1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. Toplumun siyasetçiye güvenmemesi meselesi 2
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Toplumun siyasetçiye güvenmemesi meselesi 2

A+A-

Toplum neden siyasetçiye güvenmiyor?

Mesela Kadri Fellahoğlu… Hep söyledim, söylerim; ayrımcılık gibi olmasın ama “Baflı olması yeter”…

Kimse, Fellahoğlu’nun iyi niyetinden, bir şeyler yapmak istediğinden, Lefkoşa’yı düze çıkarmaktan başka arzusu da olmadığından şüphe edemez.

Ama aynı Fellahoğlu, seçim propagandası döneminde, kesinlikle işçi durdurulmayacağını söylemişse; durdurmayacaktır… Ya da, en baştan hesabını iyi yapıp, bu vaadi ortaya koymayacaktır… Diyelim ki “çaresiz” kaldı… O zaman, “Lefkoşa ahalisine vermiş olduğum sözlerden birini tutamayacağım için özür dilerim” diyebilmelidir…

Eğer siz vaad verir ve tutmazsanız, halk gene sandıkta size oy verebilir ama asla yüzde 100 güven duymaz. Güven bir kez yitirildi mi, sonrası daha zordur…

İdeoloji de çok önemlidir…

İrsen Küçük ve Ahmet Kaşif…

İkisi de UBP’de genel başkanlığa adaydı… Aralarında en küçük bir ideolojik fark yoktu…

Ekonomik konularda, Kıbrıs sorunuyla ilgili düşüncelerde tek kuruşluk fark gören var mıydı?

Efendim birini Türkiye daha çok tercih ediyormuş!

Peki, öteki bu konuda “gık” diyor muydu?

Mesela, Ahmet Kaşif, “ben seçilirsem, kamyon ve şiro devir teslim törenlerini şova dönüştürmeyeceğim” mi dedi?

“Sayın Beşir Atalay ülkemizi ziyaret ettiğinde protokol kurallarına mutlaka uyacak” diye açıklama mı yaptı?

Bu konuda muhalefetten bir açıklama işittiniz mi?

Hayır!

Muhalefet dedik de; Ömer Kalyoncu ya da Ferdi Sabit Soyer’in isimleri “Özkan Yorgancıoğlu’nun olası başkan adayı rakipleri” olarak geçiyor…

Kalyoncu ve Soyer neden aday oluyor?

Yorgancıoğlu’ndan farklı bir tavırları mı olacak?

Örneğin AB ile ilgili konularda farklı mı düşünüyorlar?

Türkiye ile ilişkilerde daha mı katılar?

AKEL’e bakışları, Kıbrıs sorununun çözümüne yaklaşımları, Anastasiadis’e sempati oranları mı farklı?

Yoksa Yorgancıoğlu federal, Kalyoncu konfederal, Soyer ise üniter bir Kıbrıs mı savunuyor?

Hayır!

Peki neden genel başkan olmak istiyorlar?

Ya hırs, ya megalomani, ya da bu hafta, öteki yazımızda bahsettiğimiz gibi; toplumun deyişiyle; “başkan olayım, ben ve yandaşlarım da hamma humma!”…

Peki neden güvensin size bu toplum?

Haaa elbette demokratik bir yarış olmalı… Genel başkanlık yarışı olsun tabii ki…

Çok aday da seçime girsin…

Ama, topluma güven verin…

Topluma, “seçilirsem Özkan’dan, Ömer’den, Ferdi’den farklarım şunlar şunlar şunlar olacak” deyin…

Deyin ki; bu toplum, “hepsi aynı, hepsinin amacı da aynı” demesin…

“Benim zamanımda her şey çok daha iyiydi” de diyebilirsiniz… Kabul edeceğim! Veya, bir belediye başkanı çıksın aday olsun, “aha yönetim böyledir, bu kenti ben şöyle aldım, şöyle yaptım” diyerek, farkını ortaya koysun…

Bir de şu var… İrsen bey değil de Ahmet bey UBP’ye genel başkan olursa, UBP, KKTC’nin ayrı ve bağımsız bir devlet olmasını daha çok mu öne çıkaracaktı?

Soyer ya da Kalyoncu CTP’ye genel başkan seçilirse, Ticaret Odası üyesi işadamları yeniden emekçi halkın kitle partisi CTP’yi mi destekleyecek?

Soyer ya da Kalyoncu CTP’ye başkan seçilirse, Özkan Yorgancıoğlu’nun “yaşasın tam bağımsız, tüm yabancı ordulardan arındırılmış Kıbrıs Federal Cumhuriyeti” diye bir söylemi var da onu çöpe mi atacak?

Veya şunu da seçmene sormak lazım; bir kez daha UBP gitti ve yerine CTP geldi farz edelim…Kamyon devir teslim töreninde, şironun üstüne ha Ersin bey çıkmış, ha Ahmet bey çıkmış, ne fark edecek ki!

Sayın Mehmet Ali Talat bile, “CTP – UBP gibi oldu” dedikten sonra, daha ne yazayım be annem size!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.