1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Türk B Planı varsa şimdi göreceğiz…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Türk B Planı varsa şimdi göreceğiz…

A+A-

Aradan sadece üç ay gibi bir zaman geçti. Seçim zaferinden sonra yeni hükümetini oluşturmasının hemen arkasından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk resmi ziyareti Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’neydi ve ortalığı sarsan konuşmasını yapmıştı.
  
Umarım, geçen 20 Temmuz’dan bu yana yaşanan birçok olay, bize o önemli konuşmada vurgulananları unutturmamıştır.
  
Erdoğan o konuşmasında işte şimdi eşiğinde bulunduğumuz New York’taki Kıbrıs zirvesine göndermelerde bulunmuştu. Bu zirvenin de başarısızlıkla sonuçlanması halinde Türk tarafının seçeneksiz olmadığını belirterek bir B planının varlığını duyumsatmış ve bu planın gündeme geleceğini vurgulamıştı.
  
Şimdi işte o planın gerçekten var olup olmadığını, eğer varsa uygulanıp uygulanmayacağını hep birlikte göreceğiz. Çünkü önümüzdeki veriler,  New York zirvesinin başarısızlıkla sonuçlanacağını gösteriyor. Negatif durum gözler önünde.  Başarısızlıktan söz edenler kehanette bulunmuyorlar.
  
Her zaman “Görüşmelerde ne takvim ne de hakem isterim” diyen Rum lider Dimitris Hristofyas, şu anda daha bir uzlaşmazdır. Rum Milli Güvenlik Konseyi toplantısından sonra esmeye başlayan olumsuz hava Hristofyas’ın iyiden iyiye yalnızlığa terk edildiğinin göstergesidir. Siyasal çözümün yolunu açmak bağlamında Hristofyas’ın ne tabanı, ne cesareti ve ne de iradesi vardır.
  
Başbakan Erdoğan’ın yankılar yaratan o konuşmasının üzerinden geçen zaman içinde tanık olduğumuz en önemli olay, Rum tarafının müzakere masasını dinamitlercesine Doğu Akdeniz’de petrol arama çalışmalarını başlatmasıdır. Müzakere masasında ciddi ve saygılı olsalardı patlayıcı gerginlik yaratan bu işe girişmezlerdi.
  
Hayal dünyasında başarı bekleyenler, ölünün gözünde yaş bekleyenlerdir. New York zirvesinin başarısızlığı şimdiden kesin. Bakalım geçen 20 Temmuz’da Başbakan Erdoğan’ın tüm dünyaya duyumsattığı Türk B planının uygulanması da kesin olacak mı!..
    *      *       *     
  
Unutamayacağım bir andı: 20 Temmuz etkinlikleri dolayısıyla katıldığım televizyon programına bir ara deneyimli diplomat İnal Batu da telefonla bağlanmıştı. CHP ekolünden gelen ve Kıbrıs konusundaki AKP politikasının en sert eleştiricilerinden biri olarak tanınan Batu şöyle konuşmuştu heyecanlı bir sesle:
  
“Kaç yıldır 20 Temmuz törenlerini buruklukla izledim. Hep aynı şeyler tekrarlanıp durdu. Ama yıllardan beri ilk kez bende umutlar belirdi. Hiçbir şey çıkmayacağına inandığım görüşmeler konusunda artık sona gelineceğini ve yeni arayışlar içine girileceğini duymak beni sevindirdi.”  

AKP muhalifi İnal Batu’dan bu sözleri duymak gerçekten ilginçti. Demek ki TC Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamaları onu da olumlu yönde etkilemişti.  
  
Bizim neslin bireyleri 1968’den beridir bu görüşmeler tiyatrosunun başarısızlıklar ve düş kırıklıklarıyla dolu sürecinden gına getirdi. Ben şahsen bu görüşmelere artık ilgi duymuyordum. Ama Başbakan Erdoğan’ın 20 Temmuz konuşmasından sonra ilgilenmeye başladım. Neden mi?.. Çünkü Türkiye kendi takvimini belirlemiş ve Başbakan Erdoğan’ın ağzından bunu açıklamış oluyordu. Erdoğan yeni açılımlardan söz ediyordu. Ekim ayındaki dördüncü zirve de başarısızlıkla sonuçlanırsa yürürlüğe girecek bir B planının varlığı duyuruluyordu . Sırf B planına giden bu yeni süreci gözlemleyebilme adına görüşmeler ilgilenilmeye değmez miydi?..
         *       *       *
  
Rum tarafının Erdoğan’ın o günkü net vurgulamalarından sonra ekim ayına kadar olan müzakere sürecini mutlaka değerlendireceğini düşünmüştüm. Ama düşündüğüm gibi olmadı. Erdoğan’ın konuşması üzerine esip yağdılar, kışkırtıldıklarından dem vurdular ama bilinen uzlaşmazlık yolundan bir santim bile sapmadılar. Hastalıklı bir sabit fikir haline gelmiş olan hakimiyetçilik, bencillik ve ırkçılık siyasetleri berdevamdır...
  
O hastalıklı siyaset Rum hakimiyetinin tüm adaya yayılmasına ve bu hakimiyet içinde Türklere Osmosis’e açılan birtakım azınlık hakları tanınmasına dairdir.   
  
Umarım, toplumsal yaşamındaki belirsizliklerden yakınan ve bunun yıpratıcı sonuçlarıyla boğuşan Kıbrıs Türk halkını başarısızlığı kesin olan New York zirvesinden sonra umutlu bir dönem beklemektedir. Değil mi ki, Kıbrıs meselesindeki yeni dönemin belirsizlikleri barındırmayacağı Erdoğan’ın ağzından duyurulmuştu…    
  
Erdoğan Türk planının içeriğini açıklamamıştı. Bu da müzakere sürecine gösterilen duyarlılığın gereğiydi. Havanda su dövmek olan ekim zirvesi gelip çattı. Şimdi görelim bakalım geçen 20 Temmuz’da tüm dünyaya duyumsatılan o alternatif Türk planın içeriğinde neler var!..   

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.