1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Tiyatro fırtınasının sonuna geliyoruz…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Tiyatro fırtınasının sonuna geliyoruz…

A+A-

En eski sanatın insanı insana anlatan etkin gücünü doruğa ulaştıran geleneksel tiyatro gösterileri, içinde bulunduğumuz Eylülü bir kez daha “Tiyatronun Eylülü”ne dönüştürdü. Birbirinden güzel oyunlar, kaç gecedir yüzlerce insanımızı YDÜ kültür merkezine yönlendirmekte. Kıbrıs Türk insanının tiyatro sevgisi kıvanç verici…
  
Tiyatrosever sayımızdaki hızlı yükselişe bu yıl bir kez daha tanık olduk. Tiyatro izlemek için akın eden her yaştan insanımıza, istisnasız her oyunda salon her gelmekte. Ama ne yazık ki, her güzel mevsim gibi bunun da sonu var. 9’ncu Kıbrıs Tiyatro Festivali önümüzdeki hafta sona eriyor. Geriye kalan son iki oyun Tiyatro Pera’dan “Quıntet – Bir Dönüşün Beşlemesi” ve “Vanya Dayı.” Özellikle “Vanya Dayı” ünlü Rus yazar Anton Çehov’un afişlerden hiç düşmeyen tiyatro klasiği...
    *       *       *
  
6 Eylül Salı gecesi İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun belleklerimizde iz bırakan “Ölüleri Gömün Oyunu” ile start almıştı festival. Koltuklarımıza mıhlanıp nasıl da soluk soluğa izlemiştik bu oyunu!.. Ve sahnedeki ekip başarısını nasıl da avuçlarımızı patlatırcasına alkışlamıştık. Savaşı durdurmak ve savaşanları barışa zorlamak için dirilen ve mezarlarına girmeyi reddeden altı ölü askerin çevresinde olup bitenler, hem tüyler ürpertici,  hem de düşündürücüydü. İzlediğim en güzel ve en anlamlı zombi öyküsüydü bu… Oyun, Irwın Shaw gibi bir üstadın kaleminden çıkma...
  
Arkasından dünyaca ünlü Sırp yazar Duşan Kovaçeviç’in yazdığı “Profesyonel” oyununu yine İstanbul Devlet Tiyatrosu sanatçılarından izledik. Derman Atik ve arkadaşları, Girne Belediyesi’ne veda etmeden önce son GİBETSU gösterisi olarak sunmuşlardı bu oyunu. Yabancısı olmadığımız bu oyunu bu kez o farklı yorumuyla izledik. Tiyatro budur işte. Aynı oyun, farklı yönetim anlayışıyla izleyenlerine farklı tatlar sunabiliyor. Totaliter rejimin sahnedeki sorgulamasını hem gülerek, hem düşünerek izledik.
  
Fitzgerald Kusz’un kadınlar adına feminizm sergilediği “Dullar” oyunu, erkeklere sahneden epey taşlar attı. Erkeklerimiz de o taşları hoşgörüyle kabullenip, İstanbul Şehir Tiyatroları’nın başarılı kadın oyuncularını kadınlardan fazla alkışladılar. Oyuncular sahneden kulise geçmeden, önümüzde kimlikten kimliğe bürünürken, hangi kadın kimliğini yorumlarsa yorumlasınlar, erkek milletini zekice iğnelediler.
  
Trabzon Devlet Tiyatrosu’nun “İstibdat Kumpanyası” oyununda, baskı ortamında sanatlarını icra etmeye çalışan tiyatro emekçilerinin alabildiğine güldüren tedirginlikleriyle yüzleştik. Sultan Abdülhamit döneminin istibdadından esinlenen yazar Uğur Saatçi’nin eseri Trabzon’dan gelen genç ve usta sanatçılar tarafından dört dörtlük yorumlandı. Yine salonun alkıştan sarsıldığı bir geceydi… Müzikte, danslarda ve esprilerde sahnede Karadeniz motifleri vardı ve bu olgu bile tek başına coşturucuydu.
  
Bülent Usta’nın kaleminden çıkma “Giderayak” Ankara Sanat Tiyatrosu’nun sunduğu şahane bir kara güldürüydü. Şimdilerde içinde bulunduğumuz şu büyük ekonomik krizle sonuçlanan yeni dünya düzeninin ne menem bir şey olduğu, sıradan insanların büyük çıkarların ahtapot kolları arasında nasıl ezilip tüketildiği, 10 AST oyuncusunun enfes tiplemeleriyle sahneye taşındı. İnsanlığın geleceğini tehlikeye sokan büyük rant kavgalarının ilginç parodisiydi bu... AST sanatçıları oyunlarının amacını şu tümcelerle açıkladılar: “Elimizde kalan son özgürlük kırıntılarıyla, söylenecek bir çift sözümüzü, söyleyebileceğimiz en etkili kürsüden; sahneden söylemek istedik.” Çok güzel söylediniz dostlar, çok güzel söylediniz.
  
Ve tek kişilik performansına tek gece yetmeyen, hem Perşembe ve hem de Cuma geceleri yüzlerce hayranıyla buluşan büyük aktör Genco Erkal… Kıbrıslı Türkleri 50’li yılların sonundan beri sanatsal ışığından yoksun bırakmayan o kıdemli dost sanatçı. Erkal, Aziz Nesin’in öykülerinden, şiirlerinden, masallarından ve taşlamalarından uyarladığı tek kişilik “Nereye Gidiyoruz?” oyunuyla yine enerji dolu bir sahne harikasıydı. Genco Erkal “çağdaş meddah gösterisi” olarak tanımladığı performansında, toplumsal çelişkileri ve çıkmazları o vurucu sahne diliyle bir kez daha önümüze taşıdı ve yine bir kez daha dakikalarca ayakta alkışlanmayı hak etti.
    *       *       *     
  
Her yılkinden farklı olarak bu yıl Kıbrıs Tiyatro Festivali sürerken bir yandan da değerli tiyatro uzmanlarının yönetiminde atölye çalışmaları yapıldı. Katılımı yüksek ve heyecanlı olan bu çalışmaların, toplumumuzda hızla gelişmekte olan tiyatro kültürüne büyük katkı yaptığı ortadadır. Rejisör atölyesi, yönetmen Yücel Erten yönetiminde 7 – 14 Eylül tarihleri arasında; Metin Dramaturgisi ve Sahneye Yansıması Atölyesi ise Prof. Dr. Özdemir Nutku ile Prof. Dr. Hülya Nutku yönetiminde 15 – 23 Eylül tarihleri arasında yapıldı. 

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.