1. YAZARLAR

  2. Fatih Akın

  3. "Tomahawkin" Adı Demokrasi Oldu
Fatih Akın

Fatih Akın

Empatik Bakış
Yazarın Tüm Yazıları >

"Tomahawkin" Adı Demokrasi Oldu

A+A-

Demokrasi yüz değiştirdi. Kimliğini kaybetti.
Demokrasi yine kan oldu, yine can aldı.
NATO kimliğinin arkasına sığındı, bomba oldu yağdı.
Irak’ta da aynıydı, Afganistan’da da. Şimdi ise sıra Libya’da.
Ölen yine insan oldu, katil ise değişmedi.
Katilin adı yine Tomahawk.
Kaddafi’nin Libya’da yıllardır devam ettirdiği diktatörlüğün faturası yine masum halka kesildi. Halk yine ezilen, yine ölen oldu.
NATO, Türkiye’yi bir gecede saf dışı bırakarak demokrasi adı altında Fransa’yla birlikte Libya’ya girdi.
Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy, Fransa’daki iç siyasette -Amerikan modellemesi bir anlayışla- savaşı seçim yatırımına dönüştürmek için demokrasi adına Libya’ya ilk vuran ülke olmayı tercih etti.
ABD bölgedeki büyük petrol yataklarını bir başka gücün eline teslim etmek istemediği için de Tomahawklarla füze oldu ülkeye yağdı.
Kendi vatanlarındaki demokrasi sorununu başarıyla çözmüş olan(!) Fransa ve ABD, yine bütün bir dünyaya demokrasi dersi vermeye başladı.


Fransa’da demokrasi var ama ülke yine de kaynıyor


Avrupa Birliği’nin en güçlü ülkelerinden birisi olarak bilinen Fransa, bünyesinde birçok sorunu da barındırıyor.
İngiltere’den Fransa’ya gelmiş ve adlarını Britanya’dan almış olan Briton topluluğu Fransa’da geri plana atılmış bir topluluk olarak görülmekte.
Fransa’da kendi dillerini konuşamayan bu topluluk ilerleyen dönemde demokrasinin beşiği olan (!) Fransa için önemli bir sorun teşkil edecektir.

Fransa’nın bir diğer önemli sorunu da ülkenin güneydoğusunda yer alan Korsika Adası’nın, Fransa’dan ayrılmak istemesi sorunudur.
Korsika Ulusal Hürriyet Cephesi (FLNC - Front de Libération Nationale Corse) isimli ayrılıkçı örgüt, adanın Fransa’dan bağımsızlığını istemektedir.
Korsika sorununun ortaya çıkmasındaki temel süreç ise Napolyon dönemine kadar uzanmaktadır.
Napolyon’un doğduğu yer olan Korsika’nın Fransa bünyesine katılması, sorunun temeli olarak görülmektedir. FLNC mensuplarının Fransa’dan ayrılmak istemesi sorunu daha da derinleştirmekte, yapılan eylemler iki tarafı da hızlı şekilde marjinal kutuplara taşımaktadır.
Bunun yanı sıra Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin kabinesini 2008 yılında Korsika’da toplaması ise stratejik bir hamle olmasına karşın ayrılıkçılara gözdağı olarak nitelendirilmiş fakat adadaki ayrılıkçı talepleri azaltmamıştır.

Fransa’da etkili olan en önemli iç mesele ise Güney Fransa’da yer alan Bask bölgesinin İspanya’ya paralel olarak sorunlar çıkartmasıdır.
ETA bölgedeki bir diğer sorundur. ETA’nın Bask bölgesinin bağımsızlığını istemesi Fransa’nın en büyük sorunlarından birisidir.
Fransa bütün bu yaşananları bir iç mesele saymakta ve dışarıdan bu konulara yönelik yapılan her bir açıklamayı ise içişlerine karışılması şeklinde değerlendirmekte ve tepkisini ortaya koymaktadır.


ABD Tomahawklarla demokrasiyi yaşıyor


Dünyanın jandarma devleti asayişi sağlamak için yine kolları sıvadı.
Dünyanın her bir köşesinde yaşanan olayları kendi iç meselesi gibi gören ABD, sürece müdahil olmak için kesinlikle haklı bir gerekçe bulabiliyor.
Gücünü meşrulaştıracak bir kapıyı aralıyor ve gecikmeden içeriye giriyor.
Sanırım büyük (!) devlet olmak da böyle bir şey.
Demokrasinin, özgürlüklerin ülkesi olduklarını da bütün bir dünyanın gözüne sokarcasına attıkları Tomahawklarla gösteriyorlar ve masum insanların Azrail’i olup acımasızca can alabiliyorlar.
Peki bu ölüm makinelerinin adı nerden geliyor?
Şimdi biraz da bunu inceleyelim.
Dün ABD, demokrasi ve çağdaşlık adına Kızılderililerle mücadele etti. Bugün ise dünya genelindeki demokrasi ve özgürlük mücadelesindeki en büyük silahları olarak Kızılderilileri kullanıyor.
Yüzlerce yıl öncesinde mücadele verilen, vahşi, yabani olarak anlatılan ve kendi topraklarında katledilen “Apache”ler bugün ABD ordusunun gurur kaynakları haline dönüştü.
Gece görüş sistemiyle 24 saat boyunca düşmanı yok edebilen bir helikopter olarak şimdi özgürlük ve demokrasi mücadelelerinde kullanılıyor.
Savaş baltası anlamına gelen “Tomahawk” füzeleri de, aynı şekillerde bomba olup yağıyor Irak’ta, Afganistan’da ve şimdi de Libya’da.
Amerika silah sanayi endüstrisi ihalelerle bu Kızılderilileri bütün bir dünyaya pazarlıyor.
Masalarda milyar dolarları ortaya koyan ülkeler ise bu silahları alabilmek için kıyasıya mücadeleler veriyor.
İhale sonucunda bu silahları alan ülkeler ise Kızılderililerle kendi ülkelerinin gelişmişlik ve çağdaşlık ölçütünü dünya genelinde tescillemiş oluyor.
Kovboy filmleriyle vahşi olarak tanıdığımız bu insanlar, şimdi ABD’nin marka değeri en yüksek ölüm silahları ve gurur kaynakları haline getirildi.
Bütün bu yaşananlardan dolayı işte tam burada bir kez daha sormak gerekiyor:
Kime göre demokrasi, nasıl bir demokrasi, ne için demokrasi ve kimin için demokrasi?
Büyük devletlerin demokrasi anlayışı tamamen Tomahawkların kullanımına dayanıyorsa, bu devletlerin kendi sorunlarını çözmek için, Tomahawk füzelerini kendi insanlarına karşı kullanabilecekleri bir demokrasi anlayışını veya devrini görebilecek miyiz acaba ne dersiniz ?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.