

Hukukçuydu. Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı idi fakat trafikte kırmızı ışıkta duruyordu.

14 makam aracını kabul etmedi.

Dış gezilerde yanında hiç gazeteciyi götürmedi.

Hastaneye gitti, sıra bekledi. Elektrik faturasını kendi cebinden ödedi.

Köşkte ekonomi yaptı. Yerli ürün kullandı.

Ödeneği vardı. Daha iyi anlaşılsın diye eski paradan söyleyeyim tam 46 Trilyon. İade etti.

1243 parça hediye aldı. Köşkte bıraktı.

Peki, sonuçta ne oldu? Elbette sevilmedi. Gidişini kimse bilmedi.

Başka örneklerle devam edelim;

Mesela Norveç.

Bir Bakan harcama sınırını 10 EURO aşmış. Peki, ne yapmış? İstifa etmiş.

Şimdi Fransa; Başbakan Beregovay ev alabilmek için arkadaşından borç para alır. Üstelik daha Başbakan değildir. Basın bunu haber yapar “Başbakan faizsiz borç aldı, vergi kaçırdı” diye. Fransa Başbakanı Pierre Beregovay 1993’te intihar etti.

Yunanistan Tarım Bakanı Tisitorudis. Oğlunu Girit Üniversitesinden, Atina Üniversitesine naklettirdi. Olay oldu. İstifa etti.

Biz bakalım kendimize.

Ayyuka çıkar. Örgüt başkanlarının çocukları devlette istihdam edilir.

Başbakan parti toplantısında kendi partisinden gençlere istihdam sözü verir. Yerine de getirir. E öyle devir bu devir. Gayet normal.

Yine sözler verilir, elektrik kurumuna, KTHY çalışanlarına, din görevlilerine, ekmekçilere, benzincilere, belediyecilere söz üstüne söz tutulanda var tutulmayan da kalmayan ise güven.

Sokağa çıkmasınlar sorun olmaz denir. İşte hırsızlıklara, cinayetlere, tecavüzlere bulunan çözüm budur.

Düğünlere, cenazelere, davetlere çiçek, böcek, hediyeler gönderilir.

Nereden? Devlet kasasından.

KTHY battı. Kim batırdı? Henüz tık yok.

İnsanlar ambulans yok diye, bir diğeri yanlış kan verildi diye, daha önceleri hastanede sel oldu diye hayatlarını kaybettiler.

Sağlık bakanı ise yurt dışında tedavi oluyor.

Bir vekil “Dış Türkler” için, bir başka vekil eşi müdür olsun diye transfer olur.

En sonunda ne olur? Sus pus hepsi unutulur. İşte demokrasi budur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.