1. YAZARLAR

  2. Eşref Çetinel

  3. Turgay Avcı ve UBP
Eşref Çetinel

Eşref Çetinel

Halkın Sesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Turgay Avcı ve UBP

A+A-

Son dönemlerin cici demokrasimize çakılı çok partili sürecinde Turgay Avcı’lı ÖRP kadarı tartışılıp gündem oluşturmadıydı. 

Hatırlarım, o dönemlerde Kanal T’de  arkadaşım Özer’le  “Bizden Size” diye bir programımız vardı da aylarca UBP’den ayrılıp ÖRP’ü kuran Turgay Avcı ve yandaşları ile uğraştıydık!

Oysa Avcı UBP’den ayrılmadan  önce,   CTP’nin iktidara UBP’nin muhalefete alışamadığını söylüyor ve ekliyorduk:  “UBP  uyurken iki kişi sürekli koşuşturup  en azından  “bu memlekette biz de varız  dedirtebiliyorlar.” Bunlardan birisi Avcı diğeri Tahsin Ertuğruloğlu idi.

Şimdi kader  mi diyelim?  UBP saflarında kol kola  koşuşturup,  partiyi diri tutmaya çalışan bu iki  politikacı  ayni UBP tarafından savrulurlarken  mesela  ayni siyasi partide buluşamadılardı! 

NEYSE:   O dönemlerde Eroğlu’lu UBP,  Soyer’li CTP’ye muhalefet yaparak iktidar olmadıydı!  CTP hem kendini hem de memleketi  yiyip tükettiği için başka seçenek kalmadığından iktidar olduydu! 

Partiden savrulanlar da Turgay Avcı ile Tahsin Ertuğruloğlu olduydu…  Turtun ki Eroğlu ile aşık atmak kolay değildi! 

O dönemlerde de yazıyorduk:  UBP’den ayrılıp da yeni bir parti kuran hiç bir politikacı yahut politikacılar hayır etmediler!  Ne “Dokuzlar”lar hareketi ile oluşan DP ne  çok öncelerdeki Nalbantoğlu patentli TKP.  Dolayısıyle ÖRP hiç ayakta duramayacaktı ki hep   “yuvaya dönün”  dediydik…

TABİ Kİ  “GAİLEMİZDEN”  DEĞİLDİ:   Yani ille de UBP’li yahut CTP’li veya ÖRP’lü olmak yahut Ertuğruloğlu’nun politik dürüstlüğüne inanmak gibi  kişisel tercihlerden dolayı değildi tavrımız..                         Eğer  “UBP’den kopanlara yeniden partinize dönün”  dedikse  ne Avcı’nın boylu poslu yakışıklılığı ile   mavi gözlerine  hürmeten dediydik ne de bir siyasi partiyi bir iki politikacıya indirgeyecek değerlendirmeye  saplandıydık.  “Azınlık  iktidarı”  gibi kalıveren UBP’nin yine kendi bünyesinden çıkmış milletvekillerinin geri dönüşü ile   güçlü bir hükümet oluşturması için yazıp söylüyorduk… 

Nitekim:  Bakın bakalım iş çevrelerine,  sürüp giden kaotik ortamlara,  alınan kararların yaz boz hale gelişlerine,  yıkım muhalefeti yapan sendikalara…  UBP’nin var mı  Hükümet olarak bunlara göğüs gerecek dirayeti?  (Ki CTP de iktidarı döneminde ayni sıkıntıları yaşadıydı.) 

Haa,  Turgay Avcı UBP’ye döner mi dönmez mi? UBP kabul eder mi etmez mi?  Kendileri bilir.  Bizim gailemiz istikrarlı bir Hükümet oluşumudur.  Ki memleket hayrını görsün. 

**********

SİYASİ TUTUMLAR DEĞİŞİYOR

Bir süre önce   “gençlerden”  şikâyet eden,   “Kıbrıs davasını bilmiyorlar” diyerek üzüntülerini beyan eden  bazı   “Politikacılardan”  yakındıydım.  Çünkü ne iddia ettikleri kadar gençler  siyasi davaya yabancıdırlar  ne de ulusal değerlere bîgânedirler..  

Keza,  Kıbrıs Türk halkı da ne  “çok bağırdıkları için çokluk olduklarını zanneden”  birleşik Kıbrıs gibi abuk  çözüm yanlıları aklında ve fikrindedirler  ne de    “Devletlerini”  yıkmak pahasına çözüm arayışlarındadırlar.

NİTEKİM.  Geçtiğimiz gün Havadis gazetesi yaptırdığı bir anketin sonuçlarını yayımladığında bunu daha iyi anladık. 

Mesela  “iki ayrı bağımsız devlet”  yüzde 37.2 ile onay  bulurken  “İki toplumlu,  iki bölgeli Federasyon”    bile  yüzde 25.6 kaldı! 

Her ne kadar anket 250 kişi ile yapıldığı için  “zayıf” olarak nitelendirilebilir ama ortaya çıkan yüzdelikler yine de halkın  “kendi Devletine  sahipliğini”  çakıyor…

NEDENLERİNİ iyi değerlendirmek gerekir.  Çünkü Rum Annan planına “hayır”  demekle  “adada yeniden oluşturulacak denilen  iki bölgeli üniter Devleti zaten kadük hale getirdiydi.” 

Pekala yerine neyi koyduydu.  İşte son zamanlarda  bazı Sendikalarla   bazı siyasi parti bünyelerinde oluşan   “AB etiketli,  Türkiye karşıtı,  birleşik Kıbrıs savunucularına”  bunu kabul ettiremiyoruz.  Yani Rum’un kadük hale getirdiği Annan planına  karşı,  yerine kendi çoğunluk diktasını ikame edeceği bir çözümün peşinde olduğunu!

O kadar da çok bağırıyorlar ki  sanırsınız memleket hepten onlardan yanadır.  Oysa en basit kamuoyu anketlerinde bile  “Devlete sahiplik”  öne çıkıyor. Ve anlaşılıyor ki  hâlâ bu memlekette  Kıbrıs Türk halkının egemenlik davası dipdiridir…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.