1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Toros: “İş dünyası ve sivil toplum da sürece dahil edilmeli“
Toros: “İş dünyası ve sivil toplum da sürece dahil edilmeli“

Toros: “İş dünyası ve sivil toplum da sürece dahil edilmeli“

“The Economist” tarafından gerçekleştirilen 11. Kıbrıs Zirvesi’nde tek Kıbrıslı Türk olarak konuşma yapan Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Fikri Toros’un, Kıbrıs meselesini iş dünyası perspektifinden çeşitli yönleriyle ele aldığı bildirildi.

A+A-

Kıbrıs Türk Ticaret Odası’ndan  (KTTO) yapılan açıklamaya göre, Başkan Fikri Toros, Güney Lefkoşa’da Hilton Park Nicosia Hotel’de düzenlenen 11. Kıbrıs Zirvesi kapsamında “Kıbrıs Sorununa İş Dünyası Perspektifinden Bakış: Bir Umut Işığı?” başlıklı panelde tek Kıbrıslı Türk olarak “tarihi” bir konuşma yaptı.

Dünyanın önde gelen iş dünyası yayınlarından The Economist tarafından gerçekleştirilen bu yılki Kıbrıs Zirvesi’nde bulunmaktan duyduğu mutluluğu dile getiren Toros’un, etkinlik süresince Avrupa iş ve siyaset dünyasının yanı sıra akademi çevreleri ve sivil toplum örgütlerinin üst düzey yöneticileri ile de önemli temaslar kurduğu belirtildi.

Toros, zirvedeki konuşmasına, KTTO Başkanı olarak kendisine ve meslektaşı Güney Kıbrıs Ticaret ve Sanayi Odası (KEBE) Başkanı Phidias Pilides’e zirvede görüşlerini paylaşma fırsatı veren The Economist Etkinlikleri Kıbrıs Genel Müdürü John Georgoulas’a ve etkinliği organize eden The Economist’e teşekkür ederek başladı.

Zirvedeki konuşmasında Kıbrıs sorununun uzun süredir tüm dünyanın gündeminde olduğuna vurgu yapan Toros, “Halihazırda devam etmekte olan çözüm süreci neden öncekilerden daha farklı olmasın?” diyerek adayı her iki toplum için siyasi istikrarlı, güvenli ve refah bir yuvaya dönüştürecek çözüm odaklı bir sürece ulaşmak için mevcut umut verici atmosferin nasıl kullanılabileceğine odaklanılması gerektiğini dile getirdi.

KTTO Başkanı Fikri Toros sözlerine şöyle devam etti: “Birleşmiş Milletler şemsiyesi altında devam eden müzakereler, Kıbrıs sorununa son verdirmek için eşsiz bir fırsat penceresidir. Sivil toplumların üzerinde seyreden genel iyimserlik ile birleşen olumlu atmosfer, nihai çaba için ilham vericidir, dolayısıyla iyi ve düzgün kullanılmalıdır.”

Uzlaşma ve barışı yapılandırmada iş dünyasının rolünün küresel olarak kanıtlandığını belirten Toros, iş dünyasının, federal ekonominin yasal ve düzenleyici çerçevesinin geliştirilmesine katkıda bulunarak, kendi kendilerine hizmet edecek sürdürülebilir bir ekonomik canlılığın şekillenmesinde önemli bir rol oynayabileceğini ifade etti.

Toros, “iş dünyasının sürece dahil edilmesinin, her iki lider tarafından barışın tesis edilebilmesi için elzem olarak kabul görmüş olmasına rağmen, özel sektörün sürece katılımını cezbedecek teşvik sisteminin henüz oluşturulmadığını” belirtti. Toros ayrıca, ilerleme stratejisini formüle ederken süreci sahiplenmeye ve sonuçların sürdürülebilirliğine yardımcı olacağından özel sektörün sürece daha geniş bir ölçekte dahil edilmesi tavsiyesinde bulunarak “Bu, hem kamunun hem de özel sektörün daha yenilikçi düşünmesini gerektirecektir” dedi.

“STATÜKONUN UZAMASI TÜM TARAFLAR İÇİN CİDDİ OLUMSUZ SONUÇLAR DOĞURACAKTIR”

Toros, şöyle devam etti: 
“Her iki tarafın iş çevrelerinin büyük bir çoğunluğunu temsil eden Odalar olarak bizler, statükoyu kabul edilemez sayıyor ve statükonun uzamasının  tüm taraflar için ciddi olumsuz sonuçlar doğuracağını değerlendiriyoruz. İki toplumlu ilişkileri normale döndürmek için sivil toplumun sürece katılımının artırılması şarttır.”

Panelde, KTTO ve KEBE’nin ortak çalışmalarını da aktaran Toros; USAID fonları ile UNDP-ACT tarafından desteklenen Ekonomik Dayanışma Projesi (Economic Interdependence Project) ve Avrupa Birliği tarafından desteklenen Leading by Example Projesi gibi bir dizi projeyi KTTO ve KEBE’nin ortak uygulamayı başardığını anlattı. Toros, bugüne kadar hayata geçirdikleri “başarılı” projelere örnek olarak; çözümün ekonomik faydalarını yansıtan belgeseller, yeni mezunlar için iki toplumlu staj programları ve iki toplumlu start-up projelerini gösterdi. Ortak projeler üzerinde önemle duran Toros, siyasi uygunluk verilmesine rağmen uygulanmayı bekleyen mobil telefon operatörlerinin bağlantısı ve ada için ticaretin geliştirilmesi gibi proje ve girişimlerin devam etmekte olan süreci çok güçlü bir şekilde etkileyecek unsurlar olduğunu söyledi.

Süreç içerisinde yaşanacak her türlü gecikmenin, her iki toplum liderinin de güvenilirliklerini tehlikeye sokacak potansiyel teşkil ettiğini dile getiren Toros, “Liderlerimize, bekleyen sorunların üstesinden gelebilmek için gerekli siyasi hamleleri yapmak konusunda gerçek ve cesur bir liderlik örneği sergilemelerinin zamanı geldiğini farkettirmeli ve onları ikna etmeliyiz” ifadelerini kullandı.

Zirvedeki konuşmasında özel sektörün önemine de değinen Toros, “Uzun vadede ekonomik büyüme, iş ve varlık yaratma fırsatlarını sağlayacak olan özel sektördür” şeklinde konuştu.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.