1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. Toplum siyasete ve siyasetçiye güvenini yitirmiştir
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Toplum siyasete ve siyasetçiye güvenini yitirmiştir

A+A-

Özelleştirmeye ideolojik anlamda karşı çıkmak bir yana, ülkemizde buna karşı çıkmanın bir de ahlaki görev olduğu inancındayım. 

Haydi, ideolojik tartışmayı geçelim… Kaldı ki, geçmemek lazım çünkü Avrupa ve Amerika önderliğinde son 30 yıla ağır bir şekilde damgasını vuran özelleştirmenin iflas ettiği, dünyanın yaşadığı ekonomik buhranla ispat edilmiş durumdadır… Hani “Sovyetler çöktü komünizim bitti” diye masal anlatılırdı ya; şimdi masal, “Biten sosyalizm değil, kapitalizmdir ey sevgili çocuklar – aha çatır çatır batıyorlar” şeklini aldı…

Ama biz ne diyoruz?

“ideolojik tartışmayı geçelim efendim” diyerek, bizdeki siyasetin ahlaki kısmına intikal gerçekleştiriyoruz…

Dünyanın en iğrenç siyasi sistemi, “rüşvet – kayırmacılık – kara para” gibi “negatif unsurlar içeren sistemleridir… Demokrasilerde de görülür; diğer türlerde de!

KKTC, demokrasisi ile övünülen bir siyasi coğrafyadır…

Övünebilirsiniz ama “Rüşvet – kayırmacılık ve kara para asla yoktur” diyebilir misiniz?

Diyemezsiniz…

Dolayısıyla, bizde tüm özelleştirme çalışmaları, toplumun siyasete olan güvensizliği nedeniyle, asla hedefine ulaşamama riski taşır…

Ercan özelleşir, bir Allah kulu çıkıp da bu özelleştirmeyi savunmaz… Mesele iki üç kişinin omuzuna yıkılınca da doğru ya da yanlış, o üç veya bilemediniz iki kişi, anında “karalanmıştır”…

Mesele sadece Ercan veya UBP de değildir…

Elektrik Santrali veya Scada gibi ihalelerde, Avrupa’da hellim gezdirme, KKTC’de gübre diye toprak satma, otel yapacağız diye geri ödenmeyecek milyonlarca Sterlinlik krediler alma, hesap sormama “hikayeleri”, UBP dönemine ait değildir…

Lakabı “Yüzde 10”un İngilizcesi “Ten percent” olan siyasetçilerimiz vardır bizim… Bu lakabın sahibi UBP veya CTP’de siyaset yapmaz…

Şuna gelmeye çalışıyorum; “elektrik kurumunun özelleştirilmesi, toplumun asla inanmayacağı bir hareket olacaktır”…

Elektrik Kurumu, halka daha ucuz elektrik satacaksa anlarım… Ama Ercan örneği gayet açıktır ki, özelleştirildiği günkü kazık topluma atılmıştır… Şirket kârına bakmaktadır, hava yolu şirketleri kârını düşünmektedir… Yolcu pahalı bilet almak zorunda kalmıştır… “Aman aman biz uçmayız artık” dendiği anda da kimin ensesine tokat yapıştırılmıştır? Yine toplumun! Yine köylünün, yine Değirmenlik Belediyesi’nin hizmet verdiği 14 köyün!

İşte bu yüzden özelleştirme, ahlaki anlamda da bizim ülkede doğru bir tavır değildir…

İdeolojik tartışmaya girmiyorum demiştim; teknik – ekonomik anlamda kayba uğradığımızı da söylemeyeceğim…

Ahlakta ne vardır?

İyi ve kötü!

Kötü olmuştur…

Elektrik Kurumu özelleştirilirse veya özel bir şirkete bazı ayrıcalıklar tanınırsa, bu da kötü olacaktır; çünkü bu memleket kötüdür… Çökmüştür, kokmuştur, kirlenmiştir…

Artık toplum; özelleştirmelerin de, siyasi partilerde genel başkanlık – genel sekreterlik yarışlarının da sadece kişisel çıkar amaçlı olduğuna inanmaktadır… Cep doldurma eylemleri…

Geldiğimiz nokta budur!

Kıbrıs Türk Toplumu; iktidar UBP’de veya ana muhalefet CTP’de her hangi bir aday isim için; “topluma hizmet için yarışıyor” demiyor. Ya ne diyor?

“İster o da başkan olsun da o da yesin!”… “İster gene başkan seçilsin ve hammayı götürsün!”…

Evet toplum aynen böyle diyor! Yorumların tümü böyledir…

Siyasetçi; haksız yere avanta yiyen, rüşvet alan, kirli kişi noktasına gelmiştir ve bunun en başta sorumluları da kendileridir…

“Açık – şeffaf – hesap verebilir” bir siyaset şarttır…

Toplum için siyaset şarttır…

Toplumun hizmetlisi veya hizmetçisi siyasetçiler şarttır…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.