1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük mitingi oldu
Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük mitingi oldu

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük mitingi oldu

Cumhuriyet tarihinin en büyük meydan mitingi İstanbul Yenikapı'da yapıldı. 15 Temmuz’daki kanlı darbe girişimine direnip darbeyi püskürten milyonlar bu kez Yenikapı’da tarihi bir buluşma gerçekleştirdi. 5 milyon kişi toplandı.

A+A-

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin birlikte katıldığı, Cumhuriyet tarihinin en büyük meydan mitingi İstanbul Yenikapı Miting Alanı'nda düzenlendi. "Demokrasi ve Şehitler Mitingi" için polis kaynaklarına göre 5 milyon kişi alanı doldurdu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ailesi, Başbakan Yıldırım, CHP lideri Kılıçdaroğlu, MHP lideri Bahçeli, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulûsi Akar, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ile Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez alana giriş yaptı. Dört lider tek tek kürsüye çıkıp vatandaşları selâmladı. Ardından saygı duruşunda bulunulup İstiklâl Marşı okundu. Daha sonra Kur'an-ı Kerim tilavetine geçildi. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez öncülüğünde dua edildi. Mitinge kalabalık bir sanatçı grubu da katıldı.

Bahçeli, Kılıçdaroğlu, Akar, Başbakan, TBMM Başkanı İsmail Kahraman ve Cumhurbaşkanı sırayla kalabalığa hitap etti. Ancak önceden duyurulan programda yer almadığı halde bir isim daha konuima yaptı. Kılıçdaroğlu'ndan sonra kürsüye çıkan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulûsi Akar ilk kez bir mitingde milyonlara hitap etti.

Liderler, miting başlamadan önce birlikte çay içip görüntü verdi. Ancak mitingin sonunda toplu bir görüntü verilemedi. Konuşmaların sonunda kalabalığı Erdoğan, Yıldırım, Kahraman, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu birlikte selâmladı.

Kürsüye ilk Bahçeli çıktı

İlk konuşmayı, MHP lideri Bahçeli yaptı. Devlet Bahçeli, çok sert sözlerle ABD'nin Pensilvanya eyaletinde yaşayan Fethullah Gülen'i hedef aldı. Bahçeli, "15 Temmuz yeni bir istila denemesi, yeni bir kıyım ve yıkım hamlesiydi" dedi ve ekledi: Âlim ve hoca görünümlü bir terörist, sığındığı Pensilvanya'dan getirdiği beddua seanslarıyla, nefret söylemleriyle, öfke nöbetleriyle cinayet örgütüne Türkiye'ye 'vur' emri verdi. İblis'e ruhunu satan bu vâiz, Müslüman görünümlü bu Voyvoda, ihanetle, Türk ve Türkiye düşmanlığıyla doruğa çıktı, fitne ve münafıklıkta rekor kırdı. Haçlı emellerinin taşıyıcılığını yapan FETÖ, Türkiye'nin kalbine nişan aldı.

bahceli-aa.jpg

MHP liderinin konuşmasından satır başları şöyle:

"Üzerimizde oynanan oyunlara, fitnelere rağmen cesaretle dik durdunuz. Al bayrağımızı gururla yükselttiniz. Şehitlere yüreklice sahip çıktınız. Kardeşliği inançla savundunuz. Hâinlere dersini çekinmeden verdiniz. Teröristleree haddini bildirdiniz. Yenilgi nedir tanımadınız. Ben de varım ve buradayım dediniz.

Yıkılmadan ve ayaktayım diyerek Yenikapı’ya koştunuz. Yeni bir dirilişin müjdesini verdiniz. Bahtiyarım çünküTtürkiyemizin şahlanışını gururla izliyorum. Mutluyum çünkü millet, irade, inanç burada. Bükülmez bilek, eğilmez baş, yenilmez milli kudret burada, bu meydandadır.

Türkiye tüm güzellik ve görkemiyle yeni bir sefere Yenikapı’dan başlamaktadır. Türk milleti kaderine sahip çıkmaktadır. Hepinizle övünüyor, Türk milletiyle iftihar ediyorum."

Gülen'e çok sert sözler

"15 Temmuz’da felaketimizi projelendirdiler. Son nefesi vermemizi gözlediler. FETÖ milletimizin helâli olan şavaş uçaklarıyla saldırdı, helikopterler tepemizde uçuştu. Bombalar, kurşunlar üzerimize yağdı.

Biliniz ki 15 Temmuz yeni bir istila denemesi, yeni bir kıyım ve yıkım hamlesiydi. Mondros'ta çerçevesi çizilip Sevr'de dayatılan imhâ planları, 15 Temmuz'da yeniden gün yüzüne çıkarıldı. 'Su uyur düşman uyumaz' sözü bir kez daha anlam ve karşılığını buldu. Zalimler, hâinler, emperyalizmin maşaları, bu defa Türk askeri kılığına girdiler, milletin silahını yine millete çevirdiler, milletin imkânlarını kullanarak yine millete öldürücü darbe vurmak istediler. Âlim ve hoca görünümlü bir terörist, sığındığı Pensilvanya'dan getirdiği beddua seanslarıyla, nefret söylemleriyle, öfke nöbetleriyle cinayet örgütüne Türkiye'ye 'vur' emri verdi. İblis'e ruhunu satan bu vaiz, Müslüman görünümlü bu Voyvoda, ihanetle, Türk ve Türkiye düşmanlığıyla doruğa çıktı, fitne ve münafıklıkta rekor kırdı. Haçlı emellerinin taşıyıcılığını yapan FETÖ, Türkiye'nin kalbine nişan aldı.

Türk vatanını çekemeyen, üzerine çöreklenmek isteyen ne kadar kanı bozuk çevre varsa FETÖ’nün sırtını sıvazlayıp eline silah tutuşturdu."

"Niğbolu'da ezilenlerin tekrardan başını kaldırmasıdır"

"15 Temmuz FETÖ darbe teşebbüsü, 627 yıl önce Kosova'da mağlup olanların yeni bir kalkışmasıdır. 620 yıl önce Niğbolu'da ezilenlerin tekrardan başını kaldırmasıdır. 572 yıl önce Varna'da, 563 yıl önce İstanbul'da, 490 yıl önce Mohaç'ta döktükleri kanda boğulduklarını sandıklarımızın yeniden karşı harekâtıdır. 15 Temmuz'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni, emniyet ve istihbarat kuruluşlarını bombalayıp sivil ve masum vatandaşlarımızı katledenlerle 101 yıl önce Çanakkale kıyılarında gelip üzerimize ateş saçanlar, aynı karanlık yolun yolcusudur.

Bunlar yaratılmışların en aşağısıdır. Unuttukları, ihmâl ettikleri milletin vicdanıdır."

Kutuplaşmayı bıçak gibi kesmeliyiz"

"15 Temmuz’da tankın önüne milli vicdan dikildi. Kim miletimize biçilmek istenen bu kefeni kader diye kabul edebilirdi? 

Türk milleti küresel senaryoların farkındadır. Bu vatan 3-5 teröristin sözde vaazlarıyla düşmeyecektir.

Ayrımız, gayrımız yoktur. Birliğimizi kararlılıkla korumalıyız, kutuplaşmayı bıçak gibi kesmeliyiz.

15 Temmuz bir milâttır. Kim olursanız olun, ülkenin neresinde doğarsanız doğun milletim dediniz, Yenikapı’ya geldiniz.

Türk askeri topyekûn suçlu görülmemeli, ordu-millet dayanışması sağlanmalıdır.

Millet yetim değildir. Devlet öksüz değildir. Başarmaktan başka çaremiz yoktur."

"Ben dâhil tüm siyasilerin bu musibetten ders çıkarması lâzım"

Bahçeli'nin ardından kürsüye ana muhalefet partisi lideri Kılıçdaroğlu çıktı. CHP lideri Kılıçdaroğlu, "Bugün bizim demokrasi tarihimizin önemli bir günüdür. Türk siysal hayatı, demokrasi hayatı önemli bir olaya imza attı. TSK içinde yuvalanan çete Türk demokrasisine, size, bize, hepimize darbe yapmak istedi. TBMM'yi sabah kadar açık tutan Başkan’a yürekten teşekkür etmek istiyorum. Parlamenter sistemimize darbe yapmak istediler" dedi.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:

"240 şehidimiz var. Onlar bizim demokrasi tarihimizin altın sayfalarında yerlerini alacaklar. Onları unutmayacağız. Unutturmayacağız."

"Gönül isterdi ki, parlamento dışındaki partilerin genel başkanları burada olsaydı. Çünkü, Mustafa Kemal Atatürk diyor ki, ‘Söz konusu vatansa gerisi teferruattır. Sonuna kadar vatana sahip çıkacağız’ diyor."

"14 Temmuz bize yeni bir uzlaşma kapısı araladı. Eğer biz bu uzlaşma gücünü daha da ileri taşıyabilirsek çocuklarımıza daha güzle bir ülke bırakabileceğiz."

"Ben dâhil tüm siyasilerin bu musibetten ders çıkarması lâzım."

12 maddelik öneri listesi

"Nedir bu dersler?" diye soran Kılıçdaroğlu, 12 maddelik bir öneri listesi sundu. CHP liderinin önerileri şöyle:

Camiye, kışlaya, adliyeye siyaseti sokmayalım.
Siyasette özeleştiri yapmamız gerekiyor.
Milleti kardeş kılma yolunda kararlı olmalıyız.
Devletin inşasında liyâkat sistemini gözetmeliyiz. Dinimiz de bunu söylüyor, işi ehline vereceksin diyor.
Her şartta, her koşulda demokrasiye sahip çıkmalıyız. 15 Temmuz darbe girişimi demokrasinin ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Halk tankların önüne çıkarak, canını siper ederek direndi. Herkese; kadın, erkek, yaşlı, genç hepsine şükrânlarımız sunuyorum. Siz tarih yazdınız.
Sadece darbe değil, demokrasi üzerindeki vesayetleri reddetmeliyiz. Milletin iradesi üzerindeki her türlü gölgeye son vermeliyiz. O yüzden ne darbe, ne dikta, tam demokrasi diyoruz. Cumhuriyet’in kurucu değerlerine sahip çıkmalıyız. Vatandaşlar eşittir, kimliği ne olursa olsun, inancı ne olursa olsun, vatandaşlar kanun önünde eşittir. Gazi Mustafa Kemal, Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesi demiştir... Cumhuriyet bizim alınterimiz, onu korumak bizim görevimizdir. Bunlar Atatürk tek başına yapmadı. Eğer bugün Cumhuriyet olmasaydı, Sayın Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olamazdı. Yıldırım Başbakan, ben CHP Genel Başkanı olamazdım.
150 yıllık parlamenter sistemimiz var. Parlamenter sistemimizi güçlendirmeliyiz.
Medya özgürlüğü. Bakın 15 Temmuz akşamı bağımsız medya olmasaydı hiç kimse sokaklara çıkmayacaktı. Dolayısıyla vatandaş en temel hakkı olan direnme hakkını kullandı. Medya özgürlüğünün bir diğer önemi de şudur; biz siyasetçiyiz, bizim hatamız olabilir. Bunları dile getirecek olan medyadır.
Yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı. FETÖ terör örgütü, ordunun içinde yuvalandı. FETÖ terör örgütü yargının içinde yuvalandı. Yargının bağımsızlığı neden önemlidir? Bir hâkim vicdanıyla değil Pensilvanya'dan aldığı talimatla karar veriyorsa o hâkim hâkim değildir. O mahkeme de mahkeme değildir. Yargının bağımsızlığı konusunda iktidar ve muhalefetin belirli bir görüş birliği içinde olmasından memnuniyet duyuyoruz.
Laikliğin ne kadar önemli olduğunu 15 Temmuz bir daha gösterdi. Dini kullanarak her türlü yasa dışı olayın içinde olanların neler yaptığını gördük. 
Demokrasinin güçlenmesine sadece bugün değil, gelecekte de katkı vermeliyiz. Bunun için de sorgulayan bir eğitim sistemini hayata geçirmeliyiz. Ne diyor yüce yaradan, ‘Aklınızı kullanmıyor musunuz?’ diyor. Elin oğlu Mars'a uzay aracı gönderiyor, biz 21. yüzyılda darbe girişiminin maliyetini konuşuyoruz.
FETÖ terör örgütünü biliyorsunuz. Geçmişte Balyoz, Ergenekon, Casusluk davası dediler, hiçbir suçu olmayan ki Genelkurmay Başkanımızı da hapse attılar. Tüm Türkiye'ye çağrı yapıyorum, geçmişin mağdurlarına haklarını iade edelim. Böyle yaparsak devlet saygın bir konuma gelmiş olur. Hukuk diyoruz, hukukun üstünlüğü diyoruz.
Kılıçdaroğlu'ndan sonra, daha önce duyurulan programda olmadığı halde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulûsi Akar konuştu. Daha sonra da Başbakan Yıldırım bir konuşma yapmak için vatandaşların karşısındaydı.

"Bu uzlaşmayı bozmayacak daha da güçlendireceğiz"

Muhalefete teşekkür eden ve uzlaşı ortamını bozmayacaklarını, daha da güçlendireceklerini ifade eden Yıldırım, özetle şunları söyledi:

"Bu muhteşem kardeşlik tablosunu bugün yaşattığınız için milletim adına teşekkür ediyorum.

Bu uzlaşmayı, bu işbirliğini bozmayacağız, daha da güçlendireceğiz. Türkiye’yi siyasi partilerimizle, svil toplum kuruluşlarımızla 2023 hedeflerine taşıyacağız.

Terör örgütülerini aradan çıkaracağız. Türk, Kürt, Alevi, Sünni arasındaki dayanışmayı daha da güçlendireceğiz. Bizi birbirimize düşürmeye çalışanlara asla fırsat vermeyeceğiz.

Beraber olursa aşamayacağımız hiçbir engel yok. Birlikte Türkiye olursak çözemeyeceğimiz hiçbir sorunumuz yok. İntikam duygusuyla değil, adaletle, hukukla hareket edeceğiz, bu terör örgütlerinin mensuplarından şehitlerimizin hesabını soracağız.

Demokrasiden taviz vermeyeceğiz, özgürlükleri daha da genişleteceğiz.

15 Temmuz Türkiye’nin mikroplarından temizlendiği gündür."

Binali Yıldırım konuşmasında Nazım Hikmet Ran, Ahmet Cevad ve Ahmet Arif'ten şiirler de okudu.

edogan.jpg

"Verdiğimiz şu görüntü var ya..."

Miting daha sonra TBMM Başkanı İsmail Kahraman ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmalarıyla sürdü. Erdoğan konuşmasında, "Verdiğimiz şu görüntü var ya, bu görüntü ülkemizin düşmanlarını en az 16 Temmuz sabahı kadar üzmüştür, kahretmiştir" dedi.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

"Sokaklara, meydanlara inerek namluların, tankların, uçakların karşısına dikilme cesareti gösterenlere şükranlarımı sunuyorum. O gece adeta ölümü öldürerek, meydanları doldurarak, şehitlik ve gâzilik şerefine nâil olanlar isimlerini altın harflerle tarihe yazdırdılar.

Darbe girişimine karşı tüm farklılıklarını kenara bırarakarak dünyayı kendine hayran bırakan tüm vatandaşlarımızın gazâsı mübarek olsun.

Bu millet, sadece diplomatik saldırılara karşı değil askeri sabotajlara karşı da yıkılmayacağını göstermiştir.

Verdiğimiz şu görüntü var ya, bu görüntü ülkemizin düşmanlarını en az 16 Temmuz sabahı kadar üzmüştür, kahretmiştir.

Bu geleceğe yönelik adeta vatanımıza sahip çımanın ispatıdır. Bundan sonra işimiz muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkmak. Bu manzara birliğin, beraberliğin sadece temenni, sadece slogan değil gerektiğinde bir hakikat olarak ortaya konabileceğini ilânı ve ispatıdır.

Yolumuza dayanışma içinde devam edeeceğiz, birbirimizi makam mevki için değil sadece Allah için seveceğiz.

Böyle bir milletin evladı olmak bizlere büyük gurur veriyor. Bakınız Cumhuriyetmizin gâzisi Gazi Mustafa Kemal, ülkenin büyük bölümünün işgâl altında olduğu o kara günlerde, 'Milletimiz çok büyüktür, o esaret ve zillet kabul etmez. Fakat onu bir araya getirip, hey milletim esaret ve zilleti kabul ediyor musun diye sormak gerekir' diyor. Ben de aynı soruyu soruyorum, 'Ey milletim sen esaret ve zillet kabul eder misin?'

Bu millete esaret getiremeyecekler."

İdam sloganları üzerine: Meclis'ten gelirse onarım

Erdoğan, idam tepkileri üzerine ise, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletin olduğuna göre, siz de idam talebinde bulunduğunuza göre bunun kararını verecek olan TBMM’dir. Meclis’ten gelen böyle bir kararı peşinen ifade ediyorum, onarım. Vatan Caddesi'nde vücudu parçalananları gördüğümde kalkıp da bunu kenara koymak mümkün mü?" dedi.

Askeri lise tepkisi

Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bu FETÖ birçok sinsilikleri hesap etti de bir şeyi hesap edemedi. Bu milletin dirayetini ve inancını hesap edemedi."

"Hükümet askeri liselerin kapatılmasına yönelik açıklama yaptı. Bazı eski askerler bunun yanlış olduğunu söylediler.

İşte oradan yetiştirilmiş olan o tek tip FETÖ’cüler, işte bunu yaptılar. Harp okullarımız duracak. Tüm liselerimizden yetişenler gelsin buraya gitsin. Tektip niye olsun? Hepsi gitsin.

Harp akademilerinde, harp okullarında hangi eğitim veriliyorsa o eğitim orada verilsin."

"Çok iyi analiz etmeliyiz"

"15 Temmuz darbe girişimini çok iyi anliz etmeliyz. Sadece Fetullahçı Terör Örgütü mensupları, bunların ismini hâlâ ağzına almaktan çekinenler var. Muktedir olanlar bunların ismini aynen ifade etsinler, bu FETÖ kimdir, Fetullahçı Terör Örgütü kimdir bunlar bilinsin. Biliyorum ki bu senaryo onların boyunu çok aşar. Bu örgütü ortaya çıkarıp hukuk içerisinde ortadan kaldırmalıyız.

Silahlı Kuvvetlerimizden yargımıza, polis teşkilâtımızdan okullarımıza her yere sızabilen ihanet şebekelerine karşı kendimizi güçlendirmeliyiz. Örgütlerin isimleri, kadroları, söylemleri değişebilir ama hepsinin de Türk milletinin düşmanı olduğu gerçeği değişmez.

Onların arkalarındaki güçleri de biliyoruz. Vakti geldiğinde onların hesabını da önlerine koyacağız. Yakaladığımız bu birlik ruhunu çok iyi değerlendirerek 15 Temmuz’u daha güçlü bir Türkiye için bir milât haline getirmeliyiz.

yenikapi-miting-alan-ara-foto.jpg

Balyoz ve Ergenekon mesajı

Tüm sorunlu, sıkıntılı olayları yeniden masaya yatırarak eksikleri yanlışları yeniden değerlendirmeliyiz. FETÖ ihanet çetesinin TSK'da etkinliğinin önünü açan davaları yeni baştan incelemeliyiz. 

Şâibeli tüm sınavları, işlemleri gözden geçirmeliyiz. Kimse kapatılan yurtlardan, okullardan dolayı endişeye kapılmasın. Devletimiz kurumlarıyla bu boşluğu çok daha iyi bir şekilde dolduracaktır.

15 Temmuz gecesinden beri atılan her adımda 79 milyon tek yürek oldunuz.

Yenikapı meydanında bugün demokrasi nöbetini taçlandırıyorsunuz.

Hepimiz ay yıldızlığı bayrağımızın altında buluştuk."

"Şimdi virgül, Çarşamba nokta"

Erdoğan konuşmasının sonunda, "Demokrasi nöbetine bir virgül koyuyoruz. Tüm Türkiye’ye sesleniyorum. Çarşamba akşamı inşallah noktayı koyacağız. Uygun mudur? Bugün virgül, Çarşamba akşamı nokta" dedi.

Mitingden notlar

Miting alanına kurulan 60 metrelik sahnenin iki tarafına Türk bayrağı ile Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dev posterleri asıldı.

Darbe girişimi sırasında hayatını kaybedenler de unutulmadı. Sahnenin sol tarafında basın için kurulan platformun arka kısmına, üzerinde darbe girişimi sırasında şehit olanların isimleri ve "Vatan size minnettardır" yazan dev pankart asıldı.

Organizasyonda, Türk Silahlı Kuvvetleri Mehteran Birliği ve Türk Silahlı Kuvvetleri Tarihi Osmanlı Bölüğü bir gösteri yaptı. Mehteran takımı, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında hayatını kaybedenlere atıfla 240 kişiden meydana geldi.

Organizasyonda sunuculuğu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yer aldığı mitinglerde sunuculuğu üstlenen Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Genel Koordinatörü Orhan Karakurt yaptı.

15 bin polis görev aldı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı 15 bin polis memuru, İstanbul Valiliği ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi desteğiyle "Demokrasi ve Şehitler Mitingi"nde görev yaptı.

Miting alanı ve çevresinde özel harekâtın da destek verdiği polis ekipleri, dedektör köpekler ve havadan 2 helikopterle güvenliği sağladı.

Kaynak: Al Jazeera, AA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.