Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Tiyatro...

A+A-

Birinci sahne…

Gözlüğünün üzerinden onu dikkatle dinleyen dinleyicilere dik dik bakarak ağzını açtı sayın KKTC Başbakanı İrsen Küçük…

Sonra biraz arkaya doğru yaslanarak sesinin daha gür çıkması için akciğerlerine hava doldurdu….ve tam konuşacaktı ki…mikrofon sustu.

Teknolojinin esiri olmaktır bu.

Biraz canı sıkılmış olacaktı ki bu teknolojiden, alnından birkaç damla ter boşaldı…

Baktı dinleyicileri rahat…o da rahatladı… bu sefer konuşmayan mikrofona, zaten çatık olan kaşlarını biraz daha çatarak üflemeye başladı…

Bir üfledi tık yok…biraz bekleyip bir daha üfledi, yine tık yok.

“Öyleyse mikrofon olmadan konuşayım” dedi hafif sırıtarak ki, mikrofon çalıştı…

Söylediklerini burada yazmama gerek yok.

Çünkü belli…

İş adamlarına yaptığı konuşmasında arpanın faydalarından bahsetmeyecekti ya başbakan…

Denizin kirliliğinden da bahsetmesi beklenemezdi.

Hatta, hitap ettiği Kıbrıslı iş adamlarına değil de TC’li iş adamlarına imkan sağlamak için tahrip ettikleri Karpaz’dan veya yine aynı ülkenin iktidarına yakın kişilere peşkeş çektiği sahillerden söz etmesi düşünülemezdi…

Söyledikleri belliydi sayın başbakanın…

Kalkındık, cari açığımızı düzelttik dedi ve her zama her yerde söylediği KKTC’yi ilelebet yaşatacağız kalıbı…

İkinci sahne…

-Dikkat et oğlum…bacaklarımdan tutup semere doğru fırlatırken bir tarafımı kırmayasınız.

Zaten bütün mesele oturana kadardır. Bir sefer oturdum mu ayaklarımı üzengilere yapıştırırım sonra da kimse beni buradan indiremez. Hatta üstüne binmeme itiraz etmeyen bu at bile…

Diyerek atına atladığı gibi komşu ülkenin lideri ile ülke meselesini çözmeye doğru yol aldı sayın KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu…

Giderken de atın zıplamasına uygun olarak bir yukarı bir aşağı doğru hareket ederken arkaya dönüp konuşuyordu…

- KKTC sonsuza kadar yaşatılacaktır. Tüm KKTC vatandaşları anlaşırsak Birleşik Kıbrıs’ın vatandaşı olacak. Zaten BM de onları kabul etmişti. Türk tarafı başından beri bir anlaşma olur düşüncesiyle müzakereleri sürdürmektedir. Ama Güney Kıbrıs Rum yönetimi işi yokuşa sürmektedir.”

Üçüncü sahne…

Her gün bir zam haberi yayılmakta çarşıdan çarşıya….

Esnaf da vatandaş da nereden geçimimi sağlayabilirim diye kendi ülkesinden(Kıbrıs Cumhuriyeti)  alışveriş yapmaya koşarken, bir “yetkili” anında uyarıyor, “Sakın güneyden alışveriş yapmayın da Karadenizli esnafımız daha çok kazanıp, kendi ülkesine yani benim de  anavatanıma daha çok para aktarabilsin” diyor…

Sahne dört…

Yok…

Bu tiyatroda sonu mutlu bitecek bir sahne beklenemezdi ki zaten sahne dört olamazdı.

Biri ata binerken, “gövdemi incitmeyin ha” diye çıkışırken, diğeri hırsını susan mikrofondan, “püf püf”  diyerek çıkartıyordu.

Çünkü burası bir tiyatro…

Biz ise…

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.