1. YAZARLAR

  2. Mehmet Çağlar

  3. Toplumsal geleceğimiz için
Mehmet Çağlar

Mehmet Çağlar

Milletvekili
Yazarın Tüm Yazıları >

Toplumsal geleceğimiz için

A+A-

PAKETLERIN IYILEŞTIRILMESI DEĞILDIR ÇÖZÜM

Kanımca içerisinde yaşatıldığımız sistemsizliğin , karşı karşıya olduğumuz 3’lü iktidar bloku ile dayattığıekonomik paketlerin iyileştirilmesi yönündeki çabalar yanlıştır.

Çünkü “sonuçları değiştirmek için başlangıçları değiştirmek gerektiği” felsefesi ülke koşullarımız için olmazsa olmaz bir çıkış yoludur dibe vurulan sosyal, ekonomik ve toplumsal tüm sorunsallarımız karşısında.

Sorunsalların çözümü ve ülkemizde muktedir olmak, bu düzenin dışına çıkıp yeni bir düzen kurmayı gerektirir boyutlardadır artık.

 
Bu konuda daha once de çok yazdım. Bir kez daha ben kendi fikrimi size aktarmak isterim bu köşeden:


ÇÖZÜM INSANA YATIRIM YAPMAKTIR

“Eğitim, hem gaye hem de vasıta; yani hem amaç hem de araçtır.

İnsanı geliştirmeyi hedef aldığı için gâye (amaç), bu geliştirmenin bir metodu olduğu için de vasıta (araç)’dır.” 

Buradan anladığımız  özetle ve özce şudur:

“İnsan, sadece bir araç değil, aynı zamanda bir amaçtır da!”

Eğitime yapılan yatırımlar insana ve dolayısı ile toplumun geleceğine yapılan yatırımlardır


EĞITIME YATIRIMLARIN SONUÇLARI KISA SÜREDE ALINAMAZ

Toplumların gelişiminde ve yaşam süreçlerinde, sosyal ve manevi kazanımlar,  maddi faktörlerin dönüşümüne benzer bir seyir takip etmezler.

Elbette ki her yatırımın bir karşılığı olacaktır. Bunu kimse yadsıyamaz ve yatırımların karşılığının alınması beklenir

Ancak  bilinmeli ve kabul edilmelidir  ki, doğrudan eğitime yani dolaylı olarak da insana yapılan yatırımlar geriye en geç dönebilen, fakat doğru kurgulandığı takdirde en kesin ve sağlam sonuçlar veren bir toplumsal yatırım şeklidir.Eğitim gibi, tüm insani ve sosyal diğer yatırımların genel karakteri de budur. Özellikle çağdaş anlamda toplumların ihtiyaçları doğrultusunda yapılandırılmış iyi bir eğitim kurumu ve eğitim politikaları, doğru uygulamalar neticesinde yalnızca bir kişinin  değil, bir neslin ve bir toplumun geleceğinin en sağlam garantisi olabilir.

NİTELİKLİ İNSAN YATIRIMI

İstikrar için, "nitelikli insan" gücüne ve ihtiyaç duyulan alanlara yapılan yatırım,  krizlerden çıkışın da formülüdür.

 Neden? Çünkü;ekonomik kalkınmayı sağlayan da insan,  ekonomik gerilemeye neden olan da insan...

Bu bakımdan, insanı esas kaynak olarak kabul edeceksiniz ve aynı zamanda da insanı konuların odak  noktasına oturtacaksınız.

Peki ne yapmalıyız?

İnsana yatırım yapmak amacı ile eğitim sistemine nasıl yatırım yapacağız?

Bunun için ekonomik zorluklar nasıl aşılacak?

Ülkemizin genel anlamda makro eğitim planlaması nasıl yapılacak?

 VAKIF VE SİVİL GİRİŞİMLER: 3. SEKTÖR

Kanımca biz de, başlangıç olarak birçok ülkede uygulanan çeşiti yöntemlerden biri olan, ancak  bize uygun bir formata dönüştürerek,  Devlet ve Özel Sektörün yanına, 3'üncü bir sektör olarak Vakıf ve Sivil Girişimleri koymalıyız.

Evet; Vakıf ve Sivil Girişimler...

Örneğin bir ev kadını, bir akademisyen, ya da gün içerisinde kendine ayırabilecek zamanı olan meslek sahipleri,  günde 2 saat kendi işleri dışında “boş” zaman”ları varsa, bunu kahvede, komşuda,  kulüpte vb bir yerde oturarak mı geçirsin, yoksa 2 saatini gönüllü olarak, gençliğin/toplumun sorunlarına mı tahsis etsin?


Toplumun her bölümünden kişiler, parasal yardımlarla değil, vakitlerinin bir kısmını bu Vakıf ve Sivil Girişimler Sektörüne tahsis etmelidirler.

Üniversiteler, Sağlık, Doğa, Eğitim, Turizm, vb alanlar bu üçüncü sektörün uğraş ve katkı alanı olmalı.

Bunu yürütecek olanlar da, ayıracakları vakitlerde koyacakları katkıları olanlar da şahsi bir kazanç temin etmeyecek. Böylece, hep beraber yapacağımız bu yatırımlar kendimizin de bir yatırımı olacak. Kendi evimizin, kendi bilgimizin, kendi yönlendirmemizin, kendi kendimizin efendisi olmak budur.

TOPLUM OLMAK

Hani hep diyoruz ya! “Herkesin elini taşın altına koyması gerekir” diye...

İşte bu "3'üncü sektör" yani “Vakıf ve Sivil Girişimler” tam da bunu gerektiriyor zaten.

Toplum ancak kendi üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirirse  kendinin efendisi olur; sadece siyasilere topu atmakla bu işler olmaz. Olmuyor da zaten...

Çünkü toplum olmak, ne topluluk olmaktır ne de kalabalık olmak...

Toplum olmak, toplumsal ağları ve dokuları geçmişten taşınan kültürel zenginliklerle sıkı sıkıya dokuyarak geleceğe taşıyabilmekle başlar...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.