Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Toparlanmak

A+A-

1. Toparlama işine konu olmak veya toparlama işi yapılmak;

2. Para yönünden durumunu düzeltmek;
3. Gelişmek, daha iyi duruma gelmek;
4. Sağlığı düzelmek;
5. Etkilenilen herhangi bir şeyden kurtulmaya başlanmak;
6. Bir işi, bir hareketi yapmaya hazır duruma gelmek;

Sizin için “toparlanmak” sözcüğünün anlamlarını araştırdım. Anlamı çok ve güzel çağrışımlar yaratan biz sözcük olduğuna kuşkum yok. Bu nedenle son günlerde başlatılan “Ulusal toparlanma” hareketinin bu güzel anlamlarla paralel ilerlemesini dilerim.

Biliyorsunuz bu günlerde saraydan başlayan ve halka inen bir toparlanma hareketi ile sallanıyor sosyal paylaşım sitelerimiz ve Lefkoşa’dan bir grup elit kesim.

Bu toparlanma fikri Cumhurbaşkanımızın özel temsilcisi tarafından tweeter’dan ortaya atılarak gelişmiş bir fikir gibi görünüyor. Saraydan başlayarak dediysem sakın Cumhurbaşkanı’ndan zannetmeyin. Cumhurbaşkanı özel temsilcisinden…

***

Ne kadar özgürlükçü ve demokratik bir ülke olmadığımızı söyleyenlerin işitmesi için daha yüksek sesle söylemek istiyorum:

SİSTEMDEN ŞİKÂYETÇİ OLANLAR, BİR ELİ SARAYDA OLUP; BİR ELİ DE ‘BAĞIMSIZ’ BİR HAREKET BAŞLATMIŞTIR.”

Biliyorum kulağa biraz garip duyuluyor. Bu nedenle sorgucu yanım yine tetiklendi işte. Buna iki açıdan bakabilirim:

1.      Gerçekten Cumhurbaşkanı özel temsilcisi çok cesur yürekli bir adam! İdealleri uğruna, mevkisini, önüne sunulan imkanları ve hatta Nisan 2010’da yola birlikte çıktığı müzakereci lideri yarı yolda bırakıyor.

2.      Yeni bir oluşum adı altında, cesur yürek imajı yaratmaya çalışanların, eski statükoyu farklı bir maske içerisinde yeniden önümüze kotarması için zemin hazırlanıyor. Bunun için de siyasette, bürokraside ve Kıbrıs sorunu müzakere sürecinin son 50 yıllık süreci içinde hiç yer almamış bir sima ile, kurtuluş planı yapılıyor izlenimi verilmeye çalışılıyor.

Benim bir fikrim var elbette. Ama dilerim ben fikrimde yanılırım. Aksi takdirde zaten yerlerde sürünen siyaset kurumuna ve sivil toplum örgütlerine güven tamamen silinecek.

***

Yok yok, karamsarlık yaparmış gibi algılanmak istemem. Ama artık neye güveneceğimizi, neyin doğru neyin yanlış algılanabileceğini anlayamaz olduk dersem biliyorum ki pek çoğunuz beni anlarsınız. Sadece anlamakla kalmaz duygu ve düşüncelerimi paylaşırsınız da…

Kaldı ki “Toparlanıyoruz Hareketi” adına Kudret Özersay’ın yaptığı açıklamaları gözden geçiriyorum da kafamda belirsizlikleri belirginleştiren birçok noktayla karşılaşıyorum:

Hareketin tanımlanması için verilen bir röportajda yer alan “Bizim bugün yaşadığımız sorunlar dönemsel değil, yapısaldır. Yani örneğin hükümete karşı değil, genel anlamda siyaset kurumuna, siyaset anlayışına, toplumdaki ve kurumlarımızdaki çarpıklıklara yöneliktir. Gerçek anlamda bir değişime, dönüşüme ihtiyaç vardır.” cümleleri çok anlamlı ve titizlikle seçilen kelimeleri içinde taşımaktadır. Entelektüel ve kişiler üstü bir açıklama gibi görünmekle birlikte, bugün yaşanmakta olan sorunları, bugünkü iktidardan soyutlayarak zamana yayma çabası mevcut gibidir. Elbette bu röportajda yürekten katıldığım yerler olmakla birlikte, bu kadar net ve korumacı ifadelerin “cesur bir toparlanma” hareketine ters olacağına olan inancımı engelleyemiyorum.

Aynı röportaj içinde, “Mevcut siyasi aktörler kendilerine temiz bir siyaset ve yönetim anlamında çeki düzen verirlerse bu bizi ancak mutlu eder. Umarım artık herkes bunu anlar ve kısır tartışmalar devam etmez.” de deniyor. Sanki muhalefetin belli noktalara dikkat çekme çabası kısır olarak yansıtılıyor. İşte tam da burası benim çekincemede kaldığım noktalarda haklı olabileceğim yönündeki inancımı kuvvetlendiriyor. Ayrıca “toparlanıyoruz” hareketinin Cumhurbaşkanı Eroğlu veya herhangi bir başka siyasiyle ilgisi olmadığını da vurguluyor.  Garip geliyor bana; hem de çok garip.

***

Bu toparlanmanın başlangıç noktası kadersiz!

Zamanlama da kadersiz.

Ne yazık ki bir sivil hareket hakkında böyle düşüneceğimi hiç düşünemezdim. Ama elimde değil, bir bürokratın, hem de görevi başında sistem karşıtı bir harekete ön ayak oluşu çok etik gelmiyor.

Eğer Kudret Özersay görevinden istifa ettikten sonra sisteme karşı böyle yapıcı bir hareketi başatmış olsaydı, belki de koşullar doğrultusunda açık açık destek bile beyan edebilirdim.

Dilerim yanılıyorumdur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.