1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. TOMA’cık masalı!..
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

TOMA’cık masalı!..

A+A-

* Kıbrıs sorununda trafik hızlanmış… Aman dikkat; kazaya kurban gidilmesin!..
   * İnsan ticareti ülkemizde büyük sorun... Bu konuda da dünyaya rezil oluyoruz... Hakkımızda çıkarılan suçlayıcı raporlar utanç verici... Ülkemizde hâlâ KUNTA KİNTE'ler dönemi yaşanıyor...
   * Bir tuhaf açıklama da İçişleri Bakanı Teberrüken Uluçay'dan: "Vatandaşlık verme yetkimi kullanmayacağım" dedi. Vatandaşlığa hak kazananlara o hakkı vermemek adaletsizliktir. Öyle aileler bilirim iki çocuğundan biri vatandaş olmuştur, diğeri olamamıştır… Ve daha nice örnekler!..
   * Geçen hafta sonu Hıncal Uluç’un sayfasında parmak ısırtan bir fotoğraf gördüm:  Trafiğin sel yoğunluğunda aktığı TEM anayolunda, otomatik vitesli arabanın sürücüsü pedallarda kullanmadığı sol ayağını camdan dışarı çıkartarak rahatlamış durumda… Arabayı da 90 Km. hızla sürüyormuş o anda. Şükür ki bizim yollarda henüz bu tür lagarlara rastlamıyoruz!.. 
   * Bir varmış, bir yokmuş; evvel zaman içinde, kalbur saman içindeyken bir küçük TOMA’cık varmış… Bu TOMA’cığın en büyük hayali, adına “KKTC” denen gariplikler ülkesine gelmekmiş. Garip KKTC’lilerin en büyük hayali ise, bu TOMA’cığı kendilerinden uzak tutmakmış… En sonunda KKTC’lilerin hayali gerçekleşmiş, bu masalın sonu da, TOMA’cık için mutsuz bitmiş... KKTC’liler erdi muradına, ben de bıraktım da geldim…   
   * Etkin polis müdahale aracı TOMA’ya bu ülkede tabii ki ben de karşıyım... Ama sadece TOMA'ya değil, TOMA kullanımını gerekli kılacak devlet, düzen ve asayiş karşıtı örgütlü kitlesel şiddete de karşıyım... 
   * Şimdi de sıra geldi camilerin ve mescitlerin elektriğini kesmeye... Son olarak örnek köyümüz Kalavaç Camii'nin de elektriği kesildi. Örnek köyümüze ve o köyün örnek muhtarı sevgili Ömer Meraklı'ya verilen ödül bu!...  Bizdeki ödüllendirme anlayışı böyle işte; ne yapalım!..
   * Kimdir, hangi makamdır cami ve mescitlerin elektrik faturalarından sorumlu olan? Lütfen çıksın ve açıklasın... Ama açıklansa ne olacak?.. Bu ülkede artık hiçbir şeye saygı kalmadı... Ne sağlığa, ne eğitime, ne çevreye, ne trafik güvenliğine, ne verilen hizmetlere, ne yaratılan eserlere, ne insanlara ve ne de dine... Sayalım sayabildiğimiz kadar... Saygısızlık ve duyarsızlıklarımız tükenmez...Nereye sürükleniyoruz bilmem ki!..
   * Aşkolsun şu Lefkoşa Belediyemize!.. Sabahın 06.00'sında, kargalar daha kahvaltısını bile yapmadan, personeline su sayaçlarını okutup, faturalarını kapı altından dağıtıyor. Söz konusu olan, Lefkoşalılardan acil olarak para toplamak... Fatura dağıtmakta gösterilen dinamizmi, çalışkanlığı ve erkenciliği keşke hizmet dağıtmakta da gösterebilseler...
   * Lefkoşa Belediyemizin gelirlerinin yüzde 75'i personel maaşlarına gidiyormuş... Bu durumda, en yüksek dinamizm para toplama bağlamında gösterilmeli!.. Değil mi ama?!.. 
   * Bir de merak bu ya, sormadan edemeyeceğim: Normal mesai saatinden 2 saat önce fatura dağıtmak için seferber edilen bu personele yoksa bir de ek mesai mi ödeniyor?
   * UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün, "Düğmeyi yanlış iliklerseniz, diğer düğmeler de hep yanlış iliklenir" dedi. Çok doğru... O ünlü UBP kurultayına divan başkanlığı yaparken düğmeyi yanlış iliklemişti de, ondan sonra olanları hep birlikte gördük!..
   * Futbolla oldum olasıya ilgim yoktur ama, ilgisiz olanların da artık sorma hakkıdır: Hem aslan geçinip, hem de eloğlunun ülkesinde yarım düzine gol yemek reva-i hak mıdır?.. Trabzonspor olayına gelecek olursak; o bir Trabzonlu Temel fıkrasıdır ey dostlar…
   * Hiç dikkatinizi çekti mi bilmem: Esrarkeşler cinayet dahil ağır suçlar işlediklerinde savunmalarını hep “O sırada kafam iyiydi” diye yaparlar. Ya bir de kafaları berbat olsa!..
   * Haftanın öğüdü Necip Fazıl Kısakürek’ten: “Yola birlikte çıktıklarını yolda değiştirtirsen, hem yolunu kaybedersin, hem de gerçek dostlarını.”
   * “Toplumları güden çobanlar iki türlüdür: Yün peşindekilerle, but peşindekiler. İki türün de ilgisi koyuna değildir.” Henry Rochefort.
   * Temel’in dünyası:  Gece arabasıyla seyahat etmekte olan Temel’in ışıkları yanmıyor. Zifiri karanlık yolda trafik polisi tarafından durdurulup hesaba çekilir: “Farlarını neden yakmıyorsun?” Temel’den el cevap: “Elektrik tasarrufu yapıyorum. Hem kendi ekonomim için, hem de ülkemizin ekonomisi için.”
   * Ve şiir… Edip Cansever’den: “Ne de olsa herkes biraz ölüdür / Nedense işte… / Bazıları gökyüzüne gömülüdür.”     

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.