1. YAZARLAR

  2. Aysu Basri Akter

  3. Toplum olarak utanmalıyız!
Aysu Basri Akter

Aysu Basri Akter

Yenidüzen Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Toplum olarak utanmalıyız!

A+A-

Bu ülkede çeşitli sanat dallarında çaba harcayan herkes, bu ülkenin sorununu derinden yaşıyor.

Bu sorun uluslararası alana ulaşamama ya da belli festival ya da yarışmalara katılamama sorunu da değil üstelik. Bu ülkenin birçok alanda sahip olduğu temel sorun, anlayış ve vizyon sorunudur.

Dün Dünya Tiyatrolar Günü’ydü.

Gün vesilesiyle Lefkoşa Belediye Tiyatrosu çarpıcı bir açıklama yayınladı ve ülkenin içinde bulunduğu durumu bir kez daha gözler önüne seren maddeler sıraladı.

Bunların hepsi çarpıcı ancak her yıl süslü laflarla kutlanan genellikle de geçiştirilen Dünya Tiyatrolar Günü’ne rağmen, yıllardır harabe halinde duran tiyatro binası gerçekten de utanılması gereken bir fotoğraftır.

Bir devlet 13 yılda bir tiyatro binası yapamıyorsa utanmalıdır, gerçekten.

Tiyatrocular, sanat ve tiyatro alanına neredeyse tek kuruşluk katkı yapmayan devlet yapısının resmini çizerken, makam araçlarına da değindi, örneğin.

11 araç için 600 bin Euro ödeyebilen devlet, bir tiyatro şenliğinin gerçekleştirilebilmesi için kaynak ayıramıyor.

Partizan atamalardan, ilk kısıtlamaların kültür sanat faaliyetlerinden yapılmasına kadar sıralanan her şey bir tarafa, aslında utanması gereken bir devlet yanında, utanması gereken de bir toplumuz.

Bugün tiyatro binasının hesabını sormak tiyatroculara kalmamalıydı.

Toplum olarak 13 yıl boyunca tek satır öncelik verilmeyen bu projenin hesabını biz de sorabilmeliydik.

Sonuçta sanatı yaratan ve yaşatan toplumlardır. Devlet mekanizmalarını denetlemek ve talepkar olmak da toplumlara düşer.

İtiraf edelim ki, devlet nasıl bakıyorsa sanata, biz de toplumsal temelde çok ayrılmadık bu kambur görüşlerden.

Çocuklarımızı sanata teşvik etmek yerine, kamuda “garanti” iş istedik.

“Karın doyurmaz” dedik.

Küçümsedik.

Biz nasıl düşünmüşsek, çocuğumuzu nasıl sanatçı yetiştirmeyi hayal edememişsek, kurduğumuz devlet de aynı şeyi yaptı.

Oy getirmeyeceğini, bir avuç gönüllü insan dışında alkış almayacağını bildiği hiçbir şey yapmak istemedi.

Boşa para harcamayı düşünmedi.

İnsan sanatla gelişir. Sanatla çoğalır. Toplumlar sanatla çağdaşlaşır.

Bugün en yakın coğrafyalarımızdaki en muazzam gelişimler sanattadır.

Biz uluslararası alana ulaşamama bahanesinin ardında, kendi küçük dünyamızda, sanatı da ancak kamulaştırabildik.

Onu da beceremedik.

Özel tiyatroların gelişimi, bu alanda verilen eğitimin çeşitlilik ve kapasitesine ilişkin talebimiz olmadı.

Sadece tiyatro değil, müzikten baleye, plastik sanatlardan sinemaya kadar hiçbir alanda tek satırlık beklenti dile getirmedik.

“Sanatı yaşatan orta direktir” derler.

Gösteriş uğruna tablolar biriktirmekle sanat yaşamaz, çünkü.

Gösteriş uğruna dinlenmez, Bach.

Ama bizim kredilerle havuzlu villa yapma önceliğine sahip orta sınıfımızın aklına bile gelmedi, sanat adına tek satır talepte bulunmak, yaşatmak, istemek.

Haksızlık etmek, haddimi aşmak istemem.

Düzenlenen festivaller, oynanan oyunların önemli bölümü belli dönemlerde takip ediliyor. Ancak pasif izleyici konumundan, sosyal buluşma etkinliğinden, öte sanatı içselleştirip yaşamak konusunda zafiyetlerimiz olduğu ortada.

Her toplum hak ettiği şekilde yönetilirmiş derler.

Bu devletin kesinlikle utanması gerekiyor.

Utanması gereken çok şey var.

Ama toplum olarak en az devlet kadar böylesi bir yapı içinde olmaktan bizlerin de teker teker utanması şart.  

Becerebilirsek!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.